BTK Başkanı Tayfun Acarer gündem değerlendirmesine 3G’nin Türkiye’deki hızlı yükselişinden bahsederek başladı. Acarer BTK olarak 3G’nin KOBİ’lere hem Ar-Ge ofisi kurma hem de katma değerli servislere destek sağlama imkanı getirdiğini belirtirken bu imkanları desteklemek üzere kurum olarak 3G ihalesi sırasında 2 önemli hususu düzenlediklerini söyledi.
Acarer yaptıkları düzenlemede 3G lisansı alan firmalar için ilk yıl 200, ikinci yıl 350 üçüncü yıl ise 500 adet Ar-Ge çalışanı istihdam etme zorunluluğu getirerek bu alanın önünü açmaya çalıştıklarını söylüyor. Acarerin vurgu yaptığı ikinci düzenleme ise 3G sistemlerindeki donanım ve yazılımların en az yüzde 40’ının Türkiye’den sağlanması zorunluluğu.
Acarer GSM olarak adlandırılan 2. nesil mobil şebekelerde Türkiye’nin hem donanım hem de yazılım üretme konusunda çok ciddi bir fırsatı kaçırdığını ancak dünyanın 17. büyük ekonomisi olarak nitelenen Türkiye’nin yine fırsatları kaçırmaması için bu tarz düzenlemeler yaptıklarını söylüyor. Acarer 3G çalışmalarının 2002’de başladığını ancak dünya çapında 3G sunumları için 2006’ya dek fazla yol katedilemediğine sonra bir anda adeta patlama yaşandığına dikkat çekiyor.
Acarer ülkemizde de 3G lisansları verildiğinde maalesef yerli donanımcılar için fırsatların kaçmış olduğunu ancak en azından yazılım tarafı ile STK’ların da aktif katılımı ile bir sinerji yaratılabileceğini vurguluyor. Sadece 3G değil tüm bilişim sektörü açısından yazılım alanında 11-12 farklı ülke ile temaslar kurarak işbirliği anlaşmaları yapıldığını söyleyen Acarer, İran ve Azerbaycan’da çok olumlu gelişmelerin yaşandığını, yakında Balkanlar ve Orta Doğu ülkelerinin de Türk yazılımcılar için bir pazara dönüşmesini umut ettiklerini belirtiyor.
Gazetecilerden gelen bir soru üzerine Blackberry’de son yaşanan güvenlik sorunlarıyla kendilerinin de ilgilendiklerini belirten Acarer, bu konuda bir araştırma başlattıklarını ve en geç iki hafta içerisinde bu çalışmanın sonuçlarını açıklayacaklarını belirtti. Acarer aslında BTK’nın son derece gelişmiş bir telekom ekipmanları laboratuvarları bulunduğunu ve burada her türlü telekom ekipmanı için çeşitli ölçümler yapıldığını ancak söz konusu olan veri güvenliği sorununun bambaşka bir alan olduğunu söylüyor.
Gazetecilerin yeniden Ar-Ge konusunda yürütülen çalışmaları sorması üzerine BTK Başkanı Acarer özellikle büyük işletmelerin yararlandığı bir Ar-Ge kanununun yürürlükte olduğunu, KOBİ’ler için ise Ar-Ge fonu oluşturma konusunda bir mevzuatın hazırlanmakta olduğunu söyledi. Acarer son çalışmaları yapılmakta olan bu Ar-Ge Fonu mevzuatı sayesinde özellikle küçük işletmelerin Ar-Ge çalışmalarında destek alabilir hale geleceklerini vurguluyor.
BTK Başkanı yaptığı gündem değerlendirmesi sırasında son dönemde sıkça konuşulan Baz İstasyonları sorunu hakkında da çeşitli açıklamalar yaptı. Acarer bu konuda tek bir kurumun sorumluluk alıp konuşması yerine, sorumluluk hisseden tüm kurumların bilimsel araştırmalarla, somut veriler ve belgelerle ortaya çıkarak argümanlar geliştirmesi gerektiğine dikkat çekti. Türkiye’de baz istasyonlarını düzenleyen şartnamelerde yer alan risk limitlerinin Avrupa’dakilere oranla 4 kat daha düşük olduğunu belirten Acarer şöyle konuştu:
“Baz istasyonlarının kesin olarak sağlığa zararlı olduğu ortaya koyan tek bir bilimsel çalışma bile açıklanmamıştır. Bu durumda popülist yaklaşımlarla baz istasyonlarını şehir dışındaki tepelerde toplama fikri, sadece ve sadece mobil iletişimi baltalayacaktır. Baz istasyonlarının kesin olarak sağlığa zararlı olduğunu ortaya koyan tek bir çalışma bile yokken ne yazık ki bazı yerel yöneticiler bunu seçim propagandası olarak kullanmaktadırlar.
Baz istasyonları tüm dünyada vardır ve bu istasyonları sağlayan firma sayısı 5-6 kadardır. Üstelik örneğin bizdeki risk limitleri 10 volt/metre iken Almanya’da bu değer 41 volt/metredir. Baz istasyonları, radyo ve TV vericileri gibi tek bir tepe noktadan yayın yapacak vericiler değildir, dünyanın hiçbir yerinde de böyle bir uygulama yoktur.”
Gazetecilerden gelen sorular üzerine değerlendirmelerinde son olarak Yalın DSL kararına da yer veren BTK Başkanı Acarer “Bizim parasal konularda aldığımız tüm kararlar mahkemeliktir. Ancak bu konuları son derece titiz bir biçimde incelediğimiz ve ondan sonra bir karar açıkladığımız için olsa gerek bu mahkemelerin neredeyse tamamını kazandık. Bugün Yalın DSL konusunda aldığımız kararı hem TTNET’in hem de alternatif operatörlerin eleştiriyor olması, sağlıklı bir karar aldığımızı ve bir orta nokta açıkladığımızı gösterir. Eğer tek bir taraf eleştirip diğer taraf memnuniyet açıklıyor olsaydı bu karardabir sıkıntı olduğunu gösterirdi,” diyor.



Kaynak : 