Telekomünikasyon sektörüne ilgi rekabetin başlaması ile birlikte hız kazandı. Telekom sektörü, ülkemizdeki büyümenin de anahtarı olarak ifade edilirken, gelişimini izlemekle görevli gazetecilere de çok iş düşüyor.
Ve bu sektörün ortasındaki şirket olan Türk Telekom Türkiye’nin en eski ve en çok ciro yapan şirketlerinden birisi. Yıllardır tekel durumunda olduğu için biz vatandaşlar, verilen servisleri sadece aldık ve sorgulamadık. Bugün alternatif hizmetler ve teknolojinin gelişimi ile alternatif erişim seçeneklerini günlük hayatımızın bir parçası yaptık.
Telekomünikasyon sektörünü konuşmaya başlamamız çok yeni. Son 20 yıldır. Ama bu 20 yılın 90’lara kadar ki bölümünde yapılan yeni yatırımları ve atakları çok az konuştuk. 90’larda Türk Telekom’un özelleştirilmesi, daha sonra sektörün serbestleşmesi gündemimize girdi. Ama konuşan daha ziyade telekom sektörü uzmanları ve birazcık da ekonomistler idi. 90’ların ikinci yarısından itibaren ise cep operatörlerini ve Internet servis sağlayıcılığı konuşmaya başladık.
Bunları neden anlatıyorum?
Uzun zamandır telekomünikasyon sektörünü izleyerek yaptığımız haber-röportajları sizinle paylaşıyoruz. Ancak bu sektörün haber aktarımı da, okunması da uzmanlık gerektiriyor. Çünkü konular teknik. turk-internet.com olabildiğince sade bir anlatımı tercih etmekle birlikte, –belki bir gün okuyucu mektuplarını kitap olarak yayınlarız,– ilk dönem kontör konusunda yazdığımız bir habere epeyce yanlış yorum gelmişti.
Dediğim gibi sektörün teknoloji odaklı oluşu nedeniyle doğru anlayamama ve aktaramama sıkıntısı yaşanıyor. Yukarda anlattığım gibi telekom sektörü haberciliğinin yeni olması da bunun bir nedeni. İşte tam da bu nedenle 2005 yılı Ocak ayında Ankara’da, telekom-bilişim sektörünü takip eden gazeteciler ile bir araya gelerek Ankara İletişim Muhabirleri Grubunu oluşturduk. Böylece bir uzmanlık alanı oluşturarak sektörel gelişmeleri doğru aktarmayı amaç ediniyoruz.
Çünkü, bu teknolojik bilgi gerektiren, çok ayrıntılı takip gerektiren telekom alanında uzman sayısının az olmasına karşın, pek çok gazeteci çalakalem haber yazıyor. Bunun bir örneğini geçen hafta gördük.
turk-internet.com’a mail listelerinden bir haber ulaştı. Okuyucularımız, bir çok konuda olduğu gibi, bizi haberler konusunda da uyarıyor. Bazen gurur duyuyoruz, “siz yazarsanız inanıyorum, bu doğru mu?” diye soruyorlar. İşte mail listesinden gelen mesaj böyle bir haberdi. Türk Telekom’da bir tarife değişikliğinden söz ediliyordu. Hatta herkesi “Türk Telekom’u protesto etmeye” ve bizi de bunu duyurmaya çağırıyordu. Türk Telekom tarife değişikliklerini okuyucularımıza ilk önce duyurma (örnek ADSL ve kablo tarife haberleri ilk bizim tarafımızdan duyuruldu) gibi bir özelliğimiz varken, bu bilgiyi atladığımızı sandık.
Hemen haberi kaynağından araştırmaya giriştik. Sonuç ACI bir GÜLÜMSEME oldu. Bilgi doğru değil, böyle bir tarife yoktu. İnternet üzerinde dolaşan haber, örneklerine “bu maili bilmemkaç kişiye gönderirsen Bill Gates/Microsoft sana şu kadar dolar gönderecek” şeklinde rastladığımız dalga geçen fake (yalan) maillerden birisiydi. Muhtemelen muzip birileri tarafından oluşturulmuştu. Yani bir aklıevvel kuyuya taş atmıştı.
Ama ne oldu biliyor musunuz? Anlı şanlı ve de köşe sahibi bir gazeteci bu “eski tarifeyi yeni gibi sunan ve protesto isteyen” bilgiyi, gerçek sandı ve üstelik nasıl olduysa gazeteciliği de unutarak araştırmadı. Köşesine aynen aldı.
Hatırlayacaksınız, bir ara Pakize Suda’nın Hürriyet Gazetesinde yazdığı bir köşe yazısını, internetten alan Ayşe Arman da buna benzer bir komiklik yaşamıştı. Aslı bir kaç sayfa ötede ve bir kaç gün önce yayınlanmış yazıyı “internetten bak ne geldi” diyerek okuyucularına sunmuştu.
Ne diyelim.. internet gazetecilere bir yandan müthiş imkanlar sağlarken, bir yandan da araştırma yapmayı sevmeyenler için kolay gazetecilik anlamına geliyor. Hani 4-5 sene önce popüler olmuş bir söz vardı ya; “ağzı olan konuşuyor”, ben de şimdi diyeceğim ki, “interneti olan kendini gazeteci sanıyor”.
Türk Telekom’da şu aralar bir tarife değişikliği olmadı. Olursa da merak etmeyin biz yazarız.



Kaynak : 