Muğla Üniversitesi öğretim üyelerinden Yrd.Doç.Dr.Selahattin Bekmez ve Arş.Görevlisi Necla Ayas tarafından hazırlanan bu çalışmanın özgün başlığı “TÜRK TELEKOMUNİKASYON SEKTÖRÜNDE YENİ EKONOMİ VE REKABET: UYGULAMALI OYUN TEORİSİ YAKLAŞIMI” şeklindedir ve Rekabet Kurumu’nun bir toplantısında sunulmuştur.
Bu yazının önceki bölümlerini
- Türk Telekomünikasyon Sektöründe Rekabet – 1
- Türk Telekomünikasyon Sektöründe Rekabet – 2
- Türk Telekomünikasyon Sektöründe Rekabet – 3
- Türk Telekomünikasyon Sektöründe Rekabet – 4
- Türk Telekomünikasyon Sektöründe Rekabet – 5
- Türk Telekomünikasyon Sektöründe Rekabet – 6
- Türk Telekomünikasyon Sektöründe Rekabet – 7
başlıkları altında okuyabilirsiniz.
6.3. Birden fazla Amaç Fonksiyonu Olması Durumunda Denge:
Klasik oyun teorilerinde sadece bir tek amaç fonksiyonu olmasına rağmen, telekömünikasyon sektöründe genellikle birden fazla objektif fonksiyon vardır. Özel fayda ve kamu faydası arasında bir çatışma olmaktadır.
Özel (bolunebilir) kriter: Faydanın ortaklar arasında bölüşüme tabi olması durumudur. Kar, para, somut mal, vs. gibi özel fayda içeren kalemler özel kriter olarak kabul edilmektedir. Ancak, faydanın ortaklar arasında bölüşülemez olması halinde kamu (bölünemez) kriter sözkonusu olmaktadır (işsizliğin ekonomiye etkisi, politik düzensizlik ve ülke güvenliği gibi).
Buradaki oyuna kamu faydasının eklenmesindeki temel gaye, merkezi bir otoritenin bu faydayı zaten düşündüğü ve ona göre pasif bir oyuncu olarak oyuna katıldığı varsayımından kaynaklanıyordu. Halbuki diğer bazı sektörlerde olduğu gibi, telekomünikasyon sektöründe de merkezi otorite kararları, oyuna yön veren diğer oyuncular tarafından etkilenmektedir. Dolayısıyla, oyuna merkezi otoritenin de aktif olarak katılması karar sürecinde Nash dengesinin belirlenmesinde etkinliği artıracaktır görüşündeyiz. Bu iki kriter arasında bir trade-off olduğu kabul edilirse, hangisine daha fazla önem verilmesi konusu karşımıza büyük bir sorun olarak çıkmaktadır. Başka bir deyişle, birden fazla gayeli oyun teorisinde, bir gayeyi, bir değer lehine yok etmek veya yok saymak, bir çok ilginç ve önemli konuların da çerçeve dışında bırakılmasına sebep olacaktır (Nouweland, 2002).
Çok kriterli anlaşmalı oyunlar Bergstresser ve Yu (1977) ve Lind (1996)’da ayrıntılı olarak tartışılmıştır. Burada aslında birden fazla oyun cereyan etmektedir. Kontrol otoritesi ile mevcut firmalar arasında, mevcut firmalar ve pazardan pay almak isteyen firmalar arasında, mevcut ve pazara girmeye calışan firmalarla bunlara hat kiralayan firma (eğer kontrol otoritesinden farklı ise) arasında, bunlarların tümü ile de devlet arasında birer oyun sözkonusudur.
Bu oyunu şekilsel olarak aşağıdaki şekilde ifade edebiliriz:

Buradaki en dış daire düzenleyici otoriteyi, ikinci daire hat kiralayıcıyı, en içteki ise pazara önceden girmiş firmaları ifade etmektedir. Dışarıdaki daire ise, piyasaya girmek isteyen ve diğer uç dairedekilerle bir pazarlık oyunu oynayan potensiyel firmaları ifade etmektedir. Anlaşmasız oyun Nash dengesinden sapmalara sebep olacak, bundan dolayı, oyuna taraf olan tüm oyuncular anlaşmalı Nash dengesi oluşması için katkıda bulunacaklardır. Düzenleyici otorite sadece kamu faydası üzerinde dururken, firmalar sadece özel fayda maksimizasyonu uzerinde duracaklardır. Ancak Nash dengesi böyle bir ortamda oluşmayacağı için, (oluşsa bile, anlaşmasız oyunda daha az fayda elde edileceği için), anlaşmalı oyun stratejileri oyunun ilk başlangıcında gündeme gelecek ve Nash dengesi sağlanmış olacaktır.
Bu yazının “Türkiye Uygulamaları”nın incelendiği devamını Türk Telekomünikasyon Sektöründe Rekabet – 9 başlığı altında okuyabilirsiniz.



Kaynak : 