2005 yılından bu yana beklenen “Elektronik Haberleşme Kanunu Tasarısı”, 5 Haziran 2008 günü TBMM Bayındırlık, İmar, Ulaştırma ve Turizm Komisyonunda görüşülerek kabul edildi.
Bu Kanunun çıkarılmasının gerekçeleri,
- Dağınık ve eskimiş olan telekomünikasyon mevzuatının toplanarak yenilenmesi,
- AB müktesebatına uyum sağlanması,
- TK kuruluş kanununun yeniden düzenlenmesi,
Olarak ifade edilmiştir.
Yeni kanunun getirdiği dikkat çeken yenilikleri bölümler halinde şöyle özetleyebiliriz;
Bakanlığın ve Kurum’un görevleri yeniden tanımlanıyor, Bakanlığa
- Numaralandırma, internet alan adları, uydu pozisyonu ve frekans tahsisleri konusunda strateji ve politika belirleme,
- Serbest rekabet ortamının gelişimini teşvik etme, bilgi toplumuna dönüşümün desteklenmesi konusunda ilke ve politikaları belirleme, teşvik edici tedbirleri alma,
- Alt yapı, şebeke ve hizmetlerin ekonomik ve sosyal ihtiyaçlara uygun olarak kurulmasına yönelik politikaları belirleme,
- Kurum gelirlerinin ’sinin ARGE’nin geliştirilmesi için kullanma
Görevleri veriliyor.
Ayrıca bu bölümde TK Kurul kararlarının kamuoyuna açıklanacağı belirtiliyor.
Rekabetin korunması konusunda TK ile Rekabet Kurumunun yetki ve sorumlulukları düzenleniyor ancak bu düzenleme, mevcut durumdan pek farklı bir uygulama getirmiyor.
Yeni kanundaki en önemli değişikliğin, yetkilendirme usulünde yapılan değişiklikler olduğu göze çarpıyor. Yeni kanuna göre yetkilendirmede “Bildirim” ve “Kullanım hakkı” usulu getiriliyor. Gündemde olan 3N, STH, MVNO ve Wimax lisansları ne yazık ki kullanım hakkı kapsamında bırakılıyor. Kullanım hakkının asgari bedelinin belirlenmesi Bakanlar Kurulu tarafından yapılacağı için, mevcut yetkilendirme usulune bir kolaylaştırma getirmiyor. Ancak işletmecilerin şimdiden öngörülemeyen büyük veya küçük kapsamlı pek çok hizmet talebi olabileceği ve bu hizmet türleri için BakanlarKurulu kararı gerekeceği için, bu durum Bakanlar Kurulu gündemini yersiz olarak işgal edecek ve yetkilendirme usulunde kısa sürede yeni bir değişiklik yapılması ihtiyacı doğacaktır.
Bu bölümde ayrıca, 3N ve GSM gibi konularda Bakanlığın istediği takdirde ihale yapma yetkisine sahip olacağı belirtiliyor.
Tarifeler bölümünde, mevcut mevzuata ek olarak fiyat sıkıştırması, yıkıcı fiyatlandırma ve kampanyalar konusunda TK’ya ek yetkiler tanınıyor.
Erişim ve Arabağlantı konusunda, işletmecilerin uzlaştırma sürelerinde kısaltma yapıldığı, Referans Tekliflerde TK’ya resen değişiklik yapma yetkisi verildiği dikkati çekiyor.
Geçiş hakkı bölümünde, işletmecilerin geçiş hakkı taleplerinin geçiş hakkı sağlayıcısı tarafından 60 gün içerisinde sonuçlandırılması zorunluluğu getiriliyor.
Numaralandırma bölümünde, TK’ya etkin piyasa gücüne sahip işletmecilere numara taşınabilirliği, hizmet taşınabilirliği, adres taşınabilirliği, taşıyıcı seçimi ve önseçimi konularında yükümlülük getirme yetkisi veriliyor.
İnternet alan adları tahsisini yapacak kuruluşların tespit edilmesi ve bu konudaki usul ve esasların tesbit edilmesi yetkisi Bakanlığa bırakılıyor.
Telsiz kullanım ücretlerinde iyileştirmeler yapılıyor.
“Tüketici ve son kullanıcı hakları”, “Onaylanmış kuruluşlar ve piyasa gözetimi” konularında var olan uygulamalara devam ediliyor.
TK’ya işletmecilerin denetlenmesi için TK dışından denetçi görevlendirmesi yetkisi veriliyor.
Cezalar bölümünde, ekonomik suçlara ekonomik cezalar ilkesi doğrultusunda değişiklikler öngörülüyor.
Kamu Kuruluşlarının Türksat uydularını kullanma zorunluluğu yürürlükte bırakılarak, Türksat’a kanun yolu ile ayrıcalık tanınmasına devam ediliyor.
Kurumun adı “Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu” veya “Elektronik Haberleşme Kurumu” olarak değiştiriliyor.
Kurum’un kuruluş kanunu yeniden düzenleniyor.
Evrensel Hizmet Kanununda değişiklikler yapılıyor ancak, sektörde bu Fonunun amacı dışında kullanılmasına yol açılacağı endişesi bulunuyor.
Yeni kanunun yetkilendirme ile ilgili bölümünün 6 ay sonra yürürlüğe girmesi öngörülüyor.
Genel olarak değerlendirildiğinde, bu kanunun çıkması olumlu bir gelişme olarak değerlendiriliyor ancak, tasarıdaki serbestleşmenin geliştirilmesi ve AB uyumunun sağlanması açılarından görülen eksikliklerin TBMM Genel Kurulundaki görüşmeler sırasında giderilmesi bekleniyor.



Kaynak : 