Makalenin önceki bölümlerini
- Web 2.0 Nedir – 1
- Web 2.0 Nedir – 2
- Web 2.0 Nedir – 3
- Web 2.0 Nedir – 4
- Web 2.0 Nedir – 5
- Web 2.0 Nedir – 6
başlıkları altında okuyabilirsiniz.
Blog Yayınlama ve Halkın Bilgeliği
Web 2.0’ın en çok çığırtkanlığı yapılan özelliklerinden biri blog yayınlamanın yükselişidir. Web’in ilk günlerinden beri kişisel açılış sayfaları gündemdeydi ve kişisel günlükler ve günlük yorum sütunlarının daha da eski bir tarihi vardır, peki tüm bu yaygara neden?
En temel biçimiyle blog, aslında günlük biçiminde bir kişisel web sayfasıdır. Ama Rich Skrenta’nın da belirttiği gibi, bir blog’un kronolojik düzenlemesi “önemsiz bir fark olarak görünebilir ancak tamamen farklı bir teslim, reklam ve değer zincirinden türemiştir”.
Değişikliğin nedenlerinden biri RSS denilen teknolojidir. İlk hackerların CGI’nin veritabanı-destekli web siteleri oluşturmakta kullanılabileceğinin keşfetmesinden bu yana temel web mimarisindeki en önemli gelişim RSS’dir. RSS kişinin yalnızca bir sayfaya link vermesini değil sayfaya abone olarak sayfa her değiştiğinde bir bildirim almasını mümkün kılmaktadır.
Skrenta buna “artışlı web” demektedir. Diğerleri ise “canlı web”.
Şimdi elbette “dinamik websiteleri” (örneğin dinamik oluşan içeriğe sahip veritabanına dayalı siteler) statik web sayfalarının yerini alalı on yıldan fazla olmuştur. Canlı web’te devingen olan şeyse yalnızca sayfalar değil aynı zamanda linklerdir de. Bir weble verilen bağlantının her tekil giriş için “permalinklerle” ve her değişim için bildirimlerle uzun bir süre boyunca değişen bir sayfaya işaret edebilmesi beklenir. O halde bir RSS beslemesi örneğin bir yer imi ya da tek bir sayfaya verilen bir bağlantıdan daha kuvvetli bir linktir.
- Katılımın Mimarisi
Bazı sistemler katılımı teşvik etmek üzere tasarlanmıştır. Dan Bricklin The Cornucopia of the Commons makalesinde geniş bir veritabanı inşa etmenin üç yolu olduğunu belirtmiştir.
İlki Yahoo!’da kanıtlandığı üzere, insanlara bunun için para ödemektir. İkincisi açık kaynak topluluğundan edinilen derslerden ilham alan, aynı işle uğraşacak gönüllüler bulmaktır. Bunun sonucu açık kaynaklı bir Yahoo rakibi olan Open Directory Project’tir.
Ancak Napster üçüncü bir yol göstermiştir. Çünkü Napster varsayılan değerlerini yüklenen her müziğe otomatik olarak hizmet etmeye ayarlamıştı, paylaşılan veritabanının değerini tüm kullanıcılar otomatik olarak paylaşmaktaydı. Diğer tüm P2P dosya paylaşım servisleri de bu yaklaşımı takip etti.
Web 2.0 döneminin kilit derslerinden biri şudur: Kullanıcılar değer katar. Ama kullanıcıların sadece küçük bir yüzdesi uygulamanıza açık yolardan değer katma zahmetine girecektir. Bu yüzden Web 2.0 şirketleri kullanıcı verisi toplamak ve uygulamanın olağan kullanımının bir yan etkisi olarak değer inşa etmek için dahili varsayılanlar ayarlıyor. Yukarıda belirtildiği gibi, ne kadar çok insan tarafından kullanılırlarsa o kadar iyi hale gelen sistemler inşa ediyorlar.
Mitch Kapor bir zamanlar “mimari”nin siyaset olduğunu belirtmişti. Katılım Napster’ın yapısına içkin bir şeydir, temel mimarisinin bir parçasıdır.
Bu mimari kavrayış açık kaynaklı yazılımın başarısında da daha sık dile getirilen gönüllülükten daha merkezi bir yer tutuyor olabilir. İnternetin ve World Wide Web’in mimarisi de Linux, Apache ve Perl gibi açık kaynak yazılımları gibi kendi “bencil” ilgilerinin peşinden giden kullanıcıların otomatik bir yan ürün olarak kolektif değeri üretmesi biçimindedir. Bu projelerden her biri küçük bir çekirdek, iyi tanımlı uzantı mekanizmasına ve iyi niyetli her içeriğin herkesçe eklenmesine izin vererek Perl’in yaratıcısı Larry Wall’ın “soğan” dediği şeyin dış katmanlarını genişleten bir yaklaşıma sahiptir. Başka bir deyişle bu teknolojiler ağ etkileri göstermektedir, tam da tasarlandıkları gibi.
Bu projelerin doğal bir katılım mimarisine sahip olduğu görülebilir. Ama Amazon’un ortaya koyduğu gibi sürekli bir çabayla (ve tabii İş ortaklığı programı gibi ekonomik teşviklerle) böyle bir mimariyi normalde buna sahip değilmiş gibi görünen bir sistem oturtmak da mümkündür.
Bir sonraki bölümü Web 2.0 Nedir – 8 başlığı altında okuyabilirsiniz.



Kaynak : 