Türkiye’de, telekom alanında sevindirici bir gelişme, artık tüketicilerin haklarını aramaya başlamış olması. Geçtiğimiz yıllarda tek tük olan başvuruların, gün geçtikçe daha yoğunlaştığı görülüyor.
İşte bu tür bir gelişme geçtiğimiz günlerde işçi emeklisi tüketici Salim Yılmaz’ın Beykoz Kaymakamlığı’na bağlı Tüketici Sorunları İlçe Hakem Heyeti Başkanlığı’na “aylık 10 YTL’lik sabit ücretin haksız olduğu ve kaldırılması” yönündeki başvurusu ile gelişti.
Paşabahçe Tekel İçki Fabrikası’ndan emekli 58 yaşındaki Salim Yılmaz Beykoz Kaymakamlığı Tüketici Sorunları İlçe Hakem Heyeti Başkanlığı’na başvurarak, 2 adet sabit hatlı telefon sahibi olduğunu, Türk Telekom’un bu hatlardan “sabit ücret” adı altında aylık 10 YTL ücret aldığını belirtti ve her iki hattından alınan bu ücretin haksız olduğu iddiasıyla kaldırılması talebinde bulundu.
Başvuruya, 5 kişilik hakem heyeti, Elektrik Mühendisleri Odası’ndan iki mühendisin verdiği ve “herhangi bir hizmet tanımlanmadan, sabit ücret adı altında bir bedel alınmasının teknik olarak açıklanamadığı” şeklindeki Bilirkişi Raporu çerçevesinde bir karar verdi. Karar şu şekilde ;
Telefon hatlarından konuşma bedelleri dışında belirsiz gerekçelerle sabit ücret adı altında her ay alınan ücretin iptaline, bu isim altında tüketiciden adı geçen firma tarafından alınan tüm ücretin, tüketiciye geri iade edilmesine karar verildi.
Böylece, Türk Telekom’un “sabit ücret” adı altında her ay yaklaşık 19 milyon aboneden KDV ve Özel İletişim Vergisi dahil 15 YTL/ay üzerinden toplam aylık 285 milyon YTL, yıllık 3.420 milyon YTL’lik haksız kazanç sağladığı ve buna karşı hiçbir hizmet vermediği iddia edildi.
Salim Yılmaz’ın başvurusuna karşı verilen bu tüketici hakem heyeti kararı üzerine harekete geçen Tüketiciyi Koruma Derneği (TÜKODER) Beykoz Şubesi, Türk Telekom’a haciz işlemi başlattı. Beykoz İcra Dairesi’nde başlatılan haciz işlemi sonunda Yılmaz, faizi ile birlikte toplam 659 YTL’yi geri aldı. Böylece 18,3 milyon sabit telefon abonesini ilgilendiren bir konuda ilginç bir olay meydana geldi.
İlginç diyoruz çünkü, turk-internet.com olarak bu kararı danıştığımız hukukçular aynı fikirde değil. Üstelik Türk Telekom’dan yapılan bir açıklama da bu konunun daha henüz bitmediğini gösteriyor. Önce Türk Telekom açıklamasını verelim;
Son günlerde medyada Türk Telekom’un uyguladığı sabit ücret konusunda çeşitli haberler yer almaktadır. Bu konudaki karışıklığı gidermek amacıyla bilgilendirme yapılması gereği duyulmuştur. Haberlerde sözü geçen Tüketici Hakem Heyetleri, Anayasa Mahkemesi’nin kısa bir süre önce açıklanan kararına göre mahkeme niteliğinde değildir.
Bu nedenle sabit ücret aleyhindeki Tüketici Hakem Heyeti kararı bir yargı kararı değildir. Daha önce de benzer nitelikte hakem heyeti kararları verilmiş ancak tamamı Türk Telekom tarafından yapılan başvurular sonucunda mahkemeler tarafından iptal edilmiştir. Basında yer alan son tüketici hakem heyeti kararı ile ilgili de gerekli başvurular ilgili mahkemelere yapılmıştır. Türk Telekom bir yargı kararı niteliği taşımayan Hakem Heyeti kararının iptali için yeni bir dava açmıştır. Yasal süreç devam etmektedir.
Bu konuda kamuoyunu doğru ve eksiksiz bilgilendirmek isteriz.
Saygılarımızla
TÜRK TELEKOM A.Ş.
