İş dünyası yavaş yavaş sosyal ağlar dolayısıyla internete daha fazla önem vermeye başladı. Zira, trendleri yakalayan iş dünyası çok daha rahatlıkla tüketici eğilimlerine cevap verecek hizmet ve ürünler sunabiliyor. Bu amaçla San Francisco’da düzenlenen bir toplantı, iş dünyasına sosyal ağlar dolayısıyla ortaya çıkan fırsatlardan nasıl yararlanabileceği konusunda bazı ipuçları sunuyor.
Konferans konuşmacılarının, büyük çoğunluğunun üzerinde durdukları konuyu ‘orijinal ürünler’ tasarlanması ve sunulması oluşturdu. Sosyal ağlardan MySpace’i örnek veren Sosyal Ağ Grubu’nun editörü Mark Brooks, kullanıcılarına kendilerini daha rahat ifade edebilme olanağını sunmasının MySpace’i birinciliğe taşıdığını söyledi.
Hala sosyal ağlar için reklamın en büyük gelir kaynağı olduğunu ifade eden Brooks, bu sene 1 milyar dolar olarak gerçekleşen rakamın 2011’de 4 milyar doları yakalayacağının tahmin edildiğini söyledi. Reklamcıların, hedef kitleyi ilgi alanları aracılığıyla yakaladıkları daha niche bir pazara doğru gidildiğini belirten Brooks, özellikle mobil teknolojilerde yaşanan gelişmeler dolayısıyla bu pazarın çok daha büyüyeceğinin öngörüldüğünü söyledi.
ABD’nin, mobil sosyal uygulamalar pazarında 5’nci ülke durumunda olduğunu söyleyen Brooks, hala bu alanda en yüksek değeri fotoğraf ve video alışverişinin oluşturduğunu açıkladı. İstatistiki verilerden, hala mobil sosyal uygulamalar pazarında boş alanlar bulunduğunun ortaya çıktığını kaydeden Brooks, dünya genelindeki kullanıcıların yüzde 26’sının medya uygulamalarını bu yolla paylaşmayı tercih ettiklerini söyledi.
MySpace ve Facebook, hız kesmeden büyümeye devam ederken, MySpace, 13 ülkede 23 servis sağlayıcı ile gerçekleştirdiği işbirliği sonucunda çok yakın bir gelecekte kullanıcılarının yaklaşık yarısına mobil ortamlar aracılığıyla ulaşacağını öngörüyor.
Neighborhood America projesi İş Geliştirme Müdürü Steve Ennen, iş dünyasının, sosyal medya ve ortamlara daha stratejik bir yaklaşımda bulunmasının önemine değinerek hedefleri seçerken geleceğe daha dikkatli bakmak gerektiğini ifade etti. Şirketlerin, başarılarını kritik ederken kullandıkları değerlendirme tablolarını iyi tanımlamaları gerektiğine işaret eden Ennen, bir sosyal oluşumu en iyi idare etme şeklinin onunla iyi bir diyalog kurabilmekten geçtiğini ifade etti.
Diğer yandan, bazı kamu kurumlarında sosyal medyanın geniş bir şekilde kullanılması eğilimi gitgide artıyor. Örneğin, Amerikan Hava Kuvvetleri, çok farklı kültürlerden insanları bir araya getirmenin bazı sıkıntılarını yaşamasına rağmen personeline sosyal ortamlara girmeleri konusunda tolerans gösteriyor.



Kaynak : 