internet.com editörleri 2007’deki teknolojik yönelimler konusunda okuyucuları için bir yol haritası hazırladı.
Microsoft 2007’ye girerken, beraberinde bireysel tüketicilerden, en büyük IT merkezlerine dek tüm pazar segmentlerinde satışa sunabileceği geniş bir yeni ürün listesini de beraberinde taşıyor. Bu durum hali hazırdaki ürünleri geliştirmekten daha ilgi çekici olabilir, tabi Vista hariç.
Sadece pazarlama dışında, kalabalıkta kaynayıp gitme riski de zorlayıcı unsurlardan biri durumunda. Kısa bir sürede Vista, Office 2007, Exchange 2007, Expression, BizTalk Server 2006, Office Communication Server, .Net 3.0 ve Internet Explorer 7.0’nin hepsinin birden piyasaya sunulması biraz sıkışıklığa yol açabilir. Bu noktada ürünler biraz bulanık hale geliyor. Oysa Microsoft’un odaklanması gereken nokta, şirketin imtiyazlı ürünleri olan Windows ve Office olmalı.
Satış zorluğu probleminin haricinde bir başka mesele ise geliştiricileri Vista’nın arkasında toplayabilmek. Microsoft önem bakımından sıklıkla Vista’yı Windows 95 ile kıyaslamakta. Ancak Microsoft üzerine uzmanlaşmış araştırma kuruluşu Directions on Microsoft’dan Greg DeMichilie, Microsoft’un ISV desteğinde Vista ile Windows 95’in yakınından bile geçemediğine dikkat çekiyor.
DeMichilie internetnews.com’a verdiği demeçte “Windows 95’in henüz piyasaya sunulmadığı 1995 yılına geri dönecek olursak, işletim sistemi henüz yapılmadan önce ISV’lerin dizilmiş olduklarını ve satışa hazır hale geldiklerini görürüz,” diyor. DeMichilie “Bu sefer ise ISV’lerin çoğu daha hazır değiller,” diyor ancak diğer taraftan ISV’lerin hazır olmaları gerekmediğini de sözlerine ekliyor.
Windows 3.1 uygulamalarının pek çoğu Windows 95’te sorun yaşamaışlardı, ancak XP ile Vista arasında çok daha iyi bir uyumluluk söz konusu.
Neyse ki Microsoft mesele geliştirici desteği olduğunda işbaşında uyuyakalan bir çalışan gibi davranmıyor. 2007 yılında araçlar satırlarında önemli güncelleştirmeler yapılacak ve bunların arasında bir adet Visual Studio 2005 güncellemesi, başka bir .Net güncellemesi ve Expression Web geliştirme takımına ait bir dizi güncelleme de yer alacak.
Orcas kod adlı Visual Studio 2005 güncellemesi araç-takımında yapılacak önemli bir güncelleme olacak. Bu güncelleme Visual C# ve Visual Basic’e yapılacak yükseltmeleri destekleyeceği gibi, C# içerisinde yapılacak SQL çağrılarına olanak tanıyan bir .Net uzantısı olan LINQ’i de kullanıma sunacak ve 64-bit Windows desteği sağlamakla birlikte .Net 3.0’deki tüm büyük altyapı kütüphanelerine de destek sağlayacak.
Vista’nın diğer yarısı
Yeni araçlara ek olarak Microsoft 2007’de Vista’nın diğer yarısını da pazarlayacak: Longhorn Server’ı. Şu an için Longhorn Server hakkında çok fazla şey bilinmiyor. Microsoft’un en son piyasaya sürdüğü sunucuya (“Windows Server 2003”) uygun olarak bu sunucunun da Windows Server 2007 adını alması beklenmekle birlikte, Longhorn Server ismi bile henüz resmi olarak açıklanmış bir isim değil.
Şu kadarı biliniyor ki, bu sunucunun 32-bitlik ve 64-bitlik versiyonları piyasada olacak. 64-bitlik versiyon, veritabanları gibi yüksek iş gücü gerektiren ortamlar için optimize edilmiş olacak. Ve yine en azından iki adet 64-bitlik versiyon olacağı da bilinenler arasında: Küçük işletmelere ugun “Couger” versiyonu ve orta-büyüklükteki işletmeler için olan “Centro” versiyonu.
Microsoft Longhorn Server’ın satışına başladığında Vista müşterileri, bu sunucuyla birlikte gelen yeni işlevselliklere kavuşabilmek için bir yükseltim paketine ihtiyaç duyacaklar.
Henüz satışa sunulduktan sonraki birinci yılını doldurmamışken Windows Vista için bir servis paketi olacak mı? Microsoft bu konuda bir açıklama yapmıyor ve kimse kesin olarak bir şey söyleyemiyor. Peki bu durum isnanların Vista’yı almalarını ve kurmalarını engeller mi? Pek sayılmaz. DeMichilie pek çok müşterinin daha fazla beklemeye tahammülü kalmadığını düşünüyor.