Türk Telekom’un açıklaması üzerine danıştığımız telekom uzmanı avukatlardan Ali Suat Güzeloğlu;
Öncelikle belirtelim tüketici hakem heyeti bir mahkeme değildir. Dolayısıyla verdiği kararlar mahkemeden geçirilebilir ve büyük bir ihtimalle iptal olur.
Biraz daha detaylandıralım; Daha önce alınmış, Anayasa mahkemesi ve Yargıtay kararlarına dayanan Danıştay 13 Dairesi, Tüketici Dernekleri Federasyonu’nun açtığı bir davaya karşılık olarak 16/10/2006 (aşağıdaki 31 ocak tarihli güncellemeye bakınız) tarihli kararında açıkca sabit ücretin ;
- Her an konuşma hakkı sağlanması, başka deyişle görüşme zamanları dışında oluşan bilgi alışverişi hizmetinin, arayan numaranın abone tarafından görülmesi gibi ek hizmetlerin ve sistemin tesisinin çalışır durumda bulunması için yapılan işletme maliyetlerinin karşılığı olarak sabit ücret alınması yasaya aykırı değildir.
sonucuna varmıştır. Türk Telekom da bu karara dayanarak “sabit ücret” uygulamasını devam ettirdi. Dolayısıyla Beykoz’daki tüketicinin başvurusuna karşı alınan hakem heyeti kararı konusunda basında çıkan haberlerin, hele “artık sabit ücret alınmayacağı” ya da “tüm tüketicilerin paralarını geri alabileceği” konusundaki haberlerin abartılı olduğu düşüncesindeyim.
Nitekim benzer bir karar, yine bir tüketicinin başvurusu ile GSM sektöründe geçtiğimiz yıllarda alınmıştı. Ancak orada da mahkeme iptal etmişti. Çünkü sabit ücret tüm dünyada var olan bir uygulama. Telekom firmaları ister sabit hat, ister mobil olsun, hatlarının bakım ve yatırım giderlerini, tüm kullanıcılarına eşit miktarda paylaştırmak amacıyla bu tür uygulama yapıyorlar. Yurtdışındaki bazı operatörler bunu yapmıyor gözükseler de, onlar da kontör ücretlerine yansıtıyorlar.
Sabit Ücret, Telekom Operatörleri tarafından Bakım ve Yatırım Karşılığı Alınır
turk-internet.com araştırmalarına göre, telekom sektöründeki sabit ücret uygulaması, tüm firma müşterilerinin, kullandıkları networkün bakım ve yeni yatırım mastaflarına eşit miktarda katılmaları amacıyla konulmuş bir ücret.
Türk Telekom’da evine telefon alıp, bu telefona düşen yıllık bakım ücretini karşılayacak kadar konuşmayan abonelere karşı önlem olarak yıllar önce konulan “sabit ücret” önceleri 100 kontörü kapsıyordu. Yani 100 kontörün altında konuşanlar, kendi telefonlarına düşen bakım, yatırım rakamını bu şekilde karşılamış oluyorlardı. 100 kontörün üzerine çıklması durumunda ise yatırım ve bakım ücreti kontör rakamının içine konulmuş oluyordu.
Ancak, kontör içine yedirilen bakım ve yatırım giderleri rakamı, çok konuşan kişiler aleyhine işliyor. Telekom operatörleri çok konuşan müşterisine daha avantajlı rakam sağlamak istiyorsa (sürümden kazanmak) sabit ücret alıyor.
Bugün dünyadaki telekom firmalarına bakıldığında, bakım ve yatırım masraflarına karşı gelen bu ücret bazılarında aylık sabit ücretler olarak alınıyor, bazılarında kontör ücreti içine yedirilerek sunuluyor.
Tüketici Hakkını Aramaya Başladı ama Hala Bilinçsiz
Türk Halkı’nın dünya’daki telefon ücretlerinin 2-4* katı ödemelere yaptığı yıllardan geçtik. Örneğin, yurtdışında olanlar bizi arardı. Çünkü ülkemizden yurtdışını aramak çok pahalıydı. Çünkü Türk Telekom tekeldi ve başka bir telekom firması yoktu. 1 ocak 2004 yılında telekom sektöründe serbestleşme ilan edildikten sonra, 2004 temmuzunda Türk Telekom tarafından % 80’lere** varan indirim yapılana kadar, bu yolla, aslında politikacıların amaçlarını finanse ettik. Her gelen hükümetin kendi adamlarını yerleştirdiği Türk Telekom’da bir ara eleman sayısı 70.000’lere*** vardı (şu anda 38.000 ve bazılarına göre Grev döneminde azalan 26.000 kişiye ve sabotajlara rağmen çalıştığına göre 13.000 kişiyle de çalışabilir). Bütün bu elemanların maaşlarını Türk halkı ödedi. Ayrıca, Tekel, THY gibi Türk Telekom da hazine açığını kapatma amacıyla zam yaptı. Sonuçta Türk halkı bunların hepsini yıllarca 2-4 kat pahalı telefon ücretleri ödeyerek finanse etti.
