Bilgiişlem endüstrisinin esane ismi Seymour Cray tarafından 1972 yılında “var olan tüm bilgisayarlardan daha güçlü ve daha büyük bir sistem yaratmak” amacıyla kurulan Cray Research, ilk ürününü 1976 yılında verdiğinde Cray-1 isimli bu bilgisayar, 160 milyon işlem gücü (160 megaflops) ile, o dönemdeki tek rakibi Control Data Corporation’ın CDC 7600’ünden 5 kat daha hızlı idi (CDC 7600 de bir Seymour Cray tasarımı idi). 1981 yılına gelindiğinde Cray Research bilim çevrelerince kabul görmüş, 100 milyon dolar gelir düzeyine erişmiş, 1000 çalışanı olan bir şirketti ve toplam 35 adet sistem kuruluşu gerçekleştirmişti.
1980 yılında şirket yönetimini bırakıp tasarıma yoğunlaşan Seymour Cray Cray-2’nin tasarımına başladığında, ürün geliştirmeden sorumlu başkan yardımcısı Steve Chen de bir yandan X-MP modelini geliştirmekteydi. Cray-2, babası Cray-1’den 6 ila 10 katı hızlı olacaktı ve bunu işlemci tasarımını daha küçülterek başaracaktı. X-MP ise iki tane Cray-1 işlemcisi kullanacak, karmaşık bir problemin farklı parçalarını aynı anda işleme (parallel processing) prensibiyle çalışacak ve Cray-1 performansını 3 ila 5 katına çıkartacaktı.
1983 yılında Cray-2 daha tamamlanamamıştı ve X-MP duyuruldu. Böylece o güne dek son 20 yıldır ilk kez dünyanın en hızlı bilgisayarı Seymour Cray imzasını taşımıyordu!
Cray Research başarıyla büyümeye 80’lı yılların sonuna dek devam etti. X-MP’nin 4 işlemcili modeli, Cray-2 ve nihayet Y-MP sırasıyla duyurulduğunda performans Cray-1’in 15 katına ulaşmıştı (2,3 gigaflops).
1988’e gelindiğinde ise dünya ekonomisindeki durgunluk, pazarın yüksek performans segmentindeki doymuşluk ve artan rekabet, şirketin büyüme hızını düşürdü ve durgunluk noktasına getirdi. Buna, 61 yaşındaki Seymour Cray’in doğal varisi olarak gösterilen 43 yaşındaki Steve Chen’in şirketten ayrılması da tuz biber ekmişti: Chen’in X-MP ve Y-MP’nin devamı olan 64 işlemcili paralel sistem projesi MP, bir türlü bitirilemiyor, geliştirme maliyetleri sürekli artıyordu. 1985 yılında 50 milyon dolar bütçe ile başlanılan ve 1988’de tamamlanması planlanan projenin bitişi önce 1991’e daha sonra 1992’ye ertelenmiş, bütçesi ise 100 milyon dolara çıkmıştı. Şirketin büyüme rakamlarındaki yavaşlama, hisse senetlerinin 3 hafta içinde 113 dolardan 89 dolara düştüğü dönemlerin yaşanmış olması, üst yönetimin MP projesini iptal etmesi için yeterli oldu. MP projesi, sistem içi bağlantıların çok hızlı olmasını, dolayısıyla lazer teknoloji gerektiriyordu, bu da maliyetleri çok arttırmıştı.
Chen’in ayrılması hem sektörde büyük yankı yaptı hem de beraberinde 240 kişinin daha Cray Research’den ayrılmasına maloldu. Dönemin CEO’su Rallwagen ise yeni bir ekibi hızla devreye sokarak MP yerine 16 işlemcili C-90 projesini başlattı. Bu sistem 1991’de duyurulacak ve büyük başarı elde edecekti. 1987 yılında Chen’in ayrılmasının Cray’e verdiği zarar kısa sürede aşıldı ve basında Cray’in sahip olduğu mühendislik tecrübesindeki derinliğin kolay kolay altedilemez olduğu yönünde haberler çıkarak bu ayrılışın o kadar da abartılmaması gerektiği vurgulanır oldu.
