İstanbul Barosu, turk-internet.com ve İnternet ve Hukuk Platformu işbirliğinde düzenlenen ve Superonline desteğiyle internetten 9 saat boyunca canlı olarak yayınlanan “Telefon Dinlemeleri ve 5651 saılı İnternet üzerinden yapılan yayınların düzenlenmesi” başlıklı toplantı, İstanbul Barosu’nun Orhan Apaydın konferans Salonunda gerçekleştirildi.
Toplantının CMK 135 yani telefon dinlemeleri konusundaki sabah yapılan ilk panelinde, Telekomünikasyon Kurumu, Telekomünikasyon İletişim Başkanı (TK –TİB) Fethi Şimşek, İstanbul Müracaat Savcısı Faruk Kurtoğlu, İstanbul barosu Avukatlarından Turgay Demirci ve Galatasaray Üniversitesi Hukuk Fakültesinden Prof.Dr.Köksal Bayraktar, İstanbul Barosu Yönetim Kurulu Üyesi Avukat Muammer Aydın başkanlığında konunun farklı boyutlarını tartıştılar.
İnsanların, telefon dinlemeleri konusunda hassas ve korku dolu olduğuna dikkati çeken konuşmacılar, yaptıkları telefon görüşmeleri sırasında, en ufak hışırtı ya da yankı duyulması durumunda paranoya duyanlar olduğu ve hatta bazen cep telefonlarındaki SIM kartlarını çıkarmaya kadar gittikleri gibi hususlara dikkat çeken konuşmacılar, iyi kanunların kötü uygulayıcılarla kötü hale gelebildiği ama kötü kanunların da iyiniyetli ve çağdaş uygulamalarla özgürlükleri kısıtlamaktan çok, özgürlükleri koruyucu olabildiğini belirttiler.
Telefon dinlemeleri için özel bir kanunla geçen yıl kurulan koordinatör bölüm Telekomünikasyon Kurumu Telekom İletişim Başkanlığı adına konuşan başkan Fethi Şimşek şunları söyledi :
2559, 2803 ve 2937 sayılı yasalarda değişiklik yapan 5397 sayılı yasayla kurulan Telekomünikasyon İletişim Başkanlığı, 23 mayıs 2007 tarihli 5651 sayılı kanunla kurulup bağlanan İnternet Daire başkanlığı ile birlikte, güvenlik ve özgürlükler arasında bir denge kurma gayretiyle, çalışmalarını hukuk çerçevesinde sürdürmektedir.
İstanbul Barosu avukatlarından Turgay Demirci ise uygulamalardaki sorunlara dikkati çekti :
Uygulamada ciddi sorunlar var. 135 sayılı kanunla telefon dinlemelerinin nasıl yapıldığının yasal sınırlarla belirlenir. Bu sınırlamaların insan hak ve özgürlüklerini ve özel hayatın gizliliğini gözetmesi gerekir. Bu noktada başta savcılıklar olmak üzere, yasanın amacı ve getirdiği hususlara uygun davranılmadığı olabiliyor. Böylece ciddi anlamda hak ve özgürlükler ihlal edilmiş olabiliyor.
Konunun sorun yaratan bölümlerine dikkati çeken, 2005 öncesinde hukuki çevrelerin uzun süre dinlemelere karşı çıktığını ve hatta 1960’lı yıllarda bir senatörün dinlenmesi ile ilgili olarak Anayasa mahkemesi’nin verdiği red kararını hatırlatan Galatasaray Üniversitesinden profesör Köksal Bayraktar ise şunlar söyledi ;
CMK 135 nolu maddede düzenlemeler gizli dinlemeleri ancak zorunlu hallerde ve suçun işlenmesi ile ilgili başka bir delil ya da belirti elde edilememesi söz konusu olduğunda uygun görüyor. Bu madde bireysel hak ve özgürlüklerle ilgili olduğundan dar yorumlama ve koşulları kesin tespit edilerek uygulanması bu yönde olmalıdır.
Panel yöneticisi Muammer Aydın paneli şu sözlerle sonuçlandırdı ;
Çıkan sonuç, özgürlük mü, güvenlik mi? denildiği zaman çok dikatli olunması gerektiği ve her ikisinin de gerekli olduğu unutulmadan yasaların aşırıya kaçmadan ve amaca uygun olarak uygulanması gerektiğini gösteriyor.
Konferansla ilgili diğer yazıları buraya tıklayarak ulaşabileceğiniz, “5651 Konusundaki Gelişmeler” dosyasından okuyabilirsiniz.
turk-internet.com Notu : 5651 konusunda bir Mail Grubu kuruldu. Kanunla ilgili teknik bir çalışma yapacak olan bu gruba burayı tıklayarak ulaşabilir ve üye olabilirsiniz.



Kaynak : 