Geçtiğimiz yıllarda gürültülü bir şekilde Compaq Bilgisayar ile birleşen Hewlett-Packard (HP), kadın yönetim kurulu başkanları yani önce Carly Fiorina, şimdi de Patricia Dunn depremi yaşıyor.
Şirketten bazı haberlerin basına sızması neden gösterilerek, bazı yönetim kurulu üyeleri ile aralarında New York Times gibi büyük gazetelerden gazetecilerin bulunduğu bir grup insanın telefonlarının dinlendiğinin ortaya çıkması, ABD’de büyük bir skaldala yol açtı.
Dünya’nın en önemli ve en büyük bilgisayar teknolojisi şirketlerinden olan HP’deki bu gelişmeler sonrasında, başkan Dunn’un yönetim kurulundan istifası istenmiş ve bunun için de ocak ayı tarihlenmişti ancak gelişmeler durmayınca Dunn bugün itibariyle görevinden istifa etti.
Şirketin başkanı Mark Hurd ise, gelişmelerin önüne geçmek için kendi isteğiyle Beyaz Saray komitesi tarafından dün gece dinlendi. HP sözcüsü Ryan Donovan
Mark bunu, mevcut olaylar için mümkün olduğu kadar şeffaf olmak adına yapıyor.
dedi. Sektör analistleri Hurd’un HP’nin yarattığı olay nedeniyle bu ay oluşan kötü havayı dağıtmaya çalıştığını söylüyorlar.
Hurd bugün yaptığı basın toplantısında, olayların arkasında neler döndüğüne dair uyanık olmadığı için tüm sorumluluğun kendisine ait olduğu söyledi.
Hurd, ay başında Morgan, Lewis & Bockius firmasını yönetim kurulundan sızan bilgileri takip etmesi için tuttuğunu da açıkladı. Hurd şunları ilave etti :
Bulguların bazıları beni çok rahatsız etti. HP’nin çalışanları ya da olaya muhatap olan insanların hiçbirisi bunu haketmiyor. Bu olayı çözmek için tüm sorumluluğu üstüme alıyorum.
Hurd basına sızma olayının 2 kere araştırıldığını söyledi. Bunlardan ilki geçen yıl başlayıp, başarısızlıkla sonuçlanmış. Sızıntının nereden olduğu bulunamamış.
2006 başlarında ise, daha fazla bilgi sızdığı görülünce, Dunn’un direktifleriyle ikinci araştırmayı yapmak üzere Security Outsource Solutions çağırılıyor. Hurd, SOS’un ne yaptığını ve yapmayı planladığını bildiren yazılı bir rapor olduğunu ama kendisinin okumasıgerekirken bu raporu okumamış olduğunu söyledi.
Hurd bundan dolayı soruşturmaya muhatap olan herkesten özür dilediğini açıkladı. Bu kişiler arasında HP’nin kendi halkla ilişkiler elemanları, yönetim kurulu üyeleri, gazeteciler ve hatta bazı aile üyeleri bulunuyor. Hurd şirketteki her çalışan ve yönetim kurulu üyesinin etik bir anlaşmaya imza attığını ve basına yapılan sızıntının şirketin operasyonlarını etkilediğini not ederek şunu ilave ediyor :
HP açısından bütünlük bir öz değerdir. Araştırmanın amacı önemliydi ama kullanılan yöntemlerin bu şirkette yeri yok.
Ancak Watergate (1970’lerdeki bazı karşı parti üyelerinin dinlenmesi) skandalında Nixon için yapılan tartışmalar şu anda Hurd için de yapılıyor. Zamanın ABD Başkanı Nixon, haberi olmadan daha alt düzey kişiler tarafından gerçekleştirildiğini söylediği dinlemeler yüzünden, sonunda kendisinin bilgisinde olduğunu itiraf etmek zorunda kalmış ve de bunun sonucunda istifa etmişti.
Mark Hurd’ün de önce bilgisi olmadığını söylemesine karşın. Zaman içinda araştırmadan haberi olduğu ortaya çıkmaya başladı. Ama nereye kadar bilgisi vardı ve olayın sonunda istifa etmek zorunda kalacak mı? Bugünlerde ABD’de bilişim endüstrisinde, en çok sorulan sorular bunlar.

Kaynak : 