Gerçekleşen son satış ile birlikte azınlık hisselerini dikkate almaz isek; GSM pazarında artık yerli sermayeden söz etmek mümkün değil. Türk Telekom ve Turkcell’den sonra, Telsim de artık yabancı sermaye kontrolünde. Geriye, faaliyet alanı farklı da olsa sadece GMPCS (uydu telefonu) segmentinde Globalstar Avrasya A.Ş. kalıyor. Müşteri portföyünde ağırlıklı olarak T.S.K. olan Globalstar Avrasya A.Ş., pek bilinmese de; şu anda Türk Cumhuriyetleri, Ortadoğu ve Avrupa’yı da kapsayan 3.000 KM’lik yarı çaplı bir alanda birçok hizmet sunuyor. Kısaca Kuzey Afrika’dan Orta Asya ve Avrupa’ya kadar uzanan bir alanda stratejik bir öneme sahip.
Gelelim tarihi ihale ve sonuçlarına…. Vodafone’un satış sonrası yaptığı açıklamalarda, tahmin edildiği üzere Telsim’in mevcut durumda yatırım ihtiyacı olan baz istasyonu ve alt yapı yatırımlarının tamamlanmasına müteakip, pazarlama faaliyetlerine başlayacağının ipuçlarını edindik.
Öncelikle TMSF Başkanı’nın ısrarla yinelediği, eski yönetimden daha iyi bir şekilde şirketi yönettikleri iddiasına katılmamak mümkün değil. Çünkü ihtiyaç duyulan alt yapı yatırımları tam olarak karşılanmamış bir GSM operatörüne, birçok yerde servis kalitesi (baz istasyonu) noksanlığı varken; iyi tasarlanmış tarifelerle abone kazandırmak ve kısıtlı imkanlarla azami seviyede müşteri memnuniyeti sağlanmasındaki başarı sahipleri, Telsim çalışanlarıdır.
Daha önce de vurguladığım gibi Telsim’de ekip ruhu ile hareket eden her kademedeki çalışanlar arasında özellikle pazarlamadan sorumlu Gen. Müd. Yrd. Aydın Çamlıbel ve Pazarlama Direktörü Özcan Ermiş ve takım arkadaşları, bir yılı aşkın süredir uzaktan ve verdikleri mülakatlardan izlediğimiz kadarıyla bu başarı içinde ayrı bir iltifatı hak ediyorlar. Vodafone bir enkaz değil; hali hazırda iyi yönetilen ve yatırımlarla iddiasını ortaya koyabilecek bir şirket satın almıştır.
Vodafone’un Haziran 2006’dan önce pazarda diğer operatörlerden abone almaya yönelik bir pazarlama hamlesine girmesini beklemiyorum. Öncelikle satış ve devir işlemleri sonrasında ön bir lansmanla Vodafonu’u anlatacaklardır ve tahminimce dağıtım kanallarını güçlendirmek için çalışmalara başlayacaklardır. Yakın bir gelecekte Vodafone logosunu, pazarda Turkcell’den daha çok göreceğimize eminim.
Peki Vodafone’u bekleyen pazar ne durumda? GSM abonesi olarak bakıldığında, Avrupa’da bazı ülkelerde penetrasyon %100’lerin üzerine çıkmış durumda. Türkiye’de bu rakamların %60’lı seviyelerde olduğu görülüyor. Yani hala abone edilebilecek, özellikle genç bir nü0fus var. Sanırım GSM aboneliğinde hizmete erişimde önemli bir unsur olan cep telefonu konusunda Avrupa’dakine benzer ücretsiz donanım kampanyalarıyla ve rekabetçi tarifelerle Vodafone, 2007 yılına Turkcell abone sayısının yarısına ulaşarak girebilir. Numara taşınabilirliğine ilişkin telekomünikasyon yasası çıkacağından haberdar olan Vodafone’un, iş planlarını bu çok önemli faktöre göre hesapladığından eminim. Dakika ücretlerinde yaşanması beklenen amansız rekabet, tüketiciye bir avantaj olarak yansıyacak gibi görünüyor.
