Avrupa çok net bir biçimde Vodafone’un baskı altında olduğu bir bölge. Ancak böyle olması zaten beklenen bir şeydi. Yıldız gibi parlayan büyümelerin yaşandığı günler çok gerilerde kaldı ve Vodafone’un Avrupa pazarlarının çoğu artık olgunlaşmış pazarlar. Dolayısıyla Vodafone bu pazarlarda ciddi bir rekabetle karşılaşmakta. Buna sonlandırma ücreti kesintileri (termination rate cuts) ve ekonomik kriz nedeniyle ortaya çıkan bir yavaşlamayı da eklerseniz tüm mobil operatörler için koşulların zorlaştığını söylemek mümkün.
Bu zorlukları aşmak adına Vodafone’un Kasım 2008’de duyurduğu yeni “verimlilik” stratejisi bu noktada doğru bir yaklaşım olarak öne çıkıyor. Amaç 2011 mali yılı sonunda 1 milyar Euro (1,64 milyar dolar) tasarruf sağlamak ve program oldukça iyi ilerliyor. Mart 2010 itibarı ile bu hedefin yüzde 65 oranında tutturulmuş olunacağı öngörülüyor. Ancak harcamaları kısmak tek başına yeterli olmayacaktır.
Vodafone Avrupa’da müşterileri faturalı hatlarına çekmek konusunda oldukça başarılı gözüküyor ki bu durum entegrasyon stratejilerinin müşteriler açısından cazip olduğunu ortaya koymakta. Faturalı hat servis gelirleri organik olarak yıllık 5,7’lik bir büyüme göstermekte. Geçtiğimiz yılın aynı dönemine kıyasla yüzde 18 oranında artış gösteren mobil veri de Avrupa’da güçlü bir büyüme göstermekte. Yine de bu iki kalem toplandığında Avrupa’daki servis gelirlerinin yalnızca yüzde 20’sine tekabül etmekte. Bu alanlardaki büyüme mobil ses gelirlerindeki düşüşü karşılamaya yetmiyor.
Mobil ses gelirleri mobil operatörler için ekmek ve su kadar hayati olduğundan bu son derece ciddi bir konu. Mobil ses gelirleri Almanya ve İspanya’da oldukça düz bir çizgide iken İngiltere’de 2008 Haziran ayında 822 milyon Euro olan bu kalem 2009 Haziranında 726 milyon Euro’ya gerileyerek ciddi bir düşüş ortaya koydu. Bu durum Almanya, İspanya ve İngiltere’deki toplam servis gelirlerinde negatif bir organik büyümeye yol açtı.
Bu durumun sebebi mobil müşterilerin azalması olduğu kadar sonlandırma ücretlerindeki değişim gibi durmakta ve bu oldukça endişe verici. Vodafone Almanya, İtalya, İngiltere ve Türkiye’de ilk çeyrek içinde 1.5 milyon mobil müşterisini kaybetti. Firma eğer bölgedeki mobil ses gelirlerini stablize etmek istiyorsa bir yandan rakip firmalardaki aboneleri kendine çekmenin yollarını ararken bir yandan da hali hazırdaki müşterilerini elinde tutmaya odaklanmalı. Yakın zaman önce İngiltere’de gündeme gelen sadece SIM kart sunumu ve Almanya’daki SüperSabit tarifeler gibi girişimler müşterilere ekstra değer sağlama bağlamında başarılı girişimleri olarak görülebilir ancak Vodafone’un ya benzer girişimleri sürdürmesi ya da gelecekte daha ciddi düşüşler ve müşteri kaybı risklerini göze alması lazım.
Global anlamda ise Vodafone’un açıkladığı sonuçlarda Hindistan yükselen yıldız konumunda. Firma bu ülkede 7,6 milyon net katılım yakalarken organik gelirlerini yıllık yüzde 23 düzeyinde arttırmayı başardı. Böylesi rakamlar herkes için oldukça etkileyici gelebilir ancak Hindistn gibi ülkelerde hızla büyüyen bir pazarın var olduğunu göz ardı etmemek gerekli. Aslına bakarsanız Hindistan’da planlanan network genişlemeleri ile kısa vadede firmanın güçlü performansını sürdürmesi bekleniyor.
Ancak Vodafone’un Hindistan’daki işlemlerine gerekenden fazla önem göstermemek konusunda dikkatli olması gerekli. Buradaki rekabetin artışı ile pazardaki büyüme şüphesiz olarak yavaşlayacak ve tüm grupta performans düşüşü daha güçlü bir biçimde hissedilecektir. Dolayısıyla çekirdek Avrupa pazarlarında firmanın güçlü olması portföyünü dengelemek açısından son derece önemli ve elzem olacaktır.



Kaynak : 