Söyleşinin İlk bölümünü Türkiye Korsan Parti Hareketi: Devletler Ne Kadar Kısıtlayıcı Olursa, KP’lerin Oyları O Derece Artacaktır – 1 başlığı altında okuyabilirsiniz.
Korsan Partiler Dünya siyaset arenasında yerini sağlamlaştırırken, bugünün siyasi dünyasına ait konulardan çok, internete dair konularla ilgilendikleri görülüyor.
Bunun en önemli nedeni, bugün artık “şirketlerin dünyası” haline gelmiş olan dünyanın ekonomik ilişkilerinin, internet nesli olarak bilinen nesli rahatsız etmesi. Bu rahatsızlık, telif hakları konusunda çok açıklıkla görüyoruz.
Dolayısıyla bu hareketin üyeleri de genellikle gençler ve yukarıda da bahsettiğimiz üzere, bu hareketin söylemlerinde –ne Almanya’da, ne İsviçre’de– “ekonomi” gibi popüler siyasi başlıklar henüz yer almıyor. Bunu ve Anonymous ile Occupy hareketini de Türkiye’deki temsilcilere sorduk :
turk-internet.com: Geleneksel anlamda bir siyasi partiden beklenenler hem toplumsal hem de ekonomik anlamda geniş vadeli plan ve programlar açıklamaları ve bir görüş benimsemeleridir. Ancak gözlemleyebildiğim kadarıyla Korsan Partisi hareketi, siyasi bir parti olarak seçimlere katıldığı ülkelerde bile örneğin Avrupa’daki ekonomik durağanlık veya işsizlik sorunuyla ilgili bir politika yürütmüyor… Bu durum, hareketin sürdürülebilirliği açısından sorun yaratmıyor mu? Biz internet şeffaflığı, kişilerin mahremiyet haklarının korunması ve sorunlu telif haklarıyla ilgilieniyoruz yaklaşımı Parti oluşumundan ziyade bir sendika veya dernek yapılanması değil midir?
Korsan Parti Hareketi: Genel olarak KP üyeleri ve kitlesi bilişim sektöründe olan insanlardan oluşuyor. Bu nedenle de çoğunluk için öncelik her zaman tüm KP’lerin ortak ilkeleri olan özgür internet, sansüre karşı olan tavrımız, bilgi paylaşımı önündeki engellerin kaldırılması gibi noktalar. Aslını isterseniz KP seçmeni ya da üyeleri arasında işsizlik ve ekonomiye yönelik politika isteyen kitle henüz kalabalık değil, dolayısıyla böyle bir ihtiyaç henüz dikkat çekici noktada değil.
Bir diğer nokta da şu ki, KPler standart politikalar izlemiyorlar. İsveç KP’nin politikaları ile Alman KP’nin politikaları arasında bir eşlikten söz etmek güç. Örneğin Piraten Partei’ın göç politikası da var, endüstriyel hayvancılığa da itirazı var. Genel olarak kamuoyu parti programlarını pek okumadığı için KPlerin gündemi de öne çıkan konulardan ibaret sanılıyor. Oysa neredeyse her ülkenin korsanları kendi hassasiyetlerini parti programlarına entegre etmeye çalışıyor
turk-internet.com: Korsan Parti hareketinin bildiğimiz anlamda organizasyonel bir yapısı olmaması (genel başkan, koordinatör, sekreter ve hatta sözcü olmayışı) hareketin organizasyonu ve tanıtımı açısından sorun teşkil etmiyor mu? Gerçi aynı merkeziyetçi olmayan yapı Occupy hareketinde, yer yer Arap Baharı’nda ve Anonymous grubunda da mevcut ve onlar açısından bir sorun teşkil etmedi. Ancak hem Occupy hareketi hem de Anonymous’un sürekli temas ve iletişim halinde oldukları bir yapı var. Üstelik onlarda hedef daha somut ve eylem tabanlı sürekli bir hareketlilik söz konusu… Sizde durum nasıl işliyor?
Korsan Parti Hareketi: Bizim de sürekli temas halinde olduğumuz alanlar var. örneğin Anonymous iletişimini IRC üzerinden sağlıyor, KP’lerin de tamamen ortak kullandıkları IRC serverları var. Orada da sürekli olarak Avustralya’dan Brezilya’ya kadar her ülkeden korsanlarla iletişim kurmak ve duruma göre işbirliği gerçekleştirmek olası, ki “korsan” sıfatı üzerine inşa edilmiş böyle bir arkadaşlık ve sürekli iletişim hali de mevcut. Ancak KPler ve Anonymous pek de kıyaslanabilecek hareketler değiller.
Birincisi Anonymous ve Occupy hareketlerinin yasal olmak gibi bir kaygıları yok, kurumsal bir imaj kaygıları yok, dolayısıyla eyleme geçmeleri daha kolay. Onlar tüm eylemlerini sivil itaatsizlik üzerine kurguluyorlar. Yasalarla kurumsal olarak yüz yüze gelmek gibi bir riskleri yok. Aynı şey KPler için söz konusu değil, genel olarak tüm KPler eylemler söz konusu olduğunda bir konsensus arıyor, bu da olabildiğince demokratik bir yöntem olmakla birlikte kaçınılmaz olarak bizi yavaşlatıyor.
turk-internet.com: Daha geniş bir perspektiften bakıldığında, Anonymous, Arap Baharı, Occupy hareketleri ve benzerlerinin sürekli “kısa süreli ve küçük ölçekli olaylar” olarak görülmeleri ancak giderek güç kazanmaları söz konusu. Acaba bildiğimiz anlamdaki siyaset yavaş yavaş değişiyor mu? “Komünizm – kapitalizm”, “sağ – sol”, “merkez partiler”, “muhafazakarlar” gibi kavramlar yavaş yavaş yerlerini yepyeni bir siyasete mi terk ediyor?
Korsan Parti Hareketi: Bildiğimiz anlamda siyasetin değiştiği fikri tartışmaya açık bir görüş. KP’ler belirli konulara odaklanmış partiler, diğer konularla ilgili politikalar ikincil sırada kalıyor daha önce de değindiğimiz gibi. İdeolojik bir merkez etrafında toplanmış değiliz, bu aslında bir dezavantaj bile sayılabilir çünkü bir konuda söylem oluştururken kafalarda şekillenen “sağ-sol” “liberal-sosyalist” gibi kavramsal çatışmaların ötesinde kalmak politik olarak çok da kolay değil. Bu haliyle KPler aslında tıpkı yeşil hareket gibi ya da kadın hareketi gibi kendi alanı üzerine odaklanmış bir diğer post-modern dönem siyasal topluluğu.
Bizi yeşillerden ya da kadın hareketinden farklı kılan şey, kullandığımız iletişim araçları. O da tahmin edilebilir bir şey, hepimiz günde en az 10 saat bilgisayar karşısındayken, internet kısıtlamaları yüzünden nineler dahi proxy-dns kullanmaya başlamışken bizim konvansiyonel medya üzerinde olmamız çok da akıllıca olmazdı.
Her şeyden önce The Pirate Bay tüm korsan partiler için deyim yerindeyse mabed sayılırken internet dışında bir mecrada kalmamız düşünülemezdi. İnternet de bize kaçınılmaz olarak daha özgür ve daha eşit bir ortam sağlıyor.
Şu anda herhangi bir KP üyesi ya da sempatizanı internet üzerinden Pirate Parties International core team’e ulaşabilir. Dünya üzerindeki başka herhangi bir siyasi topluluk böyle bir eşitlik sağlamıyor göründüğü kadarıyla.



Kaynak : 