İllerin Emniyet Müdürlükleri, iletişim çağı dolandırıcılarına karşı, iletişim olanakları ile bilinçlendirme yapıyor. Hafta sonu ulaşan bir mailde hem çeşitli bilgiler, hem de dolandırıcılık olayı örnekleri veriliyor. Bursa Emniyet Müdürlüğünden gelen maili aynen yayınlıyoruz :
- Emniyet görevlileri telefon ile arayarak bir olayı çözmediği gibi vatandaşlardan da telefon aracılığı ile para kontör talebinde bulunmaz. Bu gibi durumlarda sizden para kontör talebinde bulunan kişilerin kesinlikle emniyet görevlisi olmadığını biliniz ve para kontör göndermeyiniz.
- Kullanmış olduğunuz cep telefonundan Emniyet görevlisi, Askeri rütbeli ve Hakim-Savcı konumundaki şahısların eşlerinin rahatsız edildiği, taciz edildiği, kendilerinin bu şahısları yakalamak için çalışma yaptıklarını, söyleyen kişilere aldanmayınız.
- Cep telefonundan arayarak hesabınızın terör örgütünün eline geçtiğini ve vereceği güvenli hesap numarasına paranızı havale etmenizi isteyen kişilere inanmayınız.
KONU : POLİS KONTÖR VE PARA İSTEMEZ…
Çağımızın en temel iletişim aracı haline gelen cep telefonlarının, art niyetli kişilerce suç aracı olarak kullanılma oranı da artmaktadır. Gerçek kimliklerini saklayan bu kişiler, kurgulanmış bir takım gerçek dışı olaylar ile cep telefonu sahibi vatandaşları aldatmak suretiyle dolandırmaktadır. Aşağıda yaşanmış gerçek bir olayı sizlerle paylaşıyoruz.
27 Şubat 2012 tarihinde Bursa’da yaşanan bir olaydan alıntıdır.
- “Ben kahvehane işleticisi olarak çalışıyorum. Saat 12.50 sıralarında iş telefonum çaldı ve telefona ben baktım. Arayan kişi bana hitaben “ben asayişten Emniyet Müdürü Mustafa’yım. Kiminle görüşüyorum?” diye sordu. Ben de kendimi tanıttım.
Bu sırada kullanmış olduğum cep telefonum da çaldı ve telefonunda konuşmaya başladık. Ben de diğer telefonu kapattım ve konuşmamız devam ederken bu şahıs bana hitaben iki şahıs soracağını ve bunları tanıyıp tanımadığımı sordu. İkisinin de ismini söyledi ve ben de birisini hatırlamadığımı söyledim.
Daha sonra bana internet üzerinden sizin hesabınıza girmişler, yurt dışı para aktarma olayı yapıyorlar bunu araştırıyoruz dedi. 1. bankanın önüne acilen gitmem gerektiğini söylemesi üzerine 1. banka ATM sinin önüne gittim ve bana kartsız işlem yaptırmaya başladı. Söylediklerini yaptım; ATM nin verdiği 300 lirayı alarak, tekrar söylediği hesaba yatırdım. Makbuz almamı istedi, makbuzu aldım.
Yakınlarda başka ATM olup olmadığını sordu, ATM nin olmadığı cevabini verdiğimde 2. bankanın olup olmadığını sordu ve beni 2. bankaya yönlendirdi. Kartsız işlemi 2. banka ATM sinde de yaptırdı. 300 lira para geldi ve tekrar söylediği hesaba 300 lirayı yatırdım, makbuzunu da aldım.
Bunun ardından 3. banka ATM sine gitmemi istedi. Gittiğimde yeniden kartsız işlem yaptırdı ancak banka ATM si bu sefer benden kimlik bilgisi istedi. Kimlik numaramı beni arayan şahsa yazdırdım o da kimlik üzerinden bana para gönderdi, parayı alıp cebime koydum. Şahıs tekrar gönderdiği 310 lirayı söylediği hesaba göndermemi istedi ben de gönderdim.
Geriye 2 lira para artacağını, parayı almamı söyledi, aldım. Bu sırada cebimde 182 lira para kaldı. Şahıs 4. bankada hesabım olup olmadığını sordu, hesabımın olduğunu söylediğimde ” Kredi çekebilir misin ?” diye ekledi, çekebileceğimi söyledim ve bu işin devlet işi olduğunu, bankadan krediyi çekip olaydan kimseye bahsetmemem gerektiğini, gizlilik içeren bir operasyon yapmış olduğumuzu söyledi.
4. bankaya gittim, para çekemezsin dediler. Şahıs bu sefer beni 5. bankaya yönlendirdi. Kredi işlemleri için başvurdum ve bankacı faiz oranını hesaplarken ben de dışarı çıkıp kendisini Emniyet Müdürü diye tanıtan şahısla görüştüm.
Bu saate kadar telefon hiç kapanmadı, şahıs bankadaki konuşmalarımızı da duydu. Çektiğim 18.000 lirayı ve ne kadar faizi olduğunu söylediğimde, o kısmını düşünmemem gerektiğini, bu işin devlet işi olduğu için zarara uğramayacağımı söyleyip beni PTT ye yönlendirdi.
18.000 lirayı cebime koydum PTT’ ye gittim, bana bir hesap numarası ve Hamit ALKAN ismini vererek, parayı bu hesaba yatırmamı söyledi. Parayı göndermeyeceğimi söylediğimde ise beni Cumhuriyet Başsavcısı Murat Bey ile görüştüreceğini söyleyip telefonu bir başkasına verdi. O da bana bu işin gizliliğini, parayı tekrar faizi ile bana geri iade edeceklerini söyledi.
Ben de emniyet yetkilisi ile görüşüp sonrasında yatırmayı teklif ettiğimde bana ana avrat küfretmeye başladı ve tehditler savurmaya başladı. Karakola gideceğimi söylediğimde, suç örgütü adına çalışmaktan içeriye attıracağını söyleyerek tehditlerine devam etti.
Ben de bu sözlere aldırmayarak karakola gideceğimi tekrarladım bu sırada işyerimdeki telefonumu arayarak kardeşimi benimle irtibata geçirdiler; ancak bunu nasıl yaptıklarını anlamadım. Kardeşimle görüştükten sonra telefon kapandı ve ben de bu olayı anlatmak üzere polis merkezine gittim. Cebimde 18000 lira para kalmıştı.
Dolandırılmadım ancak az kalsın dolandırılıyordum. Beni dolandırmaya çalışan bu şebekeden davacı ve şikâyetçi oldum. ”
(Hikâyemizde banka isimleri numaralandırılmış ve gizli tutulmuştur.)
Yukarıda görülen mailde görülen kişinin, hem bu kadar işlemi yapması, hem de son 18.000 TL’yi kaptırmayışını “dolandırılmadım” diye tanımlaması şaşırtıcı.



Kaynak : 