Sanayi Devriminden, Bilim Çağına doğru yöneldiğimiz bu dönemde, teknoloji bir yandan yaşam standartlarımızı yükselttirken, diğer yanda yaşam kalitemizi mahvediyor.
Bu dönüşüm sırasında, ekili tarım alanlarımız yağma edildi, akarsularımıza atıklar bırakıldı; çiçek hastalığı durduruldu ancak bunun yerine doğuştan gelen hastalıklar belirdi; böcek kovucu ilaçlar bulundu ama türler yok olmakla karşı karşıya bırakıldılar; kökenimizden soğutulduk ve dünya küresel bir köy halini aldı.
Bütün bunlar nedeniyle de bu kadar çok sayıda insanın, modern yaşamın hayatlarımızda yarattığı boşlukları doldurma çabası içerisinde genel anlamda teknoloji ile, özellikle de Internet ile ilgilenmesine şaşmamalı.
Belki bu çaba meyve da verecek. Belki, Web 1.0 ve Web 2.0’ın temsil ettiği verimlilik, tüketicilik ve iletişimdeki ilerlemeler, darboğazın toplu olarak atlatılması ve gerçek anlamda devrimci bir makinenin icadından fazlası değildir.
Teknoloji ve İnsan
Eğer durum bundan ibaretse, nasıl olacak da Web 3.0 hayatımızı değiştirecek ya da nasıl daha mutlu olmamızı sağlayacak? Ve bunu gerçekleştirmek için teknolojik ve ekonomik öncüler nasıl olacak?
Bilgisayar uzmanları ve hayal dünyası geniş insanlar, Web 3.0’ın, gelecekte kanser hücreleriyle savaşmamıza, vücudumuzun fiziksel yapısının yaşlanmaya karşı koymasına ve bizim için önemli olan şeylerle derin duygusal iletişim sağlamamıza yardımcı olacağını öngörüyorlar.
Dana Pavel, “bilgisayarların nerede olduğumuzu ve nasıl hissettiğimizi” anlamasının mümkün olması durumunda, teknolojinin hayatımızda etkileyici değişiklikler yapabileceğine inanıyor.
Nokia Helsinki Araştırma Merkezi’nde kontekst-bilinçli duyumsal bilgisayarcılık üzerine çalışan araştırmacı şöyle diyor:
Artık bir noktadan sonra, teknoloji ve cihazları kullanarak bir şeyler uygulamaktan daha fazlasını yapmak istiyorsunuz. Kullanıcıların manevi ihtiyaçlarını da karşılamayı düşünüyorsunuz.
Pavel buna “manevi (spritual) bilgisayar kullanımı” diyor, fakat bunun spesifik bir dogma ya da dini kapsamadığını özenli bir dille açıklıyor:
‘Manevi’ sözcüğü herhangi bir bireyin kendisi için önemli saydığı şey anlamındadır. Daha çok, bazı bilgiler ve deneyimler ile ilgilidir, ille de dini yan anlamları olması gerekmez.
Söylemek istediğim şu; Teknolojinin insanların kendilerini daha iyi anlamalarına yardım edebilmesi, gerçekten de iyi olurdu.
Pavel’e göre, eğer bilgisayarlar çevremizdekilerin ve kendimizin ruh halinin farkında olmamızı sağlayabilirse, hangi renk tişörtü satın almamız gerektiğinden daha önemli ve yerinde tavsiyelerde bulunabilir.
Örneğin, elinizdeki bir mobil aracın, şehrin müze bölgesinde olduğunuzu “bilebildiğini” ve içeride o an sizin sevdiğiniz şeylerden bazılarını içeren bir sergiyi “tavsiye edebildiğini” düşünün. Pavel :
Sistemler, sizin hakkınızda, şu anda olduğundan çok daha fazlasını bilmeliler. Eğer bir makine sizin duygusal durumunuz hakkında bir şeyler bilirse, ilişkilendirme becerisini de geliştirebilir.
Diğer bilgisayar uzmanları çok daha fazla üç boyutlu görüşe sahipler. Carnegie Mellon Üniversitesi robot işletme ve üretme bilimi doçenti Illah Norubakhsh
Web 3.0 robot bilimidir.
diyor. Norubakhsh’a göre, teknoloji konusundaki bir sonraki sıçrayış şimdiye kadar yapay zeka (AI) konusunda zaten yapılmış olan şeyleri alıp, bunun gerçek dünya ile bağlantısını kurmak.
Hepimiz fiziksel alanı ve uzay boşluğunu eş zamanlı olarak işgal ediyoruz. Web 3.0 bu boşluğu alıp, gerçek dünyaya bağlamakla ilgili birşey.
Öyleyse bu tam olarak nasıl çalışacak?
Microsoft robot bilimi grubu genel müdürü Tandy Trower, Great Plains isimli bir eyalette, robotların izole bir yaşam süren yaşlılara ilaç saatlerini hatırlatıp, torunlarını özlediklerinde sarıldıklarını ve düştüklerinde kalkmalarına yardım ederek destek olduklarını hayal ediyor.
Teknolojiyi, özel bakım evlerine (darülaceze ya da huzur evleri benzeri) konulmamıza gerek olmadan, hayatımızı sürdürecek şekilde kullanabilirsek hepimiz daha mutlu oluruz.
