Türk Telekom özelleştirmesi 1990’ların başından itibaren ülkemizi en çok meşgul eden konuların başında gelir. Bir tarafta şirketin çağın gerektirdiği ve müşterilerin memnuniyetini sağlayacak düzeyde çalıştırılmadığı ve partizan amaçlar için kullanıldığı nedenleriyle özelleştirilmesini isteyen liberal ekonomi yanlıları, diğer yanda güvenlik, istihdamın korunması gibi nedenlerle özelleştirmesine karşı çıkan devletçiler yıllardır bu konuyu tartışırlar.
İşte 2005 yılı bu tartışmada ve süreçte, önemli bir kilometre taşı oldu. Çünkü AKP hükümeti kararlı davranarak, yönetimindeki Özelleştirme İdaresi idaresinde Türk Telekom’un % 55’inin satışını, hemen hemen 8-9 ay diyebileceğimiz bir süre içinde tamamladı.
Bu konuda son günlerde Oger Telecom’un Dubai ve Londra borsalarında 25 kasım civarında hisse satışına gideceği haberleri ile yeniden alevlenen bazı spekülasyonların var olması, genel seçimlerin gerçekleştirileceği zaman dilimine giriliyor olması gibi nedenlerle zaman içinde bazı tartışmaların yükseleceği bilgisini ve görüntüsünü aldığımızı da buraya not düşelim ve şimdi kısaca bu süreci hatırlatalım ve şu ana kadar gelişen sonuçlarına da bir göz atalım;
Özelleştirme Süreci
Sürecin önemli tarihlerini ve olaylarını hatırlatacağımız bu bölüme, Türk Telekom özelleştirmesinde 2000 sonrası önemli bir merhaleyi oluşturan, zamanın Ulaştırma Bakanı Enis Öksüz ile Ekonomiden Sorumlu Devlet Bakanı Kemal Derviş arasındaki tartışmayı not ederek başlayalım. Özelleştirme konusunda bayağı şiddetli bu tartışmaların sonucunda ortaya “Altın Hisse” kavramı çıkmıştı. Ancak son dönemde bu kavramın AB tarafından işlem dışı bırakılabileceğini de Telecom Italia olayları sırasında gördük.
Bu dönemde, 2002 yılının sonunda atanan Türk Telekom yönetimi 2004 yılı dahil, özelleştirme sürecinin detayları üzerinde çalıştı.
Bu detaylarla oluşturulan ve 2005 yılı başında açıklanan özelleştirme ihalesinde pek çok firma niyetli gözükürken, 13 firma ve 1 girişim grubu ön yeterlilik aldı. Bir firmalardan Belgacom, Telefonica gibi bir kaç tanesi 2005 ilkbaharında özellikle Avea konusunda açıklık olmadığı gibi nedenler bildirerek ihaleden çekildiler (gerçi Telefonica bu nedeni açıklaması ile ilgili olarak sonradan özür diledi).
Bilgi Odasının açılması, ortaklıkların yapılanması gibi dönemlerin arkasından haziran 2005 sonunda ihaleye 4 firmanın katılacağı kesinleşti. Bunlar, TurkTell, Koç-Carlyle, Çalık-EtiSalat ve Oger Telecom idi.
1 temmuzda yapılan ihalede, kapalı zarflarda en yüksek fiyatı veren 2 firma Özelleştirme İdaresi ile açık pazarlığa oturdu ve 6,6 Milyar $’lık Çalık-EtiSalat teklifini 6,65 milyar $ ile geçen Oger Telecom ihaleyi alıverdi.
Bu dönemi, Rekabet Kurulu incelemesi, Bakanlar Kurulu kararı, Resmi Gazetede yayın, Satış Sözleşmesi ve İmtiyaz Sözleşmelerinin imzalanmaları gibi adımların olduğu yaz dönemi takip etti.
Özelleştirme ihalesinin yıllardan bu yana gerçekleştirilememesinin en büyük nedenlerinden birisi, bu konudaki tartışmalardı. Süreç devam ederken de pek çok tartışma ve açılan davalar oldu. Ancak bunların hiçbirisi, özellikle de sendikaların ilan ettikleri boykotlar etkili olamadılar.
Sonuç olarak Danıştay da ihale sonucunu onaylayınca, şirket yönetimi peşinatı ödeyen ve imtiyaz sözleşmesine imza atan Oger Telecom’a 14 kasım 2005 tarihinde devredildi.
Yarın ki bölümde size Oger sonrası Türk Telekom’da yatırım, sektörle ilişkiler, personel politikası ve organizasyon konusunda neler değişti ya da değişmedi, onları anlatacağım..



Kaynak : 