WikiLeaks’in kurucusu Julian Assange, 14 Eylül’de Avustralya’da yapılacak federal seçimlerde Victoria bölgesinden senatör adayı olmaya hazırlanıyor. WikiLeaks’in resmi Twitter hesabından da doğrulanan bu gelişme oldukça enteresan ve Avustralyalı hukukçular Assange’ın adaylığı konusunda farklı görüşler belirtmekteler. Assange’ın yeni kurulan WikiLeaks partisinden aday olacağının açıklanması ise bu çalışmanın uzun zamandır yeni bir gelişmeyle gündeme gelmeyen WikiLeaks ve Assange için düzenlenmiş bir tanıtım ve PR çalışması olduğu izlenimi yaratmakta.
2010 ve 2011’in en çok konuşulan konularından birisi de şüphesiz WikiLeaks oldu. Belge ifşaatlarıyla tüm dünyada gündeme gelen hatta zaman zaman gündemi belirleyen WikiLeaks şimdi de parti oluşumu ile gündemde. Avustralya’da 14 Eylül’de yapılacak seçimler öncesinde bir WikiLeaks partisi kurulduğu ve parti lideri sıfatıyla Julian Assange’ın Victoria bölgesi senatör adayı olarak Avustralya seçim otoritesine başvuru yaptığı rapor edilmekte.
WikiLeaks’in de sosyal medya hesapları aracılığıyla doğruladığı gelişmelere göre henüz Avustralya Seçim Komisyonu’na kayıt başvurusu yapmayan WikiLeaks partisi, ünlü ifşaat sitesinin kurucusu Assange’ın yakın çevresinden ve eski çalışma arkadaşlarından oluşan 10 kişilik bir ulusal konsey oluşturmuş. Bu konsey temsilcileri ve Assange’ın babası Melbourne’de Avustralya Seçim Komisyonu’na giderek Assange’ın senatörlük adaylığı başvurusunu yapmışlar.
WikiLeaks, Avustralya seçim kanununda yer alan maddelere dayanarak Assange’ın yurt dışında bulunanlara özel bir düzenlemeye tabi olduğunu ve bu yüzden de bizzat başvuru yapması gerekmediğini ileri sürmekte. WikiLeaks’e göre Asssange’ın senatör olmasının önünde resmi bir engel yok ve Assange seçildikten sonra Avustralya’ya dönemezse (kendisi hala Londra’daki Ekvador elçilik binasında siyasi sığınmacı olarak ikamet etmekte) yerine bir vekil atayabilecek.
Buna karşın Avustralyalı hukukçular ise konunun bu kadar basit olmadığı görüşündeler. Geçtiğimiz yıl Assange’ın avukatlarına seçimler konusunda hukuksal danışmanlık da verdiğini söyleyen Queensland Üniversitesi hukuk profesörü Graeme Orr, Assange’ın seçilmesinin önünde bazı engeller bulunduğuna dikkat çekiyor. Bunların ilki de Assange’ın yurt dışında olması. Orr’un ifadelerine göre Avustralya yasaları yurtdışında bulunan kişilere adaylık hakkı vermekle birlikte bu kişilerin 3 yıldan kısa bir süredir yurt dışında bulunmaları koşulunu getirmekte. Assange’ın ise çok daha uzun bir süredir Avustralya dışında olduğu ileri sürülmekte.
Orr’a göre bir başka potansiyel engel ise Assange’ın Ekvador’dan siyasi sığınma hakkı almış olması. Orr, Avustralya seçim kanunu gereğince, başka bir ülke ile bağı olan veya yabancı güçler ile ilişkilendirilebilecek kişiler için seçim komisyonunun adaylık başvurusunu reddetme hakkı olduğuna dikkat çekiyor. Orr, Assange’ın siyasi sığınma almasının bu çerçevede değerlendirilebileceği görüşünde.
Son olarak Orr, Assange’ın seçilmesi durumunda da Avustralya’ya gelerek meclis çatısı altında yemin etmesi gerektiğine dikkat çekiyor. Bu yemin gerçekleştirilip mazbata alınmadan vekalet gibi bir durumun söz konusu olamayacağını söyleyen Orr, Assange’ın senatör seçilmesinin ve fiili olarak göreve başlamasının çok çok zor olduğu görüşünde.



Kaynak : 