Türk Telekomünikasyon Sektöründe serbestleşmeye sadece 2 ay kaldı. Ancak hazırlıklar son derece zayıf. Özellikle rekabet koşullarının incelenmesi hayli önemli ama bu konuda yapılan çalışmalar maalesef fazla değil.
Bu az sayıdaki çalışmalardan bir tanesi Muğla Üniversitesi I.I.B.F. İktisat Bölümü öğretim üyelerinden Yrd.Doç.Dr Selahattin Bekmez ve Arş.Görevlisi Necla Ayas tarafından yapılmış. Oyun Teorisi yaklaşımı ile yapılan çalışma Rekabet Kurumu’nun geçtiğimiz aylarda düzenlediği bir toplantı için hazırlanmış. Size çalışmayı bölüm bölüm sunuyoruz.
TÜRK TELEKOMUNİKASYON SEKTÖRÜNDE YENİ EKONOMİ VE REKABET: UYGULAMALI OYUN TEORİSİ YAKLAŞIMI
1-Giriş
Teknolojik gelişmelerle birlikte dünyada çok büyük ve hızlı değişimler yaşanmaktadır. Küreselleşme bu değişimin en önemli sonuçlarındandır. Bu sürecin en yoğun yaşandığı sektörlerin başında, telekomünikasyon sektörü gelmektedir. Küreselleşmenin taşıyıcısı ise iletişim ve bilişim alt yapısıdır. Yeni enformasyon ve iletişim teknolojileri küresel ekonomiye paralel olarak genişlemekte, ülkeler ve bölgeler arasında asimetrik büyümeye neden olmaktadır. Küreselleşmeye entegre olmuş ülkelerde bilgi ve iletişime dayalı iş kolları geleneksel sanayi alanlarının yerini almakta, iletişime yatırım yapan ülkelerin milli gelirleri daha hızlı artmakta ve bu ülkelerde bilişim, finans ve eğitim gibi kalkınmanın lokomotifi olan sektörler hızla gelişmektedir.
Telekomünikasyon sektörü donanım ve hizmetler olmak üzere iki bölümden oluşmaktadır. Sabit ve mobil altyapı, terminal cihazları, kullanıcı santralleri donanım alt yapısını oluştururken, Sabit ve mobil telefon, kiralık hat, kablo tv ise hizmetleri oluşturmaktadır(Saygı, 2002:28). Çalışmada mobil telefon hizmetleri ile kiralık hat hizmetleri üzerinde durulmaktadır. Teknolojik gelişmeler, sabit hizmetler olarak adlandırılan klasik telekomünikasyon hizmetlerinin değişik platformlarda (mobil telefon,internet gibi v.s.) çeşitlenerek artmasını sağlamıştır. Bu hızlı gelişmeler sektör dinamiklerini sabit telefon pazarından mobil telefon hizmetlerine doğru kaydırmıştır.
2- Telekomünikasyon Sektörünün Önemi
Telekomünikasyonun ekonomik gelişme ve kalkınmadaki önemi 1980’li yılların başından itibaren dünya ekonomisinde gözlenen küreselleşme eğilimleriyle artmıştır. Günümüzde telekomünikasyon hizmetleri sosyal yaşamın ayrılmaz bir parçası olduğu gibi ekonomik kalkınmanın da en temel altyapısı halini almıştır. Bilgi ve iletişim teknolojilerindeki gelişmeler, bilgiye erişimi kolaylaştırarak insanların yaşamlarında yeni bir dönem başlatmıştır.
Teknolojinin büyük bir hızla ilerlediği günümüz rekabet ortamında avantajlı duruma geçmenin anahtarı, bilişim teknolojilerinin üst düzeyde kullanılmasıdır. Dünya ekonomisi daha liberal bir yapıya dönüştükçe, ekonomiler giderek bilgi yoğun hale gelmekte ve bilgi yoğunluğu artıkça bilgiye ve bilgi akışını sağlayan telekomünikasyon hizmetlerine talep giderek artmakta ve çeşitlenmekte, telekomünikasyon sektöründe yaşanan teknolojik gelişmeler de hem telekomünikasyon hizmetlerinin hem de dünya ekonomisinin küreselleşmesinde önemli rol oynamaktadır.
Serbest piyasa ekonomisinin etkin olarak işlemesi güvenilir bilginin uygun zamanda karar vericilere ulaşmasına bağlıdır. Kaynakların daha verimli alanlara kaydırılarak toplumsal refahın artırılması sürekli, güvenilir ve etkin bir bilgi akışı ile mümkün olmaktadır. Telekomünikasyon hizmetleri kaynakların etkin dağılımında önemli araçlardan biri olan mali piyasalar açısından yaşamsal önem taşımaktadır. Ayrıca haberleşme yoğun sektörler olan turizm ve ulaştırma hizmetlerinin ayrılmaz bir parçası olmuştur. Bunun yanında, üretici, toptancı, perakendeci ve tüketici zincirinde bilgi akışını sağlayarak her türlü mal ve hizmet piyasalarının arz ve talepteki değişimlere uyum içinde ve etkin bir şekilde işleyebilmesi için önem taşımaktadır.
Günümüzde, haberleşme ve bilgisayar teknolojilerinin birleşmesiyle olağanüstü bir gelişme gösteren telekomünikasyon hizmetleri dünyanın her yerindeki bilgi kaynaklarına erişebilme ve bilgiyi transfer edebilme olanağı sağlamaktadır. Küresel rekabet ortamında ülkelerin rekabet üstünlüklerini sürdürebilmeleri, öncelikle rekabet içinde olacakları toplumlarla eşit bilgi düzeyine sahip işgücü ile yakından ilgili görülmektedir.
e Piyasanın Yapısı ve Monopol’ün yapısının anlatıldığı devamı Türk Telekomünikasyon Sektöründe Rekabet – 2 başlığı altında okuyabilirsiniz.



Kaynak : 