Bu makalenin ilk bölümünü burayı tıklayarak ve ikinci bölümünü de burayı tıklayarak okuyabilirsiniz.
İlk bölümde kısaca bir kim etkilenir özeti yapmıştık. İkinci bölümde ise rakamsal analiz verdik. Şimdi olayın bir de teknoloji ve rekabet boyutuna bakalım.
Turkcell’in bu işlemi uygulayabilmesi için, ev olarak tanımlanan bölgeler Turkcell networkünden, 8008 nolu telefonun aranması gerekiyor.
Turkcell uzmanları, evlerin Turkcell santralları tarafından tanımlanması anlamına gelen bu çalışmanın dünyada henüz çok yeni uygulanmaya başlandığını ve 1-2 örneği olduğunu belirtiyorlar.
Ancak not ettikleri başka bir unsur, bu uygulamanın Turkcell Teknoloji tarafından geliştirildiği, bu yılın başında dünyanın 2 farklı yerinde başlatılan örneklerden daha ucuz bir maliyet getirdiği ve daha fazla kullanım kolaylığı olduğu şeklinde.
Bu nedenle Turkcell yetkilileri bu teknolojinin aynen mobil imzada olduğu gibi yurtdışına satılabilir bir geliştirme olduğunu belirtiyorlar.
Ama farklı düşünenler de var. Konu hakında yorumlarını istediğimiz, Türk Telekom’dan olmayan bir sektörel uzman konuyu şöyle analiz etti ;
Gelişmiş ülkelerdeki aynı olmayan ama benzer örneklerde ev ortamındaki indirimli görüsmeler ev ortamındayken devreye giren Wi-Fi ve Internet teknolojileri sayesinde gerçekleştirilmektedir. Yani yurtdışındaki uygulamalarda teknolojilerin “converge” etmesi, birden çok teknolojinin tek bir ürün/çözüm etrafında yakınsaması sözkonusu iken; son kullanıcı gözüyle maliyetler düşüldüğü için olumlu bir uygulama gibi gözukse bile, ülkemizdeki uygulamada aslında maliyeti düşüren yeni bir telekomünikasyon teknolojisi vesair kullanılmıyor olması dikkat çekicidir.
Ülkemizdeki uygulama, yeni bir teknoloji sunup, bu yeni teknolojinin getirdiği maliyet ve yapılabilirlik avantajından faydalanip tüketiciyi kazançlı çıkarmaktan farklıdır. Tam tersine bu uygulama ile Turkcell; tüketicinin GSM teknolojisine alternatif bir telefon teknolojisi kullanma şansının (yani rekabetin) olmadığı (yani evden uzak) mekanlarda dakika ücretini yüksek tutup, GSM teknolojisine rakip olabilecek bir alternatif telefon teknolojisinin mevcut (yani rekabetin) olduğu (yani ev içi) mekanlarda GSM ücretini düşük tutmaktadır.
Yeni bir teknoloji veya genel anlamda GSM ücretlerini düşürmek, gelişmiş ülkelerdeki seviyelere çekmek gibi bir çalışma yoktur. Sokaktayken Turkcell ile görüsme yapmanın tüketiciye maliyeti halen gelişmiş ülkelerdeki seviyelerin üzerindedir.
Turkcell 0,136 YTL vergiler hariç fiyattan toptan olarak şebekesine sonlandırma yapmaktadır. Diğer yandan EvTurkcell tarifesini incelediğimizde görebileceğimiz dakika tarifenin vergisiz hali 0.05 / 1,18 = 0.042 YTL olup, bu hem Turkcell şebekesinde cagri başlatma hem de Türk Telekom şebekesinde çagrı sonlandırma maliyetlerini içermektedir.
Basit bir aritmetik hesap yapıldığında Turkcell’in çağrı başlatma için “gördügü” maliyet 0,02 YTL civarlarında’dir. Bu durumda 0,136 YTL/dk’dan (vergiler hariç) toptan olarak çağrı sonlandırma hizmetini lisanslı ve altyapılı işletmecilere satıyor olup da, kendi perakende hizmeti icin bunun 7 misli az bir maliyet hesaplayabiliyor olması Regülasyon ve Rekabet açısından oldukça düşündürücüdür.
Diğer yandan ADSL hattı olan 4,7 milyon “TTnet A.Ş. ADSL abonesi”, halihazırdaki mevzuat gereği ADSL hizmetini alabilmek icin “Turk Telekom Telefon abonesi” de olmak zorundadırlar. Bunun da Türk Telekom’un sabit hat abonelerine göz diken Turkcell’in EvTurkcell tarifesi için bir engel oluşturacağini düşünüyorum.
Sonuç olarak; EvTurkcell uygulaması her ne kadar kulağa yeni ve tüketiciye avantaj sağlayan bir teknolojiymis gibi gelse de, aslında içinde yeni bir teknoloji barındırmamaktadır, Turkcell’in evden de kullanılsa sokaktan da kullanılsa maliyeti aynıdır, ve Turkcell TT abonesini alabilmek için fiyat sıkıştırması yapmaktadır. Buradan da neticede GSM kullanıcılarının kendisi zararlı çıkmaktadır (sokakta iken GSM kullanmanın maliyeti gelişmiş ülkelerdekinin halen üzerindedir). Toptan olarak dakikası 0.136 YTL’den satilan Turkcell sonlandırma hizmetinin, yükaridaki metindeki hesaplamalardan ötürü en fazla 0.02 YTL/dakika seviyelerine indirilmesi gerektiğini dusunuyoruz.
Aynı zamanda regulasyon açisindan Telekomunikasyon Kurumu’nun zaman geçirmeden hem bu tip fiyat sıkıştırmalarını mercek altında tutması, hem de GSM şebekelerden çağrı başlatılabilmesi için gerekli mevzuat çalismaları harekete geçirmesi gerektiğini düşünüyorum.
Uzmanımız olayın regülasyon ve rekabet tarafına dikkati çekiyor. Telekomünikasyon Kurumu 2007 haziran ayında “Sabit Telefon Hizmetleri” adı altında bir lisans verme kararı aldı. Ağustos ayında Resmi Gazete’de yayınlanan bu karar, “ses sektöründe rekabet var” demenin son şartını yerine getiriyordu. Yani şehiriçi görüşmeleri tüm UMTH operatörlerine de açıyordu. Ancak bu çalışma Türk Telekom’un mahkemeye vermesi ile durdu. Bunu sektördeki uzmanlar ;
Bu her zaman yapılan bir strateji. VoIP olayında da pek çok firma Türk Telekom tarafından “devlet güvenliği” dahil çeşitli nedenlerle mahkemeye verildiler. Sonuçta her biri beraat etti. Ama süreç de geriye atıldı. Sabit telefon lisansı yani şehiriçi görüşmelerin rekabete açılması konusunda da aynı şey oluyor. Telekomünikasyon Kurumu da buna göz yumuyor. Veya serbestleşmede biz elimizden geleni yaptık demek için lisansı çıkarıyor ama gördüğünüz gibi rekabet hala kapalı.
Bu ifadelerden de görebileceğiniz gibi, Turkcell’in atağının en önemli yanı “Rekabet”.
Yarın Turkcell’in bu adımın neden atmış olabileceği konusundaki yorumları aktaracağım.. Üstelik bu yorumların içinde siz okuyucularımızdan gelen bazıları da yer alıyor olacak.



Kaynak : 