80’li yılların ikinci yarısında şirketin karşılaştığı bir diğer sıkıntı ise yazılım konusundaydı. Cray Research yazılımı her zaman katlanılması zorunlu bir şeytan olarak görmüş, fakat zaman içinde Cray’in kendine özgü (proprietary) işletim sistemi Cray Operating System COS’un AT&Unix ile birleştirilerek daha yaygın hale gelmesi gerektiğini anlaşılmıştı. Cray sistemleri ilk dönemlerinde sadece vektör işleme özellikli batch işlem için düşünülmüştü. Zamanla, ABD’deki laboratuarların etkileşimli işleme ihtiyaç duydukları görüldü. Cray-2 ile birlikte duyurulan UNICOS 1.0 bu ihtiyaca cevap veriyordu. Böylece etkileşimli endüstiyel tasarımlarda uygulama alanı yaratılmış oldu. 1988’de ise bir problemin paralel işlenebilir parçalarını ayırdedebilen ve bu parçaları ayırıp 16 işlemcide işleyebilen bir autotask program geliştirilmişti. Nümerik analiz için kullanılan FORTRAN ve C derleyicileri yanısıra yapay zeka uygulamaları için LISP geliştirilmişti. 1989 yılına gelindiğinde yazılım bölümü 500 kişiden oluşuyor ve Cray Research AR-GE giderlerinin yarısı yazılıma harcanıyordu.
1988 yılı başında Cray-3’ün geliştirmesi için Seymour Cray yeni bir merkez önerdi. Böylece hem yaşanan sıkıntılarla motivasyonun düştüğü Wisconsin’deki mevcut kuruluşun ataletinden etkilenilmeyecek, hem yeni yerde tüm dikkat Cray-3’e yoğunlaşacak, hem de iki merkez arasında yaratılan rekabet ile Wisconsin’in de kendini geliştirmesi sağlanacaktı. Rollwagen’in yeni atadığı COO Marcelo Gumucio ile İnsan Kaynaklarından sorumlu başkan yardımcısı Deborah Barber’in çalışmaları sayesinde daha çağdaş, motive edici ve profesyonel bir yönetim meydana getirilecekti, ancak bu başarı hiç de kolay olmayacaktı.
Cray-3 işlemcilerin geliştirilmesinde kullanılan gallium-arsenide, silikona göre çok pahalı olduğundan çalışmalar yavaş ilerliyor ve bu durum yönetimi iki ayrı ürün (diğeri C-90) geliştirme maliyetleri açısından oldukça zorluyordu. Projelerin herhangi birinden vazgeçmenin getireceği sakıncalar değerlendirilince sonuçta Seymour Cray’in Colorado’daki yeni merkezinin ayrı bir şirket haline gelmesine karar verildi: böylece 1989 baharında Cray Computer Corporation kuruldu ve Cray-3 için çalışmaya devam etti.
Ancaki Cray-3, 500Mhz hızda sürdürülebilir çalışabilirliği kanıtlamaktan öte önemli bir ticari başarı sağlayamadı. Onu takip eden Cray-4 ise 1 GHz hıza ulaşmıştı, ancak proje gerekli finansman sağlanamadığından bitirilemedi. Bilgiişlem dünyası’nın Edison’u olarak anılan Seymour Cray ise talihsiz bir trafik kazası sonucu 1996 yılında 71 yaşında yaşama veda etti.
Otomotiv ve uzay araştırmaları için kullanılmakta olan süperbilgisayarlar için kimya yeni bir alandı ve özellikle kanser ve AIDS araştırmalarındaki önemi 1988 yılında ortaya çıkmıştı. Otomobil tasarımcıları yüzlerce arabayı test amaçlı çarpmak zorunda iken PAM-CRASH isimli çarpma simülasyon yazılımı sayesinde üreticiler hem bunca arabayı parçalamaktan kurtulmuşlar hem de çarpışmayı yavaş çekimde izlemek ve istendiği kadar tekrarlamak imkanı bulmuşlardı. Şimdi Computational Chemistry’de benzer çözümler gerekiyordu.