Vodafone’un açıklamasında Vodafone Live isimli mobil portal’i Türkiye’ye uygun içeriklerle getireceklerinden bahseden açıklamalarına ise tebessüm ettim. Avrupa piyasasında ses gelirleri doyuma ulaştığından, GSM operatörleri ödeme sistemleri ve katmadeğerli servislerle cirolarını yükseltmeye çalışıyorlar. Bu çerçevede mobil portal ve ses/data hizmetlerini çeşitlendiriyorlar. Ancak Vodafone, Türkiye’de içerik aramaya ve/veya beklendiği üzere üretmeye başladığında; bu servisleri hayat geçirebilmek için değerinin üzerinde bir maliyetle sübvanse etmek zorunda kalacak gibi görünüyor. Ödeme sistemleri konusunda ise (M-Pay), başı vergiler yüzünden ağrıyacak!
İçerik/servis sübvansiyonun nedenine gelince…
Telsim, (yani artık Vodafone) Rekabet Kurumu’na Turkcell ile ilgili bir şikayette bulundu. Şikayetin konusu ise Turkcell İletişim Hizmetleri A.Ş (Turkcell)’nin katma değerli hizmetlerin sunumu için kendisine hizmet temin eden içerik ve uygulama sağlayıcı firmalar ile imzaladığı münhasır sözleşmeler yoluyla 4054 sayılı Rekabetin Korunması Hakkında Kanun’u ihlal ettiği iddiası. Özeti, Turkcell ile iş yapan bir içerik/servis sağlayıcının diğer bir operatörle iş yapamaması. Kurumun 10/02/2005 tarihli kararı sonucu, soruşturmanın reddine karar veriliyor.
Bugüne kadar en fazla aboneye ulaşmak için katmadeğerli servis sağlayıcıları için bir “ciro mabedi” olarak görülen Turkcell, Vodafone’un muhtemel bir sübvansiyonuyla içerik/servis kaybetmeye başladığında acaba Rekabet Kurumu’na şikayette bulunur mu çok merak ediyorum…
Meraklısına Not: Pazarda şayia olarak dolaşan rakamlara bakılacak olursa; Turkcell’in katmadeğerli servislerden elde ettiği yıllık ciro 150.000 USD, Telsim’in ise 60.000 USD olduğu söyleniyor. Turkcell ve Telsim’in bahsi geçen gelirlerdeki en önemli payı “Arkadaşlık&Sohbet” hatlarından elde ettikleri belirtiliyor. Bu hatlarla ilgili TK, Genel İzin adı altında “Mobil Şebekeler Üzerinden Mesaj Servisi Hizmeti” lisansları vermeye ilişkin 2005 iş planlarına bir hedef koymuşlardı. Sektör kulislerinde dolaşan iddialara göre lisans bedeli olarak 15.000.000 USD bir rakam düşünülüyormuş. Türkiye gerçekten gariplikler ülkesi. Umarım bu lisanslamanın da sonu UMTH gibi olmaz. Sonuçta lisansı alan GSM operatörüne ara bağlantıya gidecek. Gidene kolay gelsin….
Birbiriyle ara bağlantı anlaşması olan tüm operatörlerin gerçekleştirdiği katmadeğerli servislerde; pazar düzenleyici ile oyuncular arasındaki sorunlara ve tartışmalı kararlara da yakında özel bir dosya ile değinmeyi planlıyorum. Çünkü sanıldığının aksine şu anda bu alandaki cirolar pek bilinmediğinden; UMTH’den daha yüksek işlem hacmi olan bir Telekom alt segmenti.
Meraklısına Polemik : Muhtelif defalar telekomünikasyon pazarında düzenleme yapılmadığında, “girişimci bir yolunu bulur” diyerek, uyarılarda bulunmuştum. Linchestien ülke prefixini kullanarak, içerik sitelerine tahsilat çözümü sağlayan ve telefonda IVR (sesli yanıt sistemi) ile şifre dağıtan bir girişimcimiz var. Geçen trafikten kasasına yeteri kadar gelir koyduktan sonra tüketici haklarını savunan ve tahsilatlarını yapıp; “anlaşmalı” olduğu firmalara ödemelerini gerçekleştirmediği iddia edilen Türk Telekom’a ve diğer operatörlere bir tavsiye! İhtiyacı yok saymak, daha sonra oluşan sorunları ortadan kaldırmıyor. Tüm dünyada belli kurallarla uygulanan (ve de çok yüksek cirolar yaratan) bu ve benzeri ödeme sistemlerini çoluk çocuğa bırakmayın. Uyanın!



Kaynak : 