Kullanım alanı oldukça geniş olan bu terim Moscone Center’ın sergi salonlarında, açılış konuşmalarından grid computing ve alt donanım kullanımı ile ilgili sohbetlere kadar her konuda kendisini gösterdi.
Konferanstaki en kalabalık standlardan birisi VMWare’in sergi salonunun sonunda kurulu olan standı idi.
EMC’nin yan kuruluşu olan VMWare ürün müdürlerinden Nicholas (Neela) Jacques, katılımcıların yığınlar oluşturduğu standta oldukça fazla sayıda kitaba imza dağıttı. Katılımcılar sanallaştırmanın tüm formları ile ilgili herşeyi duymak istiyorlardı.
Jacques, oldukça geniş kapsamlı bir terim olan sanallaştırmanın kısaca bir servis için gerekli olan bir kaynağın veya bir talebin, o servisin tabanını oluşturan fiziksel iletimden ayrılması olduğunu ifade ediyor.
Örneğin sanal belleği ele alalım. Jacques’e göre, yukarıdaki yaklaşımla veriden-diske bellek aktarımı sayesinde bir yazılım aslında kurulu olandan çok daha fazla belleğe erişebilir. Aynı teknik diğer IT altyapı katmanlarına, networklere, belleklere, laptoplara, ve donanımlara da uygulanabilir.
Jacques’in konuşmaları, sunucuların nasıl bir araya getirilebileceği ve yönetim masraflarının nasıl düşürülebileceği; sanal makinaların nasıl paylaşımlı donanımlar haline getirilerek, yüzde 5 ila 15 arasındaki sunucudan faydalanma oranlarının yüzde 60 ila 80 arası değerlere çekilebileceği konularını içeriyordu.
Ayrıca sanallaştırma ile, uygulama testinin standardizasyonu için bir test ve geliştirme ortamı konuşlandırılabilir; bir sistemin tamamının hedeflenen herhangi bir sunucuda kopyalanabilecek tek bir dosya haline küçültülerek meydana gelebilecek felaketlerden kurtarılması sağlanabilir; ya da yönetilmeyen PC ve laptopların kurumsal masa-üstü sanal bilgisayarları ile güvenliği sağlanabilir.
Jacques sunucular ile ilgili sanallaştırma senaryolarını kabaca açıklayarak, sanallaştırılmış bir sunucu bölgesinin neye benzeyebileceği hakkında da açıklamalarda bulundu.
Diğer standlarda ise yazılım sağlayıcıları tarafından, yeni lisanslandırma modellerinin, işlemcideki çekirdek başına fiyatlandırma temelli geleneksel lisanslandırma planlarını değiştirip değiştirmedikleri tartışılmaktaydı. Bu konuda henüz bir fikir birliğine ulaşılmış değil.
Geliştirilen her yeni sanal makina sonrasında, daha az donanım satışı olacağından donanım sağlayıcıları sanallaştırma konusuna omuz silkiyorlar.
Şirketlerdeki karar verici yöneticiler ise, sanallaştırma teknolojisi sayesinde gerçekleşecek olan güvenlik sanallaştırması, dağınık sunucuların birleştirilmesi, maliyetlerde yaşanacak düşüş gibi özellikleri takdir ediyorlar.
HP’nin yönetim kurulu başkanı Mark Hurd açılış konuşmasını aynı kavram üzerine oturtmuştu. Hurd, HP’nin mevcut 5,000 kadar global uygulamasını, 1,500 rakamına dek küçültmeyi planladığını söyledi.
HP şirketi dünya çapındaki ofislerine ve merkezlerine bilgi aktarımı sağlayan 21,700 adet sunucuya sahip. Bu rakam kulanılmayan kapasitenin fazlalığı gerekçesiyle sanallaştırma teknolojileri sayesinde 1,400’e dek çekilebileceğini söyledi. Hurd bunun sadece HP’nin bakımını üstlendiği sunucu sayısını azaltmak demek değil, aynı zamanda işlem gücünü yüzde 80 oranında arttırmak ve soğutma ve elektrik gücünü yüzde 50 oranında yükseltmek anlamına geldiğini de sözlerine ekledi.
