Dün Ankara Barosu Akademisi’nde Bilişim Hukuku konusunda sertifika almaya hak kazananlar için bir etkinlik düzenlendi. Bu etkinliğin içinde önemli bir bölüm de “Sitelerin Filtrelendirilmesi – 5651” başlığını taşıyan bir paneldi.
5651 sayılı kanunun 23 kasım 2007’de yürürlülüğe girmesinden bu yana konuşmacı olarak katıldığım 3.etkinlik olduğu için farklı bir içerik sunmaya karar verdim ve olayı yeniden analiz etmeye başladım. Çünkü bugünlerde 5651’in dışındaki kapatmalara dikkat kesilmeye başlamış durumdayız. Bunun nedeni, bu kapatmalarda mahkemenin ya da başka bir mercinin, siteyle iletişime geçmeden doğrudan kapatma yapıyor oluşu!!!
5651 sayılı kanunun yürürlülüğe gireceği günlerde bu kanunun kapsadığı 8 suçun (çocuk pornosu, müstehcenlik, intihara yönlendirme, Atatürk’e hakaret vs.. daha detay için yarın vereceğim sunuma bakınız) ya da şimdi sanal kumarın ilavesiyle 9 suçun dışında kapatma yapılmayacağı belirtiliyordu. Oysa bugün pek çok kanun ve maddeden erişime kapatma yapılıyor[1]. 81 ilin 900 ilçesindeki muhtelif mahkemelerden, internet konusunda bilgisi zayıf olan hukuki çevrelerin elinden, çeşitli konularda erişime kapatma kararları alınabiliyor.
Bunun nedenini ve nasıl geliştiğini merak ettim. Çünkü yurtdışında da sakıncalı içerik ile mücadele ediliyor ama bu mücadele totaliter rejimler dışında, bir ülkenin kendi içinde site bloklaması şeklinden ziyade, sakıncalı içeriğin yayından kaldırılması yönünde çalışmak ya da çocuk pornosu konusunda olduğu gibi, her ülkede yerleşik bir şube kanalıyla, bütün ülkelerde aynı anda bloklama yapmak şeklinde oluşuyor. Bloklama kararını verenler de, sosyologu, psikologu ile bir ekip kurmuş olan sivil toplum örgütleri.
Bunun dışında site bloklama şeklinde uygulamaya pek rastlanılmıyor. Son aylarda karşılaştığımız esas rahatsız edici husus, 5651 dışı uygulama mahkemelerin kapatma kararlarını, belli bir içerik için değil tüm site için alması ve bu kararın da Türk Telekom ya da ISS’ler kanalıyla uygulamaya konulması. Bu tür kapatmalarda sitelerin kendisini savunma ya da sorun yarattığı bildirilen içerik gerçekten sakıncalı ise yayından kaldırma şansı bulunmuyor. Hatta siteler kendilerinin kapatılmış olduğunu, ancak siteye internet üzerinden erişilmemeye başlandığında fark ediyor.
Olayı tarihsel gelişim olarak incelediğimde, yaptığım analiz bunun 2005 haziranında başlayan Müyap kapatmalarının getirdiği bir kötü alışkanlık olduğunu farkettim. 2005 yılında Müyap’ın gelirlerinde yarıya varan azalma ile başlayan, telif haksız link yayınlamaya meraklı sitelerin varlığı ve bu sitelerin interneti sonsuz ve kendilerinin de yakalanamaz olduklarını sanışları ile sürüklenen ve kurallara uygun davranan online yayıncıların olayın kendilerini ilgilendirmediğini düşünmeleri şeklindeki genel gaflet yani olaya uzaktan bakışları ile beslenen ve de hukuki bir yaklaşımın da olmayışı nedeni ile bugünkü kaosa sürüklenen bir durum sözkonusu. Bunu şimdi adım adım olayı hatırlayalım;
- 2004 yılında yapılan 50 milyon bandrol satışının, 2005 yılında yarıyarıya azalması (ki yıl sonunda 27 milyon oldu)[2] üzerine Müyap tarafında alarm çaldı. Müzik yapımcılarının derneği olan kuruluş, gelirlerindeki azalmanın suçlusu olarak internet üzerinden yapılan ücretsiz (telif hakkı ödenmemiş) downloadları tespit etti. Zaten bütün dünyada (yani özellikle ABD’de) benzer bir yaklaşım (bu tür sitelere karşı, yüksek tazminatlu davalar açmak şeklinde) sözkonusuydu.
- Bu nedenle Müyap bir ekip kurdu. Bu ekip düzenli olarak interneti tarayarak telif hakkı olmayan linkleri tespit etti.
- Haziran 2005’den itibaren bu sitelere mail ya da telefon yoluyla erişilmeye çalışıldı ve ulaşılan sitelerden ilgili linkin çıkarılması talebi (yasal veya 2’li iletişim şeklinde) yapıldı.
- Ancak siteler kendilerini (o güne kadar site erişime kapatma şeklinde bir olay meydana gelmediği ve bilinmediği için olsa gerek) sakladılar ya da Miyap’ın harekete geçmesinden sonra saklamaya başladılar. Bu amaçla sitelerde erişim adresleri doğru verilmedi, telefon numaraları 0-212-1111111 gibi olmayan numaralar şeklinