ABD’de yürütülen iki yeni çalışma, aslında rüzgar enerjisinin dünyadaki tüm enerji açığını giderebilecek potansiyele sahip olduğunu ortaya koymakta. Araştırmalara göre, sadece mevcut rüzgar gücü teknolojisiyle bile yüzlerce trilyon Watt gücünde enerji üretmek ve dünya ihityacının 10 katından fazlasını sağlamak mümkün. Tabi bu çalışmaların her ikisinde de teorik hesaplamalar yapıldığı ve fiziksel koşulların göz önünde bulundurulduğu, rüzgar enerjisi maliyetlerinin ise göz ardı edildiğini not etmekte fayda var.
Teknolojinin gelişmesiyle birlikte, fosil yakıtlardan uzaklaşıp alternatif yeşil enerji kaynakları arayışı hızlanıyor. Ancak rüzgar enerjisi ve güneş enerjisi gibi yenilenebilir enerji kaynaklarının toplam enerji üretimindeki payı hala son derece düşük seviyelerde ve şu an için sadece tamamlayıcı birer kaynak olarak görülmekteler. Oysa ABD’li araştırmacılar, yaptıkları bilimsel çalışmalar sayesinde sadece rüzgar enerjisinin bile (hem de mevcut teknolojiler kullanılarak) dünyadaki tüm enerji ihtiyacını kat be kat karşılayabilecek seviyede olduğunu göstermekteler.
Pazar ve Pazartesi günleri iki farklı akademik dergide yayınlanan iki farklı araştırma, rüzgar gücünün sanılandan çok daha yüksek bir potansiyeli olduğunu ortaya koyuyor. Bu çalışmalardan birisinde yer almış olan Carnegie Bilim Enstitüsü iklim bilimcisi Ken Caldeira, yenilenebilir enerji kaynakları açısından bir kıtlık veya yetersizlik durumunun söz konusu olmadığını saptadıklarını söylemekte. Caldeira’ya göre yenilebilir enerji açısından değerlendirildiğinde, sorun enerji kaynağında değil proje maliyetlerinde.
Yayınlanan bilimsel makaleler, yenilenebilir enerji kaynaklarının tüm dünyadaki enerji ihtiyacını karşılayabileceğini göstermesi açısından son derece önemli. Ancak , verimli rüzgar ve güneş enerjisi tesisleri yapmak oldukça zahmetli ve maliyetli bir proje. Üstelik bu tesislerin bağlanacağı enerji ağlarını oluşturmak ve son kullanıcıya temiz elektrik enerjisi götürmek oldukça maliyetli bir iş. Dolayısıyla yeni çalışmalarda, bu maliyetleri düşürecek yöntemler üzerinde durulması şart gibi gözüküyor.



Kaynak : 