Telekom ve Bilişim sektöründe hep tartışılan konuların başında “dışa bağımlılık” geliyor. Gerçekten de 3-4 milyar $’lık Bilişim sektörünün 100 milyon $’lık ERP-Web tasarım yazılımları ve 500 milyon $’lık mobil yazılım ve uygulamalar dışında kalan bölümü tamamen yabancı firmaların pazarlama yaptıkları ve ülkemize % 1-2 lerde pay bırakan alanlar. Aynı durum telekom alanında daha da belirgin. Değeri 10 Milyar $’ın üstünde olarak görülen 2 büyük telekom operatörümüzün ve yine 1 milyar $’ın üstündeki diğer 2 telekom operatörümüzün hemen hemen tüm altyapısı yerli olmayan teknoloji ile donatılmış durumda.
Bu konudaki eleştirilerde Hindistan örneği yani bir ülkede pazarlama-satış yapmak için, cirosunun belli kısmı kadar o ülkede üretim yapma zorunluluğu örneklenir. İşte 3G konusunda TK böyle bir adım attı. Geçen hafta Resmi Gazete’de yayınlanan 3G Yetkilendirme Planı ve Lisans Ücretleri sektörde uzun zamandır beklenen 3G çalışmalarının önünü açacak ama bu planda yer alan “donanım ve yazılımın en az % 40’ının Türkiye’de ARGE merkezi kurmuş firmalardan temin edilmesi gerekir” maddeleri epeyce tartışmaya yol açtı.
Sektördeki bazı uzmanlar, “3G konusunda ARGE yapacak bir şey kalmadı, bu nedenle anlamsız” şeklinde ifadeler kullanırken, diğer bazıları “çoktan yapılması gereken bir şeydi. Geç kalsa da şimdi yapılması yararlı. Türkiye bazı konularda çalışma yapmalı artık” diyorlar.
Hem ARGE hem de lisans ücretleri konusunda görüşlerini sorduğumuz Telekomünikasyon Kurumu Başkanı Tayfun Acarer şunları söyledi:
ARGE konusunu siyasi irade üstlendi. Kalıcı olması için çalışıyoruz. Bu nedenle de 3G içine bu şekilde bir şart konuldu. Lisans ücretlerini makul düzeyde tuttuk. Yüksek değildir. Aksine çok içime sinen bir düzeyde oldu.
3G’yi ne zaman kullanmaya başlayacağız sorumuza ise Acerer:
Sizin de bildiğiniz gibi kanuni süreçler var. Onlara uyacağız. Askıda kalma, itiraz, danıştay gibi süreçler geçecek.
Konuyla ilgili görüşlerini sorduğumuz ve isminin belirtilmesini istemeyen bir çok uluslu tedarikçi firma yetkilisi Telekomünikasyon Kurumu’yla aynı fikirde değil. Bu konudaki görüşlerini şöyle iletti:
Cep telefonu sektöründe 3 tip innovasyon yapılır. Platform düzeyinde, network düzeyinde ve servisler düzeyinde. İlk 2 düzeyde artık geliştirilecek bir şey kalmadı. Bu açıdan bu plana ARGE konulması pek anlamlı olmamış. Geç kalınmış bir çaba denilebilir. Burada sadece servis düzeyinde geliştirme yapma olanağı mevcut.
Aynı konuyu telekom sektöründe ARGE yapan bir kuruluş yetkilisine sorduk. Yetkili bize şunları söyledi:
Turkiye de, yanlızca işleten ve de tüketen bir Telekom ve Bilişim sektörü var.
Büyük üreticiler kutularını, buradaki işletmecilere satıp, her sene milyarlarca doları ülkede hiçbir katma değer yaratmadan alıp götürüyorlar. Sistem tek taraflı çalışıyor.
Gördüğüm kadarıyla, bu düzenleme ile telekom sektöründe dışardan bilgi transferi yapılarak, üniversitelerde bu alanlarda okuyan gençlere iş sahası açılması ve mühendislik yapma olanağının sağlanması, yerli teknolojinin ve ürünlerin geliştirilip bunların ihraç edilmesi hedefleniyor.
Ama bu yetkilendirme planında “IMTS2000/UMTS hizmet ve altyapıları” tanımı ile, bu konu bir takım kavramlara ve de teknolojilere indirgenmiş durumda. Bunun yerine “tüm geniş bantlı kablolu-kablosuz sistemler” gibi daha kapsayıcı bir tanim olmalıydı.
Bu alanda bir yığın standart, kavram ve teknoloji var. Örneğin yine aynı kapsama girebilecek W-CDMA,IMS, Super3G, LTE, 4G,HDPA …vs söz konusu “biz bunları yapacağız, bunları kullanacağız denilirse” bu ARGE maddesinin uygulanacağını varsaymak istiyoruz.
Yetkili 3G konusunda geliştirme yapacak bir teknoloji kalmadı, sadece service layer’da geliştirilme yapılabilir şeklindeki eleştirilere de şu şekilde cevap verdi;
3G de bir çok teknoloji ve ARGE alanı söz konusu. 3GPP standartları sürekli gelişiyor. Burada “hangi 3G?” sorusunun cavabı önemli. Servis alanında olduğu gibi özellikle “çekirdek şebeke” ve “erişim katmalarında”da sayısız ARGE alanı söz konusu.
ARGE ile sağlanacak asıl tasarruf; fikri mülkiyetin yerli oranının arttırılması ile ve dışa bağımlılığın azaltılması ile sağlanacak. Uygulanabilirse bu düzenlemenin yerli üretim ile önümüzdeki 5 yıl içinde telekom teknolojileri ithalatında 1/3 oranında tasarruf sağlayacağını düşünüyorum. Bu ihracaattan sağlanacak gelirlerle de ayrıca artacaktır.



Kaynak : 