web analytics
Perşembe, Haziran 25, 2026
No Result
View All Result
  • Giriş
Türk İnternet
  • Ana Sayfa
  • BİLİŞİM
  • e-TİCARET
  • INTERNET
  • TELEKOM
  • YENİ TEKNOLOJİLER
  • Hakkımızda
  • Kişisel Verilerin Korunması
    • Çerez Aydınlatma Metni
    • İlgili Kişi Başvuru Formu
No Result
View All Result
  • Ana Sayfa
  • BİLİŞİM
  • e-TİCARET
  • INTERNET
  • TELEKOM
  • YENİ TEKNOLOJİLER
  • Hakkımızda
  • Kişisel Verilerin Korunması
    • Çerez Aydınlatma Metni
    • İlgili Kişi Başvuru Formu
No Result
View All Result
Türk İnternet
No Result
View All Result

Yine Spiegel Haberleri Üzerine; Türkiye, Dinlemecilerin Ekmeğine Tereyağ mı Sürüyor? – III

Ülkemizin vatandaşlarının ödedikleri paralar sayesinde 150 yıl gibi bir sürede kurulan ve 30 milyon km'yi bulan, özelleştirme döneminde 250-400 milyar $ arasında bir değere tekabül ettiği hesaplanan telekom şebekesinin kullanılma imtiyazı, 2005 yılında 6,55 milyar $ karşılığında Oger Telecom firmasının % 'ine sahip olduğu Türk Telekom firmasına verildi. Ancak o günden bu yana telekom sektörünün serbestleşmesinin önü de açılmıyor. Diğer şebekelerin oluşturulması, duyumlarımıza göre bazı danışmanlarca "israf" iddiası ile engelleniyor. Oysa Avrupa ekonomik krizden telekom firmalarının yapacakları, yaptıkları yatırımlarla çıkmaya çalışıyor. Onlar böyle görüyorsa, bizdeki nedir? Yatırım yapmak isteyen neden engellenir?

Fusun S.Nebil-Fusun S.Nebil
9 Eylül 2014
-Genel
0
Facebook'ta PaylaşTwitter'da PaylaşLinkedin'de Paylaş

Bu makalenin

  • ilk bölümünde, yurtdışından dönen trafiğin ülke vatandaşlarını, şirketlerini ve kurumlarını tehlikeye koyduğunu anlattık. Bu bölümü buraya tıklayarak okuyabilirsiniz.
  • ikinci bölümünde ise, Türk Telekom tarafından uygulanan pahalı hat fiyatları nedeniyle içeriğin yurtdışında yapılmasını anlattık. Bu bölümü de buraya tıklayarak okuyabilirsiniz.

Makalenin bu üçüncü bölümünde, “telekom stratejimiz” ya da “stratejisizliğimiz” konusunda da yorum yapalım. Önce kısa bir özet;

    Özelleştirilen eski telekom tekellerinin durumlarından memnun olmadığı yıllarda, Avrupa’daki yerel telekom pazarları büyük oranda serbestleştiler. Buna karşılık sektörün en önemli özelliği “sürekli yatırım” konusunda, eski telekom devleri ayak sürüdüler. Çünkü onlar eskiden bu yana gelen para güçleri ile yatırım yaparlarsa, yeni telekom şirketleri bu yatırımlardan “paylaşım” nedeniyle yararlanabiliyorlardı.

    Ama Avrupa’da 2008’de başlayan ekonomik kriz döneminde, eski telekom tekellerinin eli kuvvetlendi. Ekonominin devamlılığı açısından yatırım yapmaları gerektiğini ama kendilerine paylaşım muafiyeti verilmediği sürece yatırım yapmayacaklarını yüksek sesle söylediler. Bir nevi şantaj yaptılar. Bu meydan okumanın paralelinde finansçılar da, politikacılara dediler ki; “Avrupa’yı ekonomik krizden ancak telekom firmalarının önünü açarak çıkabilirsiniz”. Öyle de oldu.

    Yanlış anlaşılma olmasın, Avrupa’da yatırım yapmak isteyen diğer küçük-büyük tüm firmaların da önü açık. Burada anlatılan imtiyaz sahibi olan eski telekom tekellerinin, orada ya da burada davranış tarzlarının aynı olduğu ve şebekeyi paylaşmamak için her yola başvurmakta olduklarıdır.