Diğer bilgisayar uzmanları anlamsal sorunlar üzerinde çalışıyorlar. Fransa, Grenoble’taki Xerox Araştırma Merkezi müdürü Chris Dance, takımının Web 3.0 konusundaki beyin fırtınası oturumlarında, “anlamsal kavrayışın” tek trend olduğunu saptadıklarını belirtiyor.
Anlamsal Web’i, Internet öncüsü Tim Berners-Lee’nin tanımladığı anlamsallıkla, yani makineler arası iletişimle karıştırmamak gerekir. Bu daha çok makinelerin, insan zekasını taklit etmek yerine, daha iyi anlamaları ile ilgili. Dance şöyle diyor :
İnsani bir şekilde ifade edilmiş olan bilgileri alan ve makineler tarafından işlenebilir bir forma dönüştüren metot ve kaynakların hedeflenmesi sayesinde bilgilerin çok daha yararlı hale getirilebileceğini düşünmekteyim.
Böyle sistemler daha anlamlı deneyimler sunabilecek çünkü kullanıcıların ne istedikleri hakkında daha iyi “sezgisel” kavrayışa sahip olacaklar. Makineler bu şekilde bir kişinin tam olarak ihtiyaç duyduğu servisi çok daha verimli bir şekilde verebilecek.
Bilimin rolü
Nokia, Microsoft ve Intel için danışmanlık hizmeti veren ve Seattle’lı bir danışman olan Craig Warren Smith :
Böyle bir çözüm sayesinde kanser hastaları sağlıksız hücrelere karşı gerçek anlamda bir savaş başlatabilirler. Sinir sistemi ile ilgili çalışmalardaki ve bilgisayar bilimindeki gelişmeler, teknoloji ve maneviyat arasında daha zengin bir etkileşim için zemin yaratıyor.
diyor. Bu nokta aynı zamanda, bireylerin kendi kendilerini tedavi etmelerinde, oyun teknolojisinin kullanımı fikrinin de çıkış noktası. Smith Web 3.0 sayesinde teknolojinin, geliştirilmesi binlerce yıl süren manevi yapılara erişebileceğini söylüyor. Ancak Smith bunun “herkesi tinselliğe davet” anlamı taşımadığını da sözlerine ekliyor.
Tam tersine, bu daha sofistike bir sistemin mimarisi ve insanların deneyimlerini daha iyi algılamalarına olanak tanıyacak olan yeni bir teknolojiyi meydana getiren tasarımcılarla ilgili.
Health Dialog Services kıdemli başkan yardımcılarından ve aynı zamanda AI sistemlerin eski geliştiricilerinden biri olan Daniel Ries de Web 3.0’ın potansiyellerinin farkında olanlardan biri.
Smith Web 3.0’ın insanların sofistike-role playing game’lerde* yer alıp tıp eğitimi almalarına yardımcı olacağını, bunun yanı sıra aynı tıbbi rahatsızlıklara sahip insanlar aracılığı ile bilgi edinmelerini sağlayacağını söyledi. Smith
Günümüzdekinden çok daha derin bir düzeyde duyumsal bağlanamaya şahit olacağız.
diyor. Web 3.0’daki görünümlerin pek çoğu Web 2.0’ın sosyal networkünde mevcut durumda. Raleigh, North Carolina’lı bir yönetim danışmanı olan Bill Dunk tek bir arının aptalı temsil ettiğini ama bir kovan dolusu arının zekayı temsil ettiğini düşünüyor.
Web 3.0 ile çözülecek olan sorun ise bir yığının bir kovandan ayrılması olacak.
Dunk’a göre cevap farklılıkta yatmakta.
Dunk :
Eğer bir filme gittiğinizde tüm kadro birbirinin aynı kişilerden oluşmuşsa büyük ihtimalle film kötü bir film olacaktır. Ancak, eğer aynı sayıda ama birbirlerinden farklı geçmişlere ve farklı cinsiyetlere sahip bir kadro söz konusu olursa büyük ihtimalle çok güzel zaman geçireceksinizdir.
Genel fikir her birimizin diğerini tamamladığı fikridir. Bilgi haznelerimizi kısıtlı sayıdaki uzmanlara emanet ederek başarıya ulaşamayız.
diyor. Bunun gerçekleşmesini sağlayacak ekonomik dürtü de sanıldığı kadar uzağımızda değil.
Smith’e göre insanların manevi ihtiyaçlarını daha iyi anlamak için ürün geliştirme zahmetine katlanacak olan firmalar, ektiklerini, çok daha büyük müşteri bağlılıkları ile biçecekler.
Şirketler, bir kez müşterilerinin bağlılıklarını kazandıklarında, müşterilerine daha da değerli servisler sağlamak için bir vizyon geliştirmeliler. Eğlence sektöründe veya herhangi başka bir sektörde değil tinsel bir sektörde olduklarının farkına varmalılar.
*-Role playing game (RPG): Çeşitli dünya ve kuralları olan bir tür sanal gerçekliktir. Yapımı ve hazırlanışı kişinin hayal gücüyle sınırlıdır. Özellikle dünya çapında birçok insana hitap eden bir oyun türü olarak göze çarpar. Oyunda yaratılan dünyalarda gerçek yaşamdan bir çok benzerlik ve fantezi boyutunda mitlerle süslenmiş eğlence amacıyla yaratılmış ilginç varlıklar ve nesneler bulunmaktadır. (Ejderhalar,sihirli küre vs.)



Kaynak : 