Pund-It Research firmasında endüstri analisti olan Charles King 1998’de eğilimlerin ilerisine geçtiği için VMWare’e saygı gösteren pek çok analistten birisi idi. Bu tarihten sekiz yıl sonra, VMWare’in üst şirketi EMC’nin son gelir tablosu durumun değişmediğini ortaya koyuyor.
EMC’nin alt şirketi VMWare, yıllık yüzde 86’lık büyüme kaydederek 188.5 milyon dolarlık satış büyümesine imza attı.
King, VMWare’in PC’ler için geniş ölçüde kullanılan Intel’in mikro-işlemci mimarisi olan x-86 tabanlı sağlayıcıları yıllar önce alarak ve sanallaştırarak eğilimlerin ötesine geçtiğini söyledi.
Bir kaç yıl öncesine dönüp baktığınızda, Linux’un gerçek anlamda atağa kalktığı 1998 ve 1999’dan bile öncesinde, aralarında Sun’ın yönetim kurulu başkanı Scott McNealy’nin de bulunduğu pek çok kişi x86 sunucu pazarıyla dalga geçiyorlardı.
diyor King. Bu kişiler x86’nın Unix veya Sun’ın kendi işletim sistemi olan Solaris için uygun olmadığını düşünmüşlerdi.
Değişimi sağlayan önemli faktörlerden birisi de, donanım sistemlerinin sanallaştırılması için gereken gereçlerin çok daha kolay kullanılabilir hale gelmesidir.
Artık, bir işlemci üzerinde sanal bir ayrıştırıcı yaratabildiğimiz bir noktaya ulaştık. Eskiden bu tür işlemleri gerçekleştirmek için bilgisayar biliminde uzmanlık sahibi olmanız gerekirdi. Pek çok kimse için bu tekniklere ve araç-gerece ulaşmak mümkün değildi.
Sun’ın en son duyurulan ve başvurulacak bir veri-merkezi oluşturma projesi olan Project Blackbox hizmetinin dahi önümüzdeki yıl piyasaya sürüldüğünde çoklu bilgisayar desteği vermesi bekleniyor.
King, sanallaştırılımış sunucuların daha az sunucu şatışına yol açmasıyla birlikte donanım sağlayıcılarına yeni kapılar açılacağını düşünenler arasında
King buna kanıt olarak pek çok sunucu konsodoliasyon çalışmasının daha eski ekipmanları hedef almasını gösteriyor.
Ancak belirli bir noktada, donanım özelliklerinin ve yeterliklerinin sanallaştırılmasının sadece performans ile ilgili olmadığını da düşünüyorum. Söz konusu performansı işetme değeri cinsinden de tanımlayabilmeniz gerekiyor.
Günümüze dek sunucularda çekirdek başına fiyatlandırma uygulamasına bağlı kalmış olan yazılım firmaları için son dönemde yaşanan lisanslandırma modellerinde olduğu gibi, aynı yazılımın pek çok farklı örneğini sanallaştırma uygulaması da fiyatlandırma konusunda yeni sorunlara gebe.
Konferansa katılan pek çok katılımcı ve uzman bu konudaki yaklaşımların farklılık gösterdiğini söylüyor. Örneğin VMWare lisanslarında çekirdek açısından nötral bir tutum sergilerken, bunun yerine lisans fiyatlarında sanal makina başına fiyatlandırma yaklaşımı uyguluyor. King şunları ilave ediyor :
Öyle gözüküyor ki bu konuya herkes liberal bir anlayışla yaklaşıyor. Bence bu konudaki genel kabul sanallaştırmanın görmezden gelinemeyeceği yönündedir ve dolayısıyla değerlerini korumak isteyen sağlayıcıların, lisanslandırma konusundaki yaklaşımlarında esnek olmaları gerekecektir. Gördüğüm kadarıyla şirketlerin bu konudaki yaklaşımları, bir yandan sanallaştırmayı müşterileri için cazip hale getirmek diğer yandan da gelirlerini korumak yönünde.
*- Dağıtık bilgi-işlem düzeneği olarak da tanımlanabilenen Grid Computing (GC), aslında çok eski bir hayalin son yıllarda yeniden canlanması. Tek bir programı, dağıtık olarak birçok makine üzerinde çalıştırarak, daha hızlı tamamlamak anlamına gelmektedir.



Kaynak : 