turk-internet.com’da yıllardan bu yana tüketici bilinçlenmesine yönelik yayınlar yapıyoruz. Bu nedenle artan tüketici şikayetlerini olumlu ve iyiye işaret olarak yorumluyoruz, tüketicilerin bilinçlenmesinde payımız olduğunu da düşünüyoruz. Ancak bu şikayetten de görüldüğü gibi, tüketici şikayetlerimiz hala pek bilinçli değil.
Örneğin, ülkemizde 2004’de ilan edilen serbestleşmeye karşın, hala sabit telefon hizmeti sadece Türk Telekom tarafından sunuluyor. ADSL hizmetinin başka Internet Servis Sağlayıcılar tarafından sunulmasının yolu yıllardan beri tıkandı. Kablo internet sunan firmaların elinden çalışma şansları alındı****. Bu yolları açması yani sektörü düzenlemesi için kurulan Telekomünikasyon Kurumu ise bu konuda, sanırız siyasetçilerin engellemesi nedeniyle uzun yıllardır belirleyici***** olamadı, pek bir şey yapamadı. Buna karşın, telekom sektörünün bağlı olduğu Ulaştırma Bakanı Binali Yıldırım her yerde ADSL sayısının yüksekliği ile ve kendilerinin yolu açtıklarını iddia ederek övündü. Gerçek böyle mi?
Gerçek böyle ise, biz neden hala Avrupa ve Dünya’da internet kullanımında % 20’ler seviyesindeyiz? Neden internet ücretleri hala pahalı? Neden kablo internet kullanımı ülkemizde bu kadar geri?
Neden 1995’li yılların siyasetçilerin önünü açtığı mobil sektörün firmalarında ülkemizin işadamlarının sahipliği 2000’li yıllar sonrasında yok oldu ya da sınırlı kaldı?
Neden başka hiçbir ülkede olmayan ÖİV (özel işletim vergisi) ödüyoruz? Örneğin yukarıda sabit ücret olarak bildirilen rakamın 1 milyarını devlet KDV ve ÖİV olarak alıyor. Hem de dünyada, Birleşmiş Milletler, Avrupa Birliği ya da ITU tarafından, iletişimin en tabi hak olduğu ve kolaylaştırılması gerektiği konuşuluyorken..
Neden cep telefonu konuşmalarımızda ödediğimiz 100 YTL’nin 34 YTL’si****** yaptığımız konuşmayken, ortalama 66 YTL’ye varan kısmı vergi ve biz bunu neden ödemek zorundayız? Böyle bir şey dünya yüzünde görülmüş müdür? İnanılır gibi değil? Kimse buna ses çıkarmıyor mu?
Bugün Türk telekom sektörü hacminin 16-17 milyar $ olduğu beyan ediliyor. Eğer böyleyse, bu rakamın içinde devletin aldığı vergi 5 milyar $ yani 6 milyar YTL civarı olduğu söylenebilir. Bu rakamın 3 milyar $’ı yani 3,5 milyar YTL’si deprem zamanı konulup hala neden devam ettiği belli olmayan ve ülkemiz dışında başka bir ülkede olmayan Özel İletişim Vergisi (ÖİV) olarak hesaplanıyor. Bu rakam tamamen tüketicilerin cebinden çıkıyor.
Şimdi bakalım, tüketici neyle uğraşıyor? Aylık 10 YTL’lik sabit ücretle. Diyelim ki, bu ücret kaldırılsın.. O zaman ne olur? Türk Telekom yatırım ve bakımını finanse etmek için kontör ücretinden ayırdığı bu maliyeti, yeniden kontör ücretinin içine yedirir. O zaman tüketici ne kazanmış olur?