Ülkemize dönersek, teğet geçen ekonomik kriz nedeniyle değil, 2004-2005’lerden beri Türkiye’de Türk Telekom’un önü açık oldu. Bunu bazı toplantılarda “adamlar o kadar para verdiler. Biraz para kazanmaları için önlerini açtık” diye ifade eden kurul üyeleri de oldu. Sonuçta 10 yıldır özelleşmiş ve serbestleşmiş gibi yapan bir telekom sektörümüz var ama hala şebekenin de, dolayısıyla müşterilerin de, % 90 civarını tek bir firma elinde tutuyor. Şimdi şu tek şebeke olayına yakından bakalım.

Ülkeye Tek Şebeke Stratejisi Doğru mu?

Dediğimiz gibi, AKP hükümeti 2004’de başlayan serbestleşme ve 2005’de başlayan özelleştirmeye rağmen, şu ya da bu nedenle Türk Telekom’u tekel ve giderek de “tek şebeke” halinde tutmaya özen gösteriyor.

Ama BTK’dakiler ya da Ulaştırma, Denizcilik, Haberleşme Bakanlığındakiler ya da Tüm hükümetin “hiç anlayamadığı” düşündüğümüz bir husus var. O da tek şebeke bizi korumaz, aksine riski arttırır.

Tek şebeke stratejisi neden doğru değil? Bir de buna kısaca bakalım…

  1. Tek network, ülkenin haberleşme güvenliği açısından büyük bir risk anlamına geliyor Aynen radyolar çeşitlendi, asker darbe yapamıyor esprisindeki gibi bir durumdan bahsediyoruz.
  2. Ama daha kötüsü, tek şebeke ile birlikte, ülkemizdeki “telekom uzmanlığı” da gelişemez oluyor. Son 10 yılda kapanan telekom firmasının, boşa giden paraların ve harcanan insan gücümüzün haddi hesabı yok. Oysa rekabet içindeki bir sektörde, uzmanlık da gelişiyor. Malum “bir elin nesi var, 2 elin sesi var” hesabı.
  3. Tek şebeke, hemen hemen 1 ya da 2 yabancı üretici firmadan alışveriş ediyor. Bu hem bizi bu 1-2 firmaya ve o firmaların ülkelerine karşı bağımlı kılıyor. Hem de ülke içindeki cihaz sektörünün gelişmesini engelliyor. Büyük firmalar büyük üreticilerden alışveriş eder. Küçük firmalar ise, ülkede bazı parçaların üretilmesini ve onların da giderek sofistike hale gelmesinin yolunu açabilir. Ama bu yol da kapanıyor.

Birden Fazla Şebeke İsraf Mıdır?

Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanlığında, bazı danışman kişilerin son zamanlarda “birden fazla şebeke israftır” türü yorumlar yaptığını öğrendik.

Burada yanlış yorumlanan husus şu; Türk Telekom’un özelleşmesi sırasında, bilebildiğimiz kadarıyla altyapı satılmadı!! Onun yerine bu altyapıyı kullanma imtiyazı verildi. Bu hareketin nedeni, 150 yıla uzanan bir süre boyunca kurulan şebekenin, yeniden kurulmasının zorluğu ve zaman alacağı idi. Oysa serbestleşen sektördeki diğer firmaların da bu networkden eşit koşullarda faydalanabilmeleri hedefleniyordu. Yani aynı yapının kurulması zaman alacağı için “paylaşım şartıyla” birlikte, bu tek şebekenin imtiyazı verildi.

Ama bu, “bugünden sonra başka şebeke kurulamaz”, “kurulmamalı” filan anlamına gelmez. Aksine yatırım yapılması, ülkemizin telekom sektörünün gelişmesi, yeni iş alanları, yeni elemanlar anlamına gelir.

Zaten tek şirket bile, aynı noktaya birden fazla kablo çekebiliyor. Onun bile tek şebekesi olmayabiliyor.

Daha da ötesi, en başta “rekabet” nedeniyle “israf” anlamına gelmez. Çünkü bu tek şebekenin geçmişte nasıl kurulduğu ortadayken (yani 7 mmlik bakır boru yerine 3 mmlik borular çekildiğini, bugün o boruların gittiği evdeki insanların satılan ADSL kapasitelerine ulaşılamayınca anladık), yer yer kalitesizliği ortadayken, hala tek network diye ısrar etmek, olsa olsa bu ülkeye kötülük olabilir.

Eğer bir firma, “ben yatırımımı yapacağım” diye ortaya çıkıyorsa, neden ve niçin tutuyorsunuz onu? 135 milyona yapılan Başakşehir Stadyumu çok mu tasarruflu yapıldı da, ülkenin can damarı olan haberleşme altyapısından tasarruf ediyor olacağız?

