Muğla Üniversitesi öğretim üyelerinden Yrd.Doç.Dr.Selahattin Bekmez ve Arş.Görevlisi Necla Ayas tarafından hazırlanan bu çalışmanın özgün başlığı “TÜRK TELEKOMUNİKASYON SEKTÖRÜNDE YENİ EKONOMİ VE REKABET: UYGULAMALI OYUN TEORİSİ YAKLAŞIMI” şeklindedir ve Rekabet Kurumu’nun bir toplantısında sunulmuştur.
Bu yazının önceki bölümünü Türk Telekomünikasyon Sektöründe Rekabet – 1 başlığı altında okuyabilirsiniz.
3–Piyasa Yapısı
Telekomünikasyon sektöründe üzerinde önemle durulan konulardan biri temel ve katma değerli hizmet alanları ve bu hizmetlerin sunulduğu altyapıda oluşturulacak piyasa yapısının belirlenmesi olmaktadır. Sektörün en önemli özelliği bazı hizmetlerin doğal monopol niteliği taşımasıdır. Yani ölçek ve kapsam ekonomileri yönünden kısmi hizmet veya hizmet demetleri ancak bir firma tarafından sunulunca en ucuza mal edilebilmekte, firma sayısının artması maliyetleri yükseltmekte ve rekabet bu hizmetlerin tüketiciye ulaştırılmasında etkinliği sağlamayabilmektedir.
10 yıl öncesinde telekomünikasyon şirketleri kamunun monopolinde olan kuruluşlardı. Ancak telekom şirketlerinin geleneksel sabit telefon hizmeti veren şirketler olmaktan çıkıp mobil ve cep telefonu, internet, kablolu TV, elektronik ticaret gibi “yeni ekonomi”adı verilen teknolojiyi geliştirmesi sürecinde bütün ülkeler hem sektörü hem de şirketleri yeni yapıya göre değiştirmişlerdir. Teknolojik ilerlemeye bağlı olarak sektör kapsamındaki bazı faaliyetlerin maliyet yapıları değişmiş, ölçek ekonomileri azalmış, hizmetlerin bir kısmı doğal monopol niteliğini kaybetmiştir. Bununla birlikte rekabetçi faaliyetler sektörün doğal monopol özelliği devam eden faaliyetlerden bağımsız olarak gerçekleştirilememektedir. Rekabete açılabilecek faaliyetleri sürdürenlerin doğal monopol bölümlerin hizmetlerine ihtiyaçları bulunmaktadır. Örneğin telekom hizmetini sunanların enterconnekte sistemden veya iletişim ağından yararlanmaları gerekir(Atiyas, 2000:20).
Küreselleşme sürecinde sektörün monopolcü yapısı yerini özelleştirme, serbestleşme ve konsolidasyon hareketlerine bırakmıştır. Yaşanan özelleştirme hareketi sonrasında telekomünikasyon sektöründe devletin işletmeci rolü ve etkinliği sona ererken, düzenlemeye ilişkin işlevlerinin daha büyük önem kazandığı görülmektedir.
3.1 Monopol
Piyasada belirli bir malın bir tek satıcısı olması durumunu belirtmek için kullanılmaktadır. Monopolde bir tek firma söz konusudur. Tam rekabette firmaların karşı karşıya olduğu piyasa talep eğrisi, monopolde tek firmanın karşı karşıya kaldığı talep eğrisi ile aynıdır. Monopolcü firma, tam rekabet piyasasındaki tek firma gibi, fiyatı veri olarak kabul etmek zorunda değildir. Yani monopolcü firmanın kararları malın piyasa fiyatını etkilemektedir.
Doğal monopoller genellikle büyük miktarlarda ilk yatırım gerektiren ve dolayısıyla sabit maliyetleri yüksek olan şebeke endüstrileridir. Gaz, elektrik, doğalgaz ve su şebekeleri, demiryolu ve son yıllara kadar telekomünikasyon doğal monopol olarak bilinen endüstrilerdir. Belirli özellikler doğal monopolleri diğer mal ve hizmet üreten endüstrilerden ayırt etmektedir. Doğal monopollerin hemen hemen tamamı hizmet sunarlar ve hizmetlerin bir mal gibi stoklanması mümkün değildir. Aynı zamanda doğal monopollerde hizmetler tüketiciye bir boru hattı ya da tel aracılığıyla ulaştırılır. Genellikle tüketicinin birden fazla hattan yararlanması hem ekonomik hem de pratik bir çözüm değildir. Bu endüstrilerde birden fazla firmanın faaliyet göstermesi şebekelerde dublikasyona ve dolayısıyla kaynakların israfına neden olmaktadır(Çakal,1996:20).
Bu yazının devamını Türk Telekomünikasyon Sektöründe Rekabet – 3 başlığı altında okuyabilirsiniz.



Kaynak : 