Dünyanın en büyük cep telefonu üreticisi olan Nokia, gelen son haberlere göre kendi ürettikleri bir dokunmatik ekran tabanlı ürün ile Apple’ın ve Android destekli, yeni akıllı telefon serisi olan G1’in karşısına çıkarak rekabeti arttırmaya hazırlanıyor.
Önümüzdeki hafta Finlandiyalı cep telefonu devi Nokia, “Tube” adı verilen yeni cep telefonu ile pahalı mobil cihazlar dünyasına ek özellikler sunan bir ürünle yeniden adım atmayı planlıyor. Reuters haber ajansının verdiği bilgilere göre söz konusu cihaz Ekim ayının ilk haftasında Londra’da görücüye çıkıyor.
Ancak cihazın satışı, dokunmatik hassas ekrana sahip akıllı cep telefonları segmentine giriş yapan yeni bir firmanın birkaç gün ardından gerçekleşiyor zira geçtiğimiz hafta uzun süreden beri merakla beklenen T-Mobile’ın G1 cep telefonu piyasaya sunuldu bile. Bu cihaz da tıpkı Nokia’nın yeni telefonu gibi dokunmatik ekrana sahip bir akıllı-telefon ve Google tarafından desteklenen açık kaynak kodu mobil platformu olan Android’i destekleyen özelliklere sahip.
Nokia’nın dokunmatik ekran segmentine girişindeki amaç A.B.D. akıllı telefon pazarında daha derin bir kullanıcı tabanına ulaşmak. Ancak bu pazarda Apple ve Samsung gibi sağlayıcı firmalar zaten bir süredir dokunmatik ekran, müzik hizmetleri ve modaya uygun lokasyon tabanlı servisler sağlayan cep telefonları sunmaktalar. Nokia’nın söz konusu girişimi ayrıca firmanın A.B.D.’deki tüketiciler arasında yaygın olan daha ileri telefon özellikleri talebinden para kazanma uğraşında vardığı son noktayı da simgeliyor.
Bu makale yayına hazırlandığı sırada cihaz hakkındaki sorularımıza herhangi bir yanıt vermemiş olan Nokia firmasının, N serisi ürün çizgisinde yer alan üç adet ileri düzey cihazın sunumunu yeni gerçekleştirdiğine ve bir yıl boyunca sınırsız müzik indirilmesine olanak tanıyan ilk ücretsiz mobil müzik abonelik servisini hizmete soktuğunu hatırlatmakta fayda var. Söz konusu müzik servisi Nokia’nın Mayıs ayında satışa sunduğu 5330 XpressMuzic ile birlikte kullanılabiliyor.
N serisinde görücüye çıkan üç cihaz ise daha çok video oynatmak ve müzik indirmek için tasarlanmış gibi gözükseler de beş megapiksellik bir kameraya ve diğer ortam özelliklerine de dost bileşenlere sahip durumda. Cihazlar ayrıca çekilen bir fotoğrafın nerede çekildiğini GPS verileri ile etiketleyen ve “geo-etiketleme (geotagging)” olarak bilinen bir lokasyon tabanlı fotoğraf uygulamasını da içeriyorlar.
Şimdilik böylesine ileri özellikler sunmanın şirket için nasıl bir rol oynayacağı kesinlik kazanmış durumda değil. Her halükarda Nokia’nın özellikle de A.B.D.’de işlerini bu sunumlara göre şekillendirdiğini söylemek yanlış olmayacaktır.
Her ne kadar Nokia global cep telefonu pazarında devasa bir pasta payına sahip olsa da (Gartner araştırma firması 2008’in ilk çeyrek sonuçlarına dayanarak Nokia’nın dünya genelindeki akıllı telefon pazar payını yüzde 45 olarak tespit etti) şirketin Kuzey Amerika’daki pazarda varlığı BlackBerry’nin üreticisi Research in Motion (RIM) gibi yerel liderlerin de aralarında olduğu şirketlerce uzun süredir gölgelenmekte.
Gartner Nokia’nın ilk çeyrek global pazar payının geçtiğimiz seneye oranla yüzde 23,5 arttığını ve büyümeye devam ettiğini söylese de, RIM de hem ülke içinde hem global düzeyde büyümesini sürdürüyor. RIM firmasının dünya genelindeki payı 2007’nin ilk çeyreğine kıyasla yüzde 107,3 artarak yüzde 13,4’e ulaştı. RIM ayrıca Eylül ayının başlarında 43 adet üst düzey ürün serisini Microsoft Exchange ActiveSync ile birlikte çalışır hale getirerek kullanıcılarına Mail for Exchange erişimi sağlamayı başardı ve adından çok söz ettirmeye başladı.
RIM aynı zamanda kullanıcı arenasına BlackBerry cihazları istikrarlı bir şekilde sürmeye de devam ediyor. Pazarın yüzde 54’üne hakim olarak kurumsal akıllı-telefon alanını adeta domine eden şirket Eylül ayı sonlarında yaptığı bir açıklama ile müşteri tabanına ulaşma çabalarının meyvelerini vermeye başladığını ve firmanın kurumsal olmayan müşteri kitlesinin 19 milyon olan toplam kullanıcı sayısının yüzde 42’sine ulaştığını duyurdu.
Bu arada Apple’ın iPhone’u da hızla büyüyen bir ilgi görmeye devam ediyor. iPhone akıllı telefon pazarına gireli sadece 15 ay olmasına karşın 2008’in ilk çeyreği itibarı ile pazarın yüzde 5,3’ünü eline geçirmeyi başardı.
Yine de Nokia iyimserliğini koruyor: Firma bu yılın sonunda, 2007 yılında sattıkları yaklaşık 1,14 milyar ürünün yüzde 10 daha fazlasını satacaklarını öngörüyor.
Müzik, video ve dokunmatik ekran özelliklerinin yanı sıra Noka’nın hedeflediği bir başka özellik alanı ise şu an için oldukça zayıf görünen ancak hızla büyümekte olan yüksek hıza mobil geniş-bant pazarı. Nokia’nın yeni N serisi cep telefonları 3G networkler için dizayn edildi. Bu network aynı zamanda Apple’ın AT&T ile yaptığı özel anlaşma çevresinde sunduğu ikici nesil iPhone 3G’nin de içinde yer aldığı yüksek hızda veri networkü olarak biliniyor.
Apple iPhone App Store adlı uygulama mağazasını açtığında nasıl bir ilgi ile karşılandıysa, Android de aynı şekilde platform için uygulama yaratmakla ilgilenen geliştiricilerin iştahını kabartıyor. Bu durum Android’in taşıyıcılar ve kullanıcılardan daha fazla talep görmesine yol açabilir.
Nokia geliştirici cephesinde rekabetçi olabilmek için ise bu yılın başlarında zaten hissedarlarından birisi olduğu mobil işletim sistemi geliştirme firması Symbian’ı tamamen satın almış ve buradaki teknolojiyi açık kaynak olarak geliştiricilere sunacağını açıklamıştı.



Kaynak : 