Ama evvelki gün bu sayfalarda okuduğunuz “Sabancı Telekom; Milyon dolar yatırdık ama Lisanslar hala yok” başlıklı haber yeniden yazma isteğimi depreştirdi. Haklı bir talebi dile getiren satırları okuduğumda düşündüm “Acaba Hükümet ve Telekom sektörünün kamu tarafı birbirlerinin arkasına saklanarak, top orda, top burda diyerek sürdürdükleri oyun sırasında, bütçe makyajı için kullanalım derken, sektörün geleceği ile oynadıklarının farkındalar mı?” diye..
1/1/2004 yani heyecanla beklediğimiz liberalleşme tarihinin üstünden tam 77 gün geçti. Devlet Cephesine baktığımda hareket yok. Hani 2-3 yıldır “1/1/2004’ü beklerken” başlıklı büyük büyük toplantılar.. Hani liberalleşmeye az kaldı diye gün saymalar. Hani 1/1/2004 olduğu anda geliverecek mucizevi değişimler…
Nerde bunlar?
Hani ucuz telefon?
Hani çeşitli servisler?
Telekomünikasyon Kurumu diyor ki, top bizden çıktı. Biz herşeyi hazırladık ve Başbakanlığa yolladık.
Üstelik Ulaştırma Bakanlığı da olumlu görüş vermiş. Peki neden bekliyor?
Bu işin arka planına baktığınızda biraz IMF hikayesi kokusu alıyoruz. Hani IMF’e verilecek hesaplar var ya işte Türk Telekom bu hesabın içinde önemli bir makyaj kalemi (Bkz : 1 Milyar $’lık TT Kâr’ına Bir de Burdan Bakın). Sanırız ki.. bu nedenle hem sektör, hem kullanıcılar bekliyor.
Ama nereye kadar?
Ülkemizde kurumsal ya da bireysel anlamda tüketici hareketlerinden bahsetmek pek de mümkün olmadığı için tüketici tarafını es geçiyorum.
Yatırım yapan firmalar yani telekom özel sektöründe durum nedir mi diyorsunuz? İşte milyonlarca dolar yatırım yapan bu firmalardan hiç ses yok. Bu firmaların bu kadar yatırımı yaptıktan sonra hala kuzu kuzu beklemelerini şaşkınlıkla karşılıyorum. Onun için Sabancı’yı hayret ve tabi ki takdirle karşıladım.
Bu şirketler mazohist mi? Yok değiller. Sadece koca bir tekelin dişleri arasında sıkışmaktan korkuyorlar. Nedenini piyasada olanlar bilir. İpler yani aldıkları servisler bu tekelin elinde.
Ama korkunun ecele faydası yok. O şekilde ya da bu şekilde, Telekom Özel sektörü önemli bir sınavdan geçiyor. Ya da geçemiyor sınavda çakıyor.
Neden mi bunu söyledim… Bakın size başka bir ülkenin özel sektörünün hikayesini anlatayım.
Olayımız Portekiz’de geçiyor. Aktaran da Financial Times (aşağıda yazının küpürünü görüyorsunuz). Mart ayının hemen başında yayınlandı bu hikaye.. Haberin tercümesi aynen şöyle;

Portekiz’in en büyük dar bant internet servis sağlayıcısı Sonaecom, yeni müşterilerine geniş bant servis sunmayı bir müddet askıya aldı. Bu hareket Portekiz Telekom’un dominanst Pazar pozisyonuna karşı bir tepki olarak başlatıldı.
Portekiz’in en büyük özel sektör firması Sonea’nın Telekom bölümünden yapılan açıklamada eski devlet tekelinin kablo ve ADSL konusundaki belirleyiciliği nedeniyle rekabetin imkansız hale geldiği belirtildi.
Çarpıcı Protesto, Portekiz’de geniş bant internet kullanımını arttırmak için düzenlenen bir konferans sırasında Portekiz Başbakanı Jose Manuel Durao Barroso ve Avrupa Komisyonu Bilgi Toplumu üyesi Erikki Liikanen önünde gerçekleştirildi.
Sonaecom önünde kocaman bir pankart olan ve “Portekiz’deki Geniş Bant o kadar da Geniş değil. Sadece Tek Operatör Var” yazılı bir dev kutu formunda stand oluşturdu.
Kutusa Sonaecom’un Portekiz’in bağımsız telekom regülatörünün başarısız olduğuna dair şikayetleri ve Portekiz Telecom ile yaşanan bazı olayların listesi yer alıyordu.
Sonaecom, Portekiz Telecom’u geniş bant rakiplerinin işini bitirmekle suçluyor. Daha küçük bir telekom şirketi olan Media Capital de benzer bir harekete girişti. Sonaecom diğer geniş bant sağlayıcılar ise yeni abone alımını durdurduklarını açıkladı.
Sonaecom Başkanı Paulo Azevedo “Regülatör kurum, Hükümet ya da Avrupa Birliği uygun bir çözüm bulana kadar savaşacağız. Eğer hiçbir şey yapılmazsa Portekiz bölgede tekel olarak kalacak. Bunun da ekonomik gelişmeye ve rekabete etkilerinin ne olacağı açık” dedi.
Portekiz Telecom Avrupa’da kablo ve ADSL erişimli genişbant servislerini tekelinde bulunduran tek telekom şirketi (bu noktada TT’yi atlamış Financial Times anlaşılan). Pazarın kabloda % 70’i ve ADSL’de % 83’üne sahip.
Portekiz Telecom ayrıca uydu TV pazarını ve spor, film ve oyun alanındaki ana içerik sağlayıcıları da kontrol ediyor (eyvah TT bunu duymasin. Bir bu eksik kalmıştı).
Sonaecom Portekiz Telecom’ın ADSL fiyatlandırmasını yaparak rakiplerini pazarın dışına attığını ama öte yandan toptan fiyatların çok yüksek tutularak rekabetin imkansız hale getirildiğini de açıkladı.
Portekiz Telecom ise geniş bant yatırımlarına çok para harcadıklarını söyleyerek, Portekiz’de velerdeki düşük bilgisayar sayısı(% 38) nedeniyle pazarın sınırlı olduğunu açıkladı.
Hikayenin kıssasına gelelim.. Bu oyun heryerde aynı oynandı ve oynanıyor. Telekom’un gücünü elinde tutan devlet tekelleri, bu gücün ellerinden kaymasından rahatsız. Bunun da çeşitli nedenleri var.
Ama biz ülkelerin iyiliği tarafından baktığımızda görüyoruz ki, telekom işinin tekel kalması yanlış. Bunu söyleyen de biz değiliz. Bunu 1980’lerden itibaren tüm ülkeler farketmiş. Yani söylediklerimiz sadece bizim ülkemiz için değil, bütün ülkelerde geçerli.
Bu nedenle de bu telekom işinin hep birlikte üstünde durmamız lazım. Devlet Türk Telekom’dan gelen ve fahiş düzeydeki telefon gelirlerinden vazgeçemiyor. Ama telekom sektörü serbestleştiği zaman, sektörün büyümesinin getireceği vergi, işssizlere yeni iş olanağı gibi başka yararlar var. Devletin artık eldeki “1 Kuş, daldaki 2 Kuş’tan daha iyidir” mantığını terketmesi lazım.
Ne diyorsunuz? Portekiz mi daha kötü durumda? Türkiye mi?



Kaynak : 