Bu röportajın ilk bölümünü Türk Telekom Bir Fransız-İngiliz Şirketi tarafından Kurulmuş-1 başlığı altında okuyabilirsiniz.
turk-internet.com : Telefonun 1930’lu yıllarını, anı kitabınızda epeyce anlatmışsınız (sayfa 89-92). Kısaca özetleyelim mi?
Altemur Kılıç : Telefon benim hayatıma “Allo matmazel, Beyoğlu 22687 numarayı bağlayınız” ifadesi ile girmişti. 1932’lere kadar da böyle gitti. O yıl otomatik telefonlar devreye girdi ama bütün İstanbul otomatikleşinceye kadar banliyöler hala mahalli santrallerin numarası çevrildikten sonra “matmazeller” vasıtasıyla aranırdı.
Galiba başlangıçta Tahtakale’de bütün İstanbul santrallerini koordine eden bir ana merkez vardı. Bu merkez şehirler ve milletlerarası bağlantıları da sağlardı. Mahalli santraller (Beyoğlu, Kadıköy, Tarabya, Adalar, Bakırköy, Erenköy, Büyükdere aklımda kalanlar) tek katlı ve 2-3 odalı binalardı.
Türkiye’de ilk defa 1906’da hizmete giren genel telefonun geçirdiği evrimi ve toplumumuzdaki değişiklikleri elimde bulunan 1927, 1930 ve 1953 tarihli İstanbul Telefon Rehberleri ile özetlemeye çalışayım;
PTT’nin T’si 1935 yılına dek özel şirketti. Önce Dersaadet sonra “İstanbul Telefon Türk Anonim Şirketi” tarafından işletildi. Sonra idare devletleştirildi. Posta Telefon Telgraf (PTT) tekelleşti (1936). Telefon da bu T haline geldi.
Herbert Lowes Webbe adlı bir İngiliz’in Osmanlı Hükümeti’nden aldığı imtiyazla kurduğu İstanbul Telefon Şirketi (sonra İstanbul Telefon Anonim Şirketi) devletleştirilinceye kadar her yıl Telefon rehberini muntazaman yayınladı (FSN notu : Allahtan internet çıktı ve rehber hizmetine yeniden kavuştuk ama Türk Telekom, altın sayfalar şeklinde outsource ettiği rehber konusunu 1990lardan itibaren basmadı).
Elimdeki en eski rehber eski Türkçe ile basılmış ve 1927 tarihli. Baskısı ve düzeni o günlere göre çok düzgün. Hele bu rehberi bırakınız bilgisayarla, linotiple bile dizilmediğini ve düz baskı makinelerinde basıldığını düşünürseniz. Bunu izleyen artık yeni harflerle basılan 1930 ve 1932 tarihliler de öyle. Hem Türkçe hem Fransızca olan rehberin kenarında telefonun yanına asılsın diye sağlam kordon ilmikler var.
Ön ve arka kapakta, iç sayfalardan metin aralarında reklamlar yer alıyor. “Sahibinin sesi, en maruf sanatkarlar, en hassas plaklar”, “Longines saatleri”, “Osmanlı Bankası”, “Hem hanımlar, hem de beyler için J.Roussel Korseleri”, “Goodyear lastikleri”, “Firestone Lastikleri”, “İpekiş”, “Çapa marka pirinç, mercimek, bezelye, yulaf unları, tarhana” ve nihayet 1932 rehberinde “sahibinin sesi reklamlarına Radio ve Radio Gramofonlar” reklamları girmiş.
O zamanlar İstanbul’un nufüsu 700.000 olduğuna göre telefonları da mutlu bir azınlık alabildiği için bu rehberin numaralar kısmı 250 ile 350 sayfa arasında değişiyor.Her sayfada 35 abone olduğuna göre ben ortalama 1400-1500 kişisel ya da kurumsal abone bulunduğunu hesapladım.
1930 rehberinin en ön yeşil kağıtlı sayfasında “Şirketin Umumi Müdiri Francis Douglas-Watson (herhalde İngiliz) İstanbul santralımızın otomatik sisteme tahviine mütedair istihzaratımızı (değiştirilmesiyle ilgili hazırlıklarımızı) yapmak üzere olduğumuzu pişi itilanıza (bilgilerinize) arz ile kesbi şerefe eyleriz” müjdesini veriyor.
İstanbul numaraları artık 5 rakamlı olacaktır. Nitekim bu hazırlıklar 1931 sonuna kadar tamamlanmış olacak ki, 1932 rehberinde otomatik telefonun nasıl kullanılacağına dair resimli ve mufassal izahat var. Önce Beyoğlu ve Kadıköy bölgeleri otomatikleşmiş ve diğer merkezlerin iki haneli numaraları çevrildikten sonra bağlantıları bir süre daha matmazellerce sağlandı.
Rehberlerin “Resmi Devair ve Meslekler” bölümleri de ilginç. Bu bölümden o zamanki devlet teşkilatı hakkında bilgi ediniyorsunuz. Meslekler bölümünde mesela hatırı sayılır (telefon almaya gücü yeten) avukat adedinin 35, doktor adedinin 68, diş doktoru adedinin 18 ve ileri gelen bakkal dükkanlarının da 6 olduğunu görüyorsunuz.
Mesleklerde fabrikaların çoğunluk Rum, Ermeni ve Yahudi olduğunu görüyorsunuz. 1953 rehberine gelene kadar bugünün işaleminin ve toplum ileri gelenlerinin hemen hiçbiri daha ortada yok. İstanbul’a 1934’ten sonra gelen Koç, 1953 rehberinde Koç Ticaret Anonim Şirketi olarak 4 işyeri ile mevcut. Vehbi Bey de artık Büyükdere’deki evine taşınmış.
1953 rehberinde abone sayısı benim hesaplamam göre 40.000’i bulmuş ama yeni telefon abonesi olmak hala iltimas ve karaborsa meselesi olmaya devam etti.
Bu röportajın son bölümünü Kılıç; Telefon Şirketi 1935’de Devletleştirildi-3 başlığı altında okuyabilirsiniz.



Kaynak : 