Ama diğer yanda devletin etrafa saçtığı ve bilmem başka ne yaptığı paraları finanse ettiğimiz Özel İletişim Vergisi denen ve dünyanın başka hiçbir yerinde olmayan bir garabet vergiyi finanse ediyoruz. Akıllı !!!! Türk tüketicisi, konuştuğu telefon ücretinden daha fazlasını vergi ödediğini farkında mı değil? Bu parayı 10 YTL’ye karşı daha mı az görüyor?
Tüketicilerin asıl bakması gereken noktalar buraları. Yoksa geçici olarak kazandıkları, dayanağı olmayan zaferler ancak oyalayıcı oluyor. Telekom sektörünü serbest bıraksalar, sabit telefon sunan başka operatörler olsa acaba sabit telefon ücretlerinde indirim olur mu, olmaz mı?
Biraz daha dikkatli bakın sayın tüketiciler !!
* Türk Telekom Haksız Rekabet mi Yapıyor?
** Türk Telekom’da % 80’e Varan İndirim (2004)
*** Türk Telekom’da Eleman Sayısı Ne Olmalıdır? (2004)
**** Kablo Şebekesinin Durumu
***** Nerde Bu Telekomünikasyon Kurumu? (2003)
****** Cep Operatörüne Ödediğimiz 100 YTL’nin 66 YTL’si Vergi
30 Ocak 2008 itibariyle güncelleme : Sabit Ücretin kaldırılmasını istemenin anlamsız olduğunu, kaldırılsa bile kontörlere yedirileceğini yukarıdaki yazımda, nedenleriyle anlattım. Bu nedenle yapılan yorumlara ayrıca cevap vermedim. Ama aşağıda DOLAR takma ismi ile yorum yapan okuyucumuz önemli bir noktaya parmak basmış. Tüketici olarak sabit ücretin kaldırılması değil ama miktarına itiraz edilebilir. Bu itirazı zaten Telkoder yapmış ve hatırlanacağı üzere ilk tarife için yürütmeyi durdurma almıştı. Türk Telekom bunun üzerine daha düşük oranlı bir tarife belirlemişti. (Bkz : Danıştay Türk Telekom Tarifesini Durdurdu ve Türk Telekom’dan Yeni Ses Tarifesi)
31 Ocak 2008 itibariyle güncelleme : Telekom konusunda “bilincin yükselmesini” temin etmek için, yapılan yorumları (yalan bilgi, hakaret vs içermediği sürece) yayınlamaya gayret ediyoruz. Ancak bu yorumlardaki hataları da belirtmek zorundayız. Aşağıda Cem Sağlam adı ile yorum yapan okuyucumuz Anayasa Mahkemesi kararını bulamadığını ifade ettiği için yeniden Avukat Ali Suat Güzeloğlu ile görüştük;
Bir konuda “istemek” başka bir şeydir, “var olan” başka bir şey. Benim elimde olsaydı ve sabit ücreti keşke kaldırabilseydim. Elimde olsa mutlaka kaldırırdım ama ben burada HUKUK çerçevesinde olanları ifade ediyorum.
Anayasa Mahkemesi, tarihini verdiğim kararla “kanunda geçen sabit ücretin aykırı olmadığı” kararını verdi. Eğer aykırı deseydi, o zaman sabit ücretin davalarla iptal edilebilmesinin yolu açılabilirdi.
Anayasa Mahkemesi kararı linki maalesef internette yok ama ilgilenenler
- Danıştay 13. Hukuk Dairesi; 2005/1754-E ve 2006/3981-K ile Karar Tarihi : 16/10/2006 ile
bir zahmet araştırıp öğrensinler. Ayrıca GSM sektöründeki sabit ücret kararı için de DANIŞTAY Onüçüncü Daire’nin, 30/9/2005 tarihli Esas No : 2005/7183 ve Karar No
: 2005/4803 kararına bakılmalıdır.
AVukat Güzeloğlu’nun söyledikleri böyle. turk-internet.com’un haber verirken amacı, sizlerin de bildiği gibi olayları “sansasyonel nasıl sunarım” değil “doğrusunu nasıl veririm”dir. Bu kapsamda sabit ücretin kaldırılması konusunda bir dava açmanın anlamlı olmadığı ama belki meblağ konusunda (enflasyon oranı üzerinde bir zam yapılmıştı) bir dava açmanın anlamlı olabileceğini yeniden not ediyoruz. Hatırlarsanız, geçen yıl kontör ücretlerine TK’nın ilgili tebliğindeki tavan nedeniyle % 6 zam yapılmış ama sabit ücretteki zam oranı % 25 civarında gerçekleşmişti.



Kaynak : 