Süperbilgisayar ürün ailesinin alt segmenti için pazar hızla gelişiyordu ve Convex Computer Corporation, Digital Equipment Corporation gibi rakipler, Cray’in dörtte biri güçteki makinaları Cray’in onda biri fiyata satarak hızla pazar payı kapıyorlardı. Öte yandan, 1989’un Nisan ayında NEC Corporation piyasadaki en hızlı bilgisayardan sekiz katı daha hızlı (22 gigaflop peak performance) SX-X modelini 1990 yılında duyuracağını açıklamıştı. Her ne kadar peak performance değerleri anlamsız da olsa, piyasada ciddi bir etki bırakıyor ve Cray’i tehdit ediyordu.
Bu tesbitler ışığında, Cray Research’ün yeniden hızla büyümesi için 3 stratejik alan tesbit edildi: Computational Chemistry, Networking ve Alt Düzey ürün ailesinin geliştirilmesi.
Cray Research ancak kendi işletim sistemi yazılımını geliştirmeye odaklanabilirdi ve Computational Chemistry gibi spesifik yazılımları geliştirmeye hevesli yazılım firmaları yoktu. Buna çare olarak Dupond, Merck gibi ilaç firmaları ile ortak şirketler kurularak konuya özel yazılımlar geliştirilmeye başlandı.
1991’de duyurulan ve 90’lı yıllar için Cray’i çağırıştıracak ismi ile C-90 modeli başarılı oldu ve 16 Gigaflop güce sahipti. Bunu, alt segmentteki rakiplere karşı Cray’in ilk mini-süperbilgisayarı olan XMP ve ardından Y-MP EL ile J90 takip ettiler. 1994 yılına gelindiğinde J90 pazarın en popüler mini-süperbilgisayarı olmuştu ve 400 adetten fazla satılmıştı.
Cray Research 1993 yılında Massively Parallel Processing (MPP) pazarındaki ilk ürünü olan T3D’yi duyurdu ve kısa sürede bu pazarı eline geçirdi. Onu 1995’de takip eden T3E ise MPP pazarındaki Cray liderliğini tartışmasız hale getirmişti. 1998’deki deneylerde 1 teraflop hız, T3E makinası ile gerçek uygulamalar kullanılarak geçildi.
İlk kez denenen telsiz iç bağlantı teknolojisine sahip olan genel amaçlı ve vektör işlemcili T90 ise 1994’de duyurulmuştu ve günümüzde hala yaygın kullanılmaktadır.
90’lı yıllarıda ardarda gelen başarılar sonucu hızla büyümeyi tekrar yakalayan şirket 1996 yılında Silicon Graphics Inc. (SGI) ile birleşti. 2000 yılının Mart ayında Tera Computers ile birleşen Cray Research, Cray Incorporation adını aldı.
Tera Computers tarafından üretilen MTA (Multithreaded Architecture) sistemi, işlemcilerin bellek kullanımını optimize eden özellikleri sayesinde büyük ilgi görmüş bir yapıya sahipti ve halen bu ürün Cray tarafından pazarlanmakta.
Cray’in pazarlamakta olduğu diğer ürünler arasında, Scientific Computing and Instrumentation okurlarınca 2001 yılının en iyi süperbilgisayarı seçilen 4. kuşak CMOS vektör işlemciler kullanan SV1 ile yukarıda 1 teraflop’u geçtiğinden söz ettiğimiz tightly coupled mimarideki T3E bulunmaktadır.
Öte yandan, NEC’in vektör özellikli SX serisi ürünleri de SX6 adıyla OEM olarak pazarlanmaktadır.
En son duyurulan X1 modeli ise hem SV1’in hem de T3E’nin devamı niteliğinde olup MPP ve vektör özelliklerini bir arada barındırabilen ilk sistem olarak, ölçeklenebilir yapı içinde hem en yüksek performansı, hem de en etkin çalışabilirliği birlikte sağlamaktadır.



Kaynak : 