Wimax, son dönemlerde herkesin dilinde her kapıyı açacak sihirli bir sözcük gibi dolaşıyor. Söylenenlerin kimi doğru kimi yanlış. Bu yazımda sizlere Wimax’ın dünyadaki ve ülkemizdeki durumu hakkında biraz bilgi vermeye çalışacağım.
WIMAX yani, Worldwide Interoperability for Microwave Access’in geliştirilmesinin öncelikli amacı, kendisinden önce geliştirilen LMDS-Local Multipoint Distribution System ve MMDS- Multichannel Multipoint Distribution System gibi, yeni işletmecilerin son kullanıcıya erişmek için ana operatörlerin elinde bulunan kablolara bağımlı olmaktan kurtarılmasına yöneliktir.
Kabloya göre kurulumu kolay ve ucuz olan bu sistemin, son dönemlerdeki teknolojik gelişmeler ile bilgi taşıma kapasitesinin yükseltilmesi ve antenler arasında direk görüş gereğinden kurtulması Wimax’ı sihirli bir sözcük haline getirmiştir.
Wimax teknolojisi ile ilgili bir çok standart belirlenmiş olmasına rağmen, bu gün Wimax Forum’un benimsediği iki standart üzerinde durulmaktadır:
- IEEE 802.16d ( IEEE 802.16:2004) : Sabit ve Göçebe (Nomadic) uygulamalar. Hız : 75 Mbps’a kadar, Frekans : 2-11 GHz, Mesafe : 10 Km (en fazla)
- IEEE 802.16e ( IEEE 802.16:2005) : Sabit, Göçebe ve Mobil uygulamalar. Hız : 30 Mbps’a kadar, Frekans : 2-6 GHz, Mesafe : 5 Km (en fazla)
Wimax’ın dünyadaki ve ülkemizdeki durumu ile GSM’e karşı konumunu aşağıdaki gibi karşılaştırabiliriz.
Wimax’ın avantajları:
–Veri iletim hızının yüksekliği
–Kapsama alanının genişliği
–Kurulum maliyetinin uygunluğu
–NLOS (Near Line of Sight)- Direk görüş gerektirmeme
–Sabit ve göçebe ürünler piyasada, Mobil ürünler henüz yok.
Wimax’ın dezavantajları:
–Standartlardaki değişim
–Ülkemizdeki frekans bantlarının temizlenmesi gerekiyor.
–Kullanıcı tarafı ürünler (CPE) henüz GSM ile kıyaslanacak seviyede değil.
–Hücresel yapı (Handover) henüz mümkün değil.
WIMAX GSM için tehdit olabilir mi?
GSM’in en önemli özelliği olan mobilite açısından bakıldığında, Mobil özellikli Wımax ürünlerinin henüz ortaya çıkmamış olduğu ve handover özelliğinin de henüz sağlanamamış olması nedeniyle, bu soruya doğru ve gerçekçi cevap verebilmek bu gün için mümkün değildir.
Bazı çevrelerde, GSM’in esas olarak ses iletimi için tasarlandığı ve üzerine veri iletişimi özelliği ilave edilerek 2,5 – 3. nesil ürünlerin çıktığı, Wimax’ın ise esas olarak Veri iletişimi için tasarlandığı ve VoIP sayesinde ses iletimi özelliğini de kazandığı belirtilerek bu iki teknolojinin sunduğu servisler bakımından ileri bir tarihte birbirleri yerine geçebilecek hale geleceği iddia edilmektedir.
Bu gün ülkemizde GSM gelirlerinin %88 ini ses, %9 unu SMS-MMS, %3 ünü ise VAS-GPRS gelirleri oluşturmaktadır. Bu dağılımın ileride veri iletişimi ürünleri lehine gelişeceği tahmin edilmektedir. Bu yüzden mobil veya sabit geniş bant veri iletişimi özelliği ile Wimax, GSM’in veri iletişimi gelirleri için bir tehdit oluşturmaktadır. Ancak burada yine de geniş bant kullanımı için gerekli olan içeriğin ülkemizde henüz mevcut olmaması ve bu içeriğe küçük el cihazları ile ulaşmanın getireceği zorluklar nedeni ile kullanıcı tercihleri belirleyici olacaktır.
Ses servislerinde ise Wimax’ın VoIP ile GSM ses gelirlerini tehdit edebileceği iddia edilmekle birlikte, ülkemizde henüz VoIP için belirlenmiş bir politika mevcut olmadığından bu iddianın gerçekleşebilmesi için Telekomünikasyon Kurumu’nun düzenlemeleri belirleyici olacaktır.
Ülkemizdeki durum:
Bugün TT dahil olmak üzere çok sayıda işletmeci TK’dan test izini alarak Wimax denemelerini yapmaktadırlar. TK, teknolojiden bağımsız olarak (Wimax’ı da içeren) GTE (Genişbant Telsiz Erişimi) lisanslarını 2007 başından itibaren vermeyi planlamaktadır. GTE Lisans taleplerinin Ülke çapında olması durumunda İmtiyaz , bölgesel olması durumunda 1. Tip Ruhsat olarak belirlenmesi planlanmaktadır.
GTE lisansı kapsamında verilmesi öngörülen hizmetler şöyledir;
- –GTE şebekesinin kurulumu ve işletimi
–Telefon hizmeti
–Kablolu ve Kablosuz ISP hizmeti
Lisans kapsamının yukarıdaki gibi olması halinde, GSM imtiyaz sözleşme sahiplerinin, imtiyaz haklarının zedeleneceği gerekçesiyle bu yetkilendirmenin mobil Wimax’ı da kapsamasına karşı çıkması beklenmektedir. Nitekim AB ülkelerinin bir kısmında bu gerekçe ile Mobil Wimax yasaklanmaktadır.
Sonuç
Dünyada daha önce çıkan LMDS, MMDS vs. gibi teknolojilerin başarısız olması, TK’nın GSTE lisansına hiç talip çıkmaması gibi gerçekler göz önüne alındığında, Wimax’ın ne ölçüde başarılı olacağı henüz belli değildir. Ancak yinede GSM işletmecileri açısından bir risk söz konusudur. Bu riskin gerçekleşmesinde aşağıdaki üç gelişme belirleyici olacaktır;
- Wimax teknolojisindeki gelişmeler (Mobil Wimax’ın teknolojik olarak geliştirileceğinden ve hücre geçiş özelliğinin kazandırılacağından benim bir kuşkum yok.)
- TK’nın düzenlemeleri (Burası politik tercihlere açık bir alan.)
- En önemlisi de kullanıcı tercihleri olacaktır. (Bilinen en önemli genişbant ürünü olan IP TV’nin küçük el cihazlarından izlenme tercihinden söz ediyorum. Kişisel olarak bunun tercih edilmeyeceğini düşünmekle birlikte, Türk kullanıcılarının değişik ve şaşırtıcı tercihlerde bulunabildiği unutmamak gerekiyor. Hatırlanacağı gibi GSM’in yaygınlaşma hızı, yatırımcılar dahil olmak üzere tüm sektörü şaşırtmıştı.)



Kaynak : 