Jupiter Media Metrix’e göre 2001 yılında ortalama bir amerikalının aldığı ticari spam mail sayısı 571 idi. Yine Jupiter’e göre 2006 yılında bu rakam 1400 olacak. Toplam yıllık spam mail sayısı ise 206 Milyar olarak tahmin ediliyor. Tabi ki bu rakamları tahmin etmek zor. Yapılan her araştırma ve ISS kayıtları spam sayısında önemli artışları işaret ediyor.
Konuyla ilgilenen uzmanlar çözülmezse çok daha önemli bir sorun haline geleceğini söylüyorlar. Spam bazen şirketlere çok pahalıya mal olabiliyor. Kıymetli bant genişliğini kullanıyor, e-mail sunucuları kilitliyor ve çalışanlarının verimini düşürüyor. Ama güzel haberler de var. Spam’i kökünden çözecek çalışmalar var.
Spam’e Karşı Çalışmalar
Problemin boyutunun bir göstergesi, anti-spam çalışmalarının çokluğu. ISS’lerin, Firma ve bireylerin kullanabileceği bir takım araçlar geliştiriliyor.
SpamCon Kuruluşu direktörlerinden Tom Geller’e göre; “Çok fazla bireysel proje var. Bunlardan bazıları teknik. Bazıları belli şikayetlere odaklı. Bazıları istatsitik tutmaya yönelik”.
Spam raporlanabilecek yerler; SpamBag.org gibi bloklama listeleri, Spam’i önceden ikaz etme sistemi (Spam Prevention Early Warning System SPEWS) ve Mail ile rahatsızlık önleme sistemi (Mail Abuse Prevention System – MAPS); Yasal destek grupları ise Bilinen Spam Operatörleri (Register of Known Spam Operators-ROKSO) gibi bilgi sağlayan yerler ve filtreler. Anti-spam topluluğunun boyutlarını görmek için, news.admin.net-abuse.email ‘deki maillere bir göz atmanız yeterli.
Oto-Kontrol Oyunu
Tam hükümetin dijital pazarlama üzerinde kontrolünü arttıracağını açıkladığı günlerde, web pazarlamacılar ve interaktif reklamcılar servislerini kötü adamlardan temizlediler.
Bu tür hareketlerin en büyüklerinden birisini olan Direct Marketing Association (DMA)’nın, alt kuruluşlarından Association of Interactive Marketing (AIM), “pazarlamacılar arasında yüksek ahlak standartlarını yerleştirmeye yönelik” olarak online ticari mail gönderme rehberini yayınladı. Yayınlanan kurallardan bir tanesi “e-mail gönderilen kişilere, sonraki mailleri durdurmanın yolu gösterilmeli” veya “tüketicilerin adreslerinin satışı ya da kiralanması yasak gibi maddeler” var.
DMA Başkanı H.Robert Wientzen “Endüstrinin kendi kendini kontrol edebildiğini göstermeliyiz. Kurallar tüketicilere de pazarlamacılara da aynı eşit hakları vermeli” diyor. Ancak Wientzen’ın yorumlarının aksine, DMA üyelerinin oto-kontrol ile ne bekledikleri çok açık değil. Ne demek istediğimizi bu yazının ikinci bölümünde daha iyi anlayacaksınız.
DMA kuralları üyelerin, satılan, kiralanan ya da değişim yapılan tüketici adresleri için ÇIKIŞ bilgileri vermelerini zorunlu kılıyor. Ek olarak, her e-mail pazarlamacının kimliğini göstermeli, konu satırı “açık, dürüst ve yanlış yönlendirmemeli” kuralları önem kazanıyor. Pazarlamacıların gönderim yaptıkları her kişiye, fiziksel adres bilgilerini de sunmaları gerekiyor.
ISS’ler, spam yapanları mail-sunucularda bloklamaları için hem network yöneticilerinden hem de müşterilerinden büyük baskı görüyorlar. Bu baskı normal şikayet etme ya da raporlama methodlarının ötesine de geçebiliyor. Bu tür spam’leri destekleyen ISS’ler kendilerini saldırganlıktan suçlanmış halde de bulabiliyorlar.
Hala yeterli değil
Bütün bunlara rağmen Darwin’in Ceylanı hala kendini tam olarak koruyamıyor. John Marshall Law School’dan Yardımcı Profesör David Sorkin “teknik yaklaşımların spam’i hiçbir zaman ortadan kaldırması mümkün gözükmüyor” dedi. Bunun bir nedeni spam yapanların tüm kaynaklarını ve zamanlarını bu işe adamaları, bir nedeni de internet ve e-mail protokollarının açık oluşu.
Bu yazının devamını yarın okuyacaksınız.



Kaynak : 