turk-internet.com Notu : Bu makale, bilişim – internet ve telekom sektörlerimizin önderlerinin kendi kalemlerinden değerlendirme ve öngörülerinin yer aldığı, “CEO DOSYASI ; 2007 Değerlendirmesi, 2008 Öngörüleri” başlıklı dosyamız kapsamında yayınlanmaktadır.
2007 yılı telekomünikasyon ve bilişim sektörü açısından oldukça yoğun bir dönem oldu. Günümüzde bilgi teknolojileriyle çağ atlayan iletişim, telekomünikasyonla zirveye oturmuş durumdadır.
Telekomünikasyon sektörü dünyada ve ülkemizde geleceğin parlayan bir yıldızı konumundadır. Dünyada büyüklüğü 1.3 trilyon dolar olan telekomünikasyon sektörünün ülkemizdeki büyüklüğü 20 milyar doları aşmıştır. Türkiye’de GSM abone sayısı 60 milyona ulaştı. Penetrasyon %80’leri aşmıştır. Yine ülkemizde PSTN abonesi 19 milyondur. Genişbant internet abone sayısı 4.5 milyona ulaşmıştır.
Ancak genişbant internet erişiminde ülkemizde yaygın olarak kullanılan tek uygulama olan ADSL hizmetinin, tamamen Türk Telekom’un tekelinde kalmış olması nedeniyle, bu alandaki potansiyel tam olarak değerlendirilememiştir.
Bu yıl yapılanları şöyle bir özetlemek gerekirse; Numara taşınabilirliği yönetmeliği devreye girdi. Altyapının kurulması ile ilgili çalışmalar devam ediyor. Yerel ağın paylaşıma açılması, UMTH yetkilendirme çalışmaları devam ediyor.
Telekomünikasyon iletişim başkanlığının verdiği çok önemli hizmetler vardır. Yapılan gayri resmi dinlemeler hukuksal bir zemine oturtuldu. İnternet güvenlik başkanlığı görevine başladı ve bu kurumun çok önemli görevleri yerine getireceğini düşünüyorum bunlar başta çoçuk pornosu, sanal kumar, sanal fuhuş, Atatürk’e hakaret gibi belli konularda önemli işlere imza atacaktır.
Karasal sayısal yayıncılık ile ilgili önemli çalışmalarda bulunuldu. Gerek radyo, gerek televizyon, yayınları analog olarak yapılmaktadır. Çamlıca ve Kınalıada’da adeta anten tarlaları bulunmaktadır. Baz istasyonları tehlike taşır ama yoğun vericilerin olduğu mahallelerin taşıdığı tehlike bundan daha fazladır. Sayısal yayıncılığa geçilince bu husus azalacaktır. Şu anda sayısal yayın yapacak yerlerin yeni emisyon noktalaları tespit edilmiş durumdadır.
Kayıt dışı telefonlar konusunda da çok önemli adımlar atıldı. 2 yıl önce kayıtlı olan sayısı 18.5 milyon idi. 1.5 yılda 63 milyon telefon daha kayıt altına alındı. Bunun bedeli 9 milyar dolardır. Şu anda kayıt dışı telefon sayısı 3.5 milyondur. Hizmet kalitesi konusunda da çok önemli adımlar atıldı. Mobil arama sırasında başarısızlık oranı iyileşti ama konu ile ilgili çalışmalar arttırılmalıdır.
2008’e gelince; Telekomünikasyon sektöründe verilmemiş 3 adet lisans kaldı. Bunlar; 3G, MVNO ve Wimax lisanslarıdır. 2008 yılında bu lisansların da verilmesi gerektiğini düşünüyorum. Rekabet ortamının oluşması için liberalleşme sağlanmalıdır. Pazarda liberalleşme sağlandığı takdirde rekabetçi, yaygın ve ucuz iletişim altyapı ve hizmetlerin oluşması sağlanacaktır. Serbestleşmenin getirdiği rekabet ortamı içerisinde zaman içerisinde alternatifler seçenekler daha da artacak böylece son kullanıcılar istediği mecrayı kullanmak suretiyle istediği hizmete erişebilecektir.
Telekomünkasyon pazarında liberalleşme sağlanarak birden fazla oyuncunun etkin olması, tüketicilerin lehine rekabetçi bir durum ortaya çıkaracak ve bizim pazarımız çok daha hızlı büyüyecektir.
Kapsama alanı Türkiye’nin sosyal sorunudur. Türkiye’de 10.000 ve üzeri yerleşim yeri 645 tanedir buralarda kapsama alanı % 98’e ulaşmıştır. Fakat toplam yerleşim yeri sayısı 38.000 dir. 1000, 2000 ve altı yerleşim yerlerinde kapsama alanı % 90’lı değerlere çıkmalıdır. Ülkemizin en ücra köşesinde bulunan halkımızda aynı teknolojiyi kullanma hakkına sahip olmalıdır. 2008 yılında bununla ilgili çalışmalar yapılmalıdır. Bunlara uygun altyapı götürülmelidir. Bu altyapının götürülmesi için 500 milyon dolara yaklaşan evrensel hizmet fonundan yararlanılabilecektir. 2008 sonuna kadar büyük ölçüde kapsama oranında artış sağlanacaktır.
Kapsama alanında yapılacak bu artıştan sonra 3G ihalesinin yapılması gerektiğini düşünüyorum. Şu anda Avrupa’da 3G lisansı verilmeyen Türkiye’den başka sadece Arnavutluk ve Makedonya kaldı. Dünyada 83 ülkede 216 şirket bu hizmeti sunuyor. Neden bizde de bu teknoloji olmasın? 3G teknolojisiyle beraber geniş bant teknolojisinde rekabet ortamı doğacak, mobil cihazlardan 20 kat daha hızlı İnternet’e erişebilmesi ile birlikte daha pek çok katma değerli servislerin sunulmaya başlanacak, Türk insanının hayatı kolaylaşacak, iş yapış tarzına da renk katılacağı kesindir.
Ülkemizde her bireyin bir bilgisayarı olmadığını ama neredeyse nüfusun yüzde 80’inde cep telefonu olduğu unutulmamalıdır. Ülkemizde satılan yeni model telefonların büyük bölümünün 3G destekli olduğunu da düşünürsek bu yeni nesil teknolojinin pek çok avantajlar getireceğini belirtmek isterim.
Nüfusumuzun büyük kısmını oluşturan gençlerin teknolojiye meraklı olması ve bu yolla internete erişebilmesinin yanı sıra hiç bilgisayar kullanmayı dahi bilmeyen büyük bir kitlenin yine bu teknoloji sayesinde İnternet ile tanışabilmesi, bilgi toplumu olma yolunda ilerleyen ülkemiz için son derece önemli bir adımdır. Önümüzdeki 5 sene içerisinde sektörün büyüme trendinin devam edeceğini söyleyebilirim. Bu sektör 30 milyar doları rahatlık ile geçebilecek bir büyüklüğe ulaşacaktır.
Telekomünikasyon sektöründe fırsatlar bitmiyor, her gün her saat karşınıza yeni fırsatlar çıkıyor. Teknolojinin çok yüksek hızlara ulaştığı telekomünikasyon sektöründe, 2008 yılının hayatı kolaylaştıran, rekabeti arttıran, tüketiciyi sunacağı yeni olanakları ile şaşırtan bir yıl olacağını düşünüyorum.



Kaynak : 