DeMichilie “Pek çok şirket Windows XP’yi atladı ve tahminen XP’yi atlayan şirketlerin çoğu bu kez Vista’yı atlamayacaklar ve Vista’ya geçeceklerdir, özellikle de Vista’nın güvenlik konusundaki gücünü düşünürsek. Dolayısıyla bu oldukça önemli bir konu,” diyor. Ayrıca DeMichilie notebook kullanıcılarının masa-üstü bilgisayar kulanıcılarına göre Vista’yı daha erken benimseyeceklerini bunun için de çok haklı bir sebepleri olduğunu belirtti: BitLocker. BitLocker birisinin yasal olmayan yollardan elde ettiği tüm verilerin okunamaz hale gelmesini sağlıyor. Bu sene Emekliler İdaresi (Veterans Administration) gibi hükümet kurumlarında ve Boeing gibi özel teşebüslerde, içindeki hassas verilerle birlikte ortadan kaybolan bir çok notebook rapor edildi.
DeMichilie “Şirketlerin bu konuyla başa çıkabilmek için reel politikalar üretmesi için bu tip olayların daha kaç kere tekrarlanması gerekiyor, merak ediyorum doğrusu,” diyor.
Duvardaki tuğlalardan biri
Microsoft zorluklarla da yüzleşiyor. Yeni bir başlangıç yapanlar için, kendini tanıtmak ve ürününü satmayı başrmak hiç bir zaman kolay olmamıştır. 2005 yılında şirket, IT topluluklarını hedef alan ve kafalarının olduğu yere dinazor başları konulmuş insanların yer aldığı yazılı reklamlar yayınlamaya başladı. Bu reklamın tekst bölümünde ise Office’in en son sürümünü kullanmaya başlamayan insanların dinazor oldukları ve eski çağlarda kaldıkları fikri empoze edilmekteydi.
Sorun aslında şu ki; Office 2003 kullanmaya başlamayan insanlar genellikle Office XP ve Office 2000 kullanmaktaydılar. Dolayısıyla pek çok web güncesi yazarının ve habercinin de özellikle belirttikleri şekilde, Microsoft bu reklam kampanyası ile aslında kendi müşteri tabanına hakaret ediyordu.
Aslında Apple’ın “Ben bir Mac’im–I’m a Mac” tarzındaki kiş reklamları, Microsoft’un reklam çalışmalarına kıyasla çok daha fazla PC satılmasına yol açmıştı.
Sonuç olarak bu reklam “Mac”in yapmacık bir aptal gibi görünmesi ve”PC”nin sempati kazanmasına yol açtığı için, Apple “Mac” rolünü oynayan aktörden hemen vazgeçti.
DeMichilie Microsoft’un yüzleşeceği diğer zorlukları ise Google, on-line reklamcılık, bir hizmet olarak yazılım, açık kaynak, Linux ve benzerleri olarak listeliyor. Ancak Microsoft’un yüzleşmek zorunda olacağı ve bu listede yer almayan bir zorluk daha var: Microsoft’taki insan unsuru.
Bill Gates’in ayrılışı ve Ray Ozzie’nin şef teknolojist olarak göreve başlaması ile birlikte, Microsoft’un tepesinde bir karışıklık meydana geldi. Bunun nasıl sonuçlar doğruracağı ise merakla bekleniyor.
Microsoft’tan ayrılan bir diğer kişi ise Microsoft hizmetler bölümünün ve platformun başkan yardımcısı Jim Allchin. Allchin, Microsoft’a 1990 yılında Windows NT’nin yerini alması beklenen Cairo projesi üzerinde çalışmak üzere katılmıştı. Cairo’nun bazı parçaları NT 4’da yer alırken projenin kendisi hiçbir zaman hayata geçmedi, ancak Allchin projenin NT 3.5’e dönüşmesiyle proje liderliğine yükseldi. Kendisi doğal olarak daha sonra da işletim sistemi bölümünün başına geçti.
Şirketin başında yer alan kişilerin değişiyor olmasının yanı sıra Microsoft için daha büyük bir diğer sorun ise Microsoft’un hem çalışan hem de dosya bazında yaşadığı büyüme oldu. Şirket 2006 mali yılında (30 Haziran 2006 yılında sona erdi) 10,000’den fazla çalışan daha kiraladı ve böylece şirketin toplam çalışan sayısı 71,000’i aştı.
Bu durum eleştirilerin de boyutunun artmasına yol açtı. Şirket bu senenin başında Sendikalaşma faaliyetlerine yardımcı olması için Niall Kennedy adındanki yüksek-profile sahip bir RSS uzmanı kiraladı, ancak Kennedy işe başladıktan yalnızca 4 ay sonra Microsoft’un çok büyük ve kompleks olduğunu, ve herhangi birşey yapabilmesinin mümkün olmadığını söyleyerek işinden ayrıldı.
Microsoft ile ilgili anonim bir web güncesi olan ve uzun süredir şirketin daha küçük ve daha etkili olması gerektiğini savunan Mini-Microsoft da Kennedy’nin düşüncülerine katılıyor.
Bir programcı olan Philip Su da Microsoft’un neredeyse çalışamaz haldeki geliştime süreci ile ilgili kızgınlıklarını ifade etmek üzere bir web güncesi açmak istiyor. Ayrıca, şu anda Google için çalışmakta olan eski bir Microsoft programcısı Moishe Lettvin de Vista’nın gelişim sürecinin ne denli şişkin ve etkisiz bir süreç olduğunu bir we güncesi yoluyla detaylı olarak anlatıyor.
Görünen o ki Microsoft’un önündeki en büyük engel kendisi olacak. Microsoft’un son afişi de ünlü Pogo’nun yaratıcısı Walt Kelly’nin şu tanınmış ifadesi gibi olabilir: “Düşmanımızı saptadık, düşmanımız aslında kendimiziz.”



Kaynak : 