Toplam Maliyet, Kapasiteye Karşı
Kapasite başına depolama birim maliyeti sürekli düşüş gösteriyor. Belli bir depolama kapasitesi düzeyinde, DAS ve SDAS’ın toplam maliyeti başlangıçta SAN’dan daha düşük olmakla birlikte bazı endüstri analizcileri girişimlerin, DAS/SDAS’ın toplam maliyetinin artış oranının SAN’ınkinden çok daha hızlı olduğunun bilincinde olmaları gerektiğini söylüyorlar.
“Bu önerme, gerek şimdiye kadarki bilgileri gerek görmüş olduğum tüm kamusal çalışmalarla çelişkili görünüyor.” Diyen EMC şirketi teknoloji analizi direktörü Ken Steinhardt sözlerini şöyle sürdürdü: “TCO’nun, DAS’ı pahalı kılan başlıca unsuru, donanım maliyeti düştükçe dahi artmaya devam edecek olan kadro kaynağı maliyetidir.”
Steinhardt ayrıca, paylaşılmış DAS’ın, gerçekte, önemli kadro kaynağı yükünün de ötesinde ek maliyetlere yol açtığını söylemekte: “Müşteriler CPU’ları, uygulamaları çalışsın diye alırlar, başkasının CPU’sundan gelen uzaktan depolama istemlerinin yükünü sırtlamak için değil – ki paylaşılmış DAS’taki durum her zaman böyledir.”
Eastman, donanım ve yazılım bakımından aynı fikirde ancak maliyet yönetimi konusunda farklı bir görüşe sahip: “TCO’ya ilişkin yapılacak her tür değerlendirme tüm üç açıya da eğilmeli” diyor Eastman.
Genelde, kapasite ne kadar büyük olursa SAN altyapısı, depolamanın terabyte’larının her tarafına o kadar iyi yayılabilir diyen Hornunf konuyu şöyle açıkladı: “Kapasiteler arttıkça, SAN/NAS’ın gigabyte başına satın alma maliyeti düşerken DAS’ta bunun tersi oluyor – yani bireysel DAS sistemi sayısı arttıkça yönetilecek gigabyte başına düşen maliyet artıyor.”
Olay, Depolama TCO’sunu Kavrama Meselesi mi?
Depolama sorunları, endüstri analizcilerince irdelenedursun, bir diğer kilit nokta da genelde girişimlerin gerçekten depolama maliyetinin oluşumunu ve gelişimini kavrayıp kavramadıkları sorusu: “Bu harika bir soru,” diyen Steinhardt şöyle konuştu: “Bu konuda genelleme yapmak mümkün olmayıp, bu konuda ne ak ne de kara diyebileceğimiz bir kısım varsa da girişimlerin çoğu bu sorunları gayet iyi anlıyor ya da hiç anlamıyor.”
Steinhardt’a göre depolama TCO’sundan iyi anlamayanlar, donanım satın alma maliyetine odaklanmaya ve çoğu zaman da TCO’yu yürütebilecek diğer bileşenlerden çok daha pahalıya mal olan bedeller ödemeye meyilli oluyorlar. Steinhardt şunu söylüyor: “[Depolama] TCO’sunda gözden kaçan yönler arasında konfigürasyona bağlı başarım, görüntüleme, besleme, yedekleme, veri-kopyalanması, üçüncü kişi-kuruluşların yazılımlarıyla bütünleşebilme, çoklu-satıcı bütünleşmesi ve ön-sınama, rapor verilmesi, yeni teknolojilere ayak uydurabilme ve daha bir çok yön var.”
Green, son yıllarda depolama, bilişim teknolojisinde çok fazla dikkat çektiği için, bütçelerin ağır baskısıyla da birlikte girişimlerin çoğunluğunun kendi depolama maliyeti yapılarını çok daha iyi kavradıklarına inanıyor: “Girişimler yıllardan gelen deneyimle , bir depolama varlığının ömrü dikkate alındığında, yönetim ve işletim maliyetlerinin alım maliyetlerini gölgede bıraktığını iyi biliyorlar.” Diyen Green şöyle konuştu: “Çalışılmayan zamanlardaki maliyet, uygulamaya bağlı ama çoğu zaman küçük bir ziyan bir felaket niteliğinde olabiliyor.”
“Ne yazık ki” diyor Green: “yakın zamana dek, işletmeler bu maliyetleri düşürmek için bütünleştirilmiş bir çözümün eksikliğini duymuşlardır.” Green’in bildirdiğine göre son birkaç yıl içinde piyasada geniş kapsamlı depolama yönetim hizmetleri ve çözümleri oluşturuldu ve SAN’larla birlikte kullanıldıklarında büyük girişimleri daha da büyük miktarda maliyetten kurtardılar. Green sözlerini şöyle tamamladı: “iSCSI gibi ortaya çıkan standartları ile birleşen geleneksel CSAN teknolojilerinin sayısının artmasıyla, orta ölçekli şirketlerin de benzer şekilde maliyetten kurtulmalarının yolu açılacaktır.”
Hornung, girişimlerin, depolama maliyetlerinin oluşumunu ve gelişimini anladıklarına inanmıyor. “Ama” diyor: “bu şirketler iyiye gidiyor. Görünmeyen maliyetler satın alma maliyetleri değil, genişlemeyle ve yeniden konfigüre edilmeyle gelen getiren bilişim teknolojisi yönetimi ile müşteri/uygulama duraklama maliyetleridir.” Hornung şirketlere şunu öğütlüyor: “Şirketinizdeki bu maliyetleri yakından inceleyin.”
Eastman, geçenlerde Şikago’nun önde gelen bir üniversitesinin bilişim teknolojisi yöneticisiyle bir tartışma yaşadığını söyledi. Eastman, yöneticiye yedekleme stratejisi sormuş ve beyefendi de gülmüş. “İlve disklerin ve teyplerin neye mal olacağını biliyordu ama o sadece yılda bir kereden daha sık yedekleme yapmadığını çünkü kaynaklarının elvermediğini söyledi,” diyen Eastman şöyle konuştu: “Bir sürü TCO formülü gördüm ama benim şirketlere naçizane önerim bu maliyetleri geleceğe yönelik bir yatırım olarak düşünmeleri çünkü bugün harcanan para yarın azalmış yönetim maliyeti olarak size geri dönecektir.”
Depolama altyapısı planlamasının kritik bir parçası da, bir şirketin depolama kaynaklarının en iyi şekilde kullanılması konusu. Kötü bir planlama, planlanmamış hizmet gereksinimlerinden dolayı aksama, donanım eklenmesi ya da kaldırılması ve uygulamayla ilgisi olmayan diğer işlemlerle sonuçlanabilir. Depolama maliyetinin oluşumunu ve gelişimini anlayan ve de parasını en kullanışlı depolama ortamı için dikkatlice harcayan şirketler duraklama maliyetlerinin önünü alabilirler ve dolayısıyla da zamanla para tasarrufu yapabilirler.



Kaynak : 