Ondan sonra ; “bizi şöyle mi dinlediler, böyle mi dinlediler”.. Evet çoklu şebekenin bir yararı da, dinlemenin zorlaştırılması olacaktır.

Bir sonraki bölümde, başa döneceğiz, dinlemeler nasıl yapılıyor konusunda bazı örneklemeler verecek ve yapılan temel hatalardan bazılarını anlatacağız. Bu bölüme buraya tıklayarak erişebilirsiniz

Etiketler: KampanyalarYazar

Türk İnternet'ten buna benzer yazılar için bildirim almak ister misiniz?

ABONELİKTEN ÇIK
Fusun S.Nebil

Fusun S.Nebil

Detaylı bilgi için aşağıdaki dünya işaretini tıklayınız.

Lütfen yorum yapmak için giriş yapın.

GÜNLÜK BÜLTEN ABONELİĞİ

Aboneliğinizi onaylamak için gelen veya istenmeyen posta kutunuzu kontrol edin.

HAFTANIN ÖNE ÇIKANLARI

  • St. Petersburg Forumu, Rusya’nın Yeni Teknoloji Stratejisinin Sinyallerini Veriyor: Nadir Toprak Elementleri, Yapay Zeka, Yarı İletkenler ve Teknolojik Egemenlik
  • Türkiye Yapay Zeka Stratejisinde Yeni Dönem: Dijital Egemenlik Merkeze Yerleşti, Peki Bu Yeterli mi?
  • Teknoloji Girişimlerini İlgilendiren Yeni Düzenlemeler Yürürlükte
  • Washington Yapay Zekada Yavaşlatma Yerine Hızlanmayı Seçti: Yeni ABD Yapay Zeka Doktrini ve Riskleri
  • Dijital Dönüşüm ve Gazeteciliğin Küresel Krizi

HAFTANIN KELİMESİ

3GPP

3. Nesil Ortaklık Projesi (3GPP), dünya çapında çeşitli mobil (hücresel) ve telekomünikasyon standartlarını geliştiren ve sürdüren bir grup standart kuruluşudur.

3G ile birlikte kurulmuş ve telekom endüstrisinin Birleşmiş Milletleri diye tanımlanabilir. Sonraki nesiller için de standartları belirlemiştir.

Detayı için Wiki-Turk'e bakınız

İNTERNET HIZI

Türkiye'nin İnternet Hızlarını Dünya ile KarşılaştırmakKaynak : https://www.speedtest.net/global-index#mobile
Facebook Twitter LinkedIn

Bildirimler

Turk-internet.com masaüstü bildirimlerini almak için lütfen buraya tıklayın

Son Yorumlar

  • ICANN, Yeterince Temsil Edilmeyen Toplulukları Yeni gTLD Başvuru Destek Programı İle Güçlendiriyor için Tolga Kaprol
  • BTK, Yabancı e-SIM Firmalarını Engelledi için Bulent SEN
  • Sahibinden.com Domain’inin Güncellenmesi Unutulmuş için Tolga Kaprol
  • İngiliz Düzenleyici Ofcom, Bulut Servislerini ve Akıllı Cihaz Pazarını Soruşturuyor için Tolga Kaprol
  • Seçim Yaklaşırken, Kişisel Veriler Kötüye Nasıl Kullanılır? için [email protected]

Türk İnternet'ten ilginize çekecek yazılar için bildirim almak ister misiniz?

Abone Ol

© Copyrights 2000-2025 - Bu sitede yayınlanan haber/söyleşi/makale ve bilgilerin tüm hakkı turk-internet.com'a aittir.

Tekrar Hoşgeldiniz!

Aşağıdan hesabınıza giriş yapınız

Şifremi unuttum?

Şifrenizi geri alın

Lütfen şifrenizi resetlemek için kullanıcı adı veya email adresinizi girin.

Giriş yap
No Result
View All Result
  • Ana Sayfa
  • BİLİŞİM
  • e-TİCARET
  • INTERNET
  • TELEKOM
  • YENİ TEKNOLOJİLER
  • Hakkımızda
  • Kişisel Verilerin Korunması
    • Çerez Aydınlatma Metni
    • İlgili Kişi Başvuru Formu

© Copyrights 2000-2025 - Bu sitede yayınlanan haber/söyleşi/makale ve bilgilerin tüm hakkı turk-internet.com'a aittir.