Kamuoyunda 9. Yargı Paketi olarak bilinen ve AYM’nin iptal ettiği “Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi”, TBMM Başkanlığına sunuldu. Pakette uzun zamandır tartışılan ve tepki gösterilen “Etki Ajanlığı” düzenlemesi yer almadı. Bunun daha sonra gündeme getirileceği kaydedildi.
AKP Grup Başkanı Abdullah Güler,Meclis’te basın toplantısı düzenleyerek, 38 maddelik paketin detaylarına ilişkin açıklamalar yaptı. Diğer maddeler dışında, “etki ajanlığı” düzenlemesi ile ilgili soruya karşı, teknolojinin bugün geldiği noktada, TCK 339’un yani bilgi ve belge teminine dayanan casusluk suçunun yetersiz kaldığını belirterek şu yanıtı verdi:
“Bir istihbarat örgütü ya da bir ülke adına, TCK’yı ihlal eden değişik suçlar işlenebilmektedir. Bunun çerçevesinin daha somut, daha kesin deliller noktasında belirlenmesini sağlayacak bir maddeye erişilmesi noktasında önümüzdeki tekliflerde bu yer alacaktır. Mevcut kanuni düzenlemelerin yetersiz kaldığı, Türkiye’de suç işlemiş kişi ya da yapılarla da etkin mücadele edilmesini sağlamak gerekiyor. Ancak “Etki ajanlığı” gibi bir düzenleme hiç yer almamıştı. ”
Etki Ajanlığı Nedir
AKP, Türk Ceza Kanunu’nun (TCK) “devlet güvenliği ile ilgili belgeleri elinde bulundurma suçu”nu düzenleyen 339. Maddesine “diğer faaliyetler” başlığı ile “yeni tip ajanlık faaliyetiyle mücadele” maddesi eklemek istedi. Bunagöre, kamuoyunda “etki ajanlığı” olarak nitelendirilen bir maddeyle TCK’nın 328. Maddesinde tanımlanan “casusluk” ve 339. Maddesinde düzenlenen “Devletin güvenliği ile ilgili belgeleri elinde bulundurma” suçlarına ek olarak yeni bir suç tanımı yapılıyordu.
AKP’nin 9.Yargı Planına koymaya çalıştığı “etki ajanı” ifadesi yurtdışından mali destek sağlayan sivil toplum kuruluşları ve uluslararası medya kuruluşlarında görev alanlar aleyhine kullanılabilecek bir düzenlemeydi. AKP’yi destekleyen MHP Başkanı Devlet Bahçeli, mayıs ayında bu konuya karşı çıkanları FETÖ’cülükle suçlamıştı.
Önceki taslakta TCK 339. Maddesine “A” bendi olarak “diğer faaliyetler” başlığı altında eklenen düzenlemede, “Devletin güvenliği ile iç veya dış siyasal yararları aleyhine yabancı bir devlet veya organizasyonun stratejik çıkarları veya talimatı doğrultusunda gerçekleştirilen bazı fiillerin” cezalandırılması öngörülüyordu. Düzenleme kapsamında Türk vatandaşları, kurum ve kuruluşları ya da Türkiye’de bulunan yabancılar hakkında araştırma yapan veya yaptıranlar hakkında 3 yıldan 7 yıla kadar hapis cezası isteniyordu ve suçun savaş, savaş hazırlıkları sırasında veya milli güvenlik açısından stratejik öneme sahip birimlerde görev yapanlarca işlenmesi ise ceza artırıcı neden olarak yer alıyordu.
AKP Neden Etki Ajanlığı Getirmek İstedi? Neden Yapamadı?
AKP etki ajanlığı tanımı için “yeni tip ajanlığa karşı mücadele” yanıtını veriyordu. TCK’da yer alan “casusluk” suçunun teknik olarak bilgi ve belge üzerinden işlenebilen bir suç tipi olduğunu; günümüzde ise farklı tekniklerle casusluk kavramı içinde kalabilecek suçların işlenebildiğini iddia ediyordu.
Düzenlemeye destek veren MHP ise uluslararası fonlar ve hibelerden yararlanan bazı kuruluşları işaret ediyordu. Düzenlemeyi eleştirenlere sosyal medya hesabından yanıt veren MHP Genel Başkan Yardımcısı Feti Yıldız ülke dışından “hibe” alıp, “etki ajanlığı” yapanların suç kapsamına alınacağına söylüyordu :
“Ülke dışından hibe alan, karşılığında etki ajanlığı yapan, yabancı bir gücün çıkarlarını gözeten her türlü ‘hibe yiyici’ kişi ve kurumun bu yasa teklifini desteklemesini milli menfaatlere uygun açıklama yapmasını zaten beklemiyoruz.”
Ancak “etki ajanlığı” konusu, AKP’nin toplumu ve özellikle muhalefeti susturmak için yeni bir araç aradığı yorumlarına neden oldu ve bu haliyle yasalaşması halinde, gazetecilerin, sivil toplum örgütlerinin, araştırmacıların kolaylıkla “etki ajanı” ilan edilip tutuklanabileceği açıkça görüldü.
CHP bu maddeyle, Avrupa Birliği fonlarından yararlanan birçok kurumun casuslukla suçlanabileceğine dikkat çekmişti. Bu düzenlemenin 9. Yargı Paketi’nden çıkarılmasını isteyen CHP Milletvekili ve eski gazeteci Utku Çakırözer, geçen yıl getirilen “dezenformasyon” yasasını anımsatarak, iktidarın teklifi bir kez daha gözden geçirilmesini istedi.
“Görüyoruz ki geçen yıl çıkarılan sansür yasası yetmemiş; gazetecileri, yurttaşları cezalandırdığınız yetmemiş; şimdi, yine muğlak, belirsiz tanımlamalarla etki ajanı damgası vurup düşüncesi, ifadesi, yazısı nedeniyle milyonların sesini kısmak istiyorsunuz. Amacınız asla ajan yakalamak falan değil. Gazeteciyi, eleştirel aklı, muhalefeti, kendinden olmayanı baskıyla susturmak.
Haber, film, tez, akınıza gelen bilginin bütün biçimlerini etki ajanlığına sokarak karartmak istiyorsunuz. Yapmak istediğiniz cadı avından farklı değil. Bu tehlikeli düzenlemeden derhal vazgeçin. Bu düzenlemeyi taslaktan çıkarmadan yargı paketini Meclise getirmeyin.”
Bütün bu tepkilerin sonucunda AKP’nin düzenlemeyi ertelediği ve maddenin barındırdığı muğlak ifadelerin yeniden düzenlenerek, çerçevesi netleştirilerek Meclis’e getirileceği kaydedildi.



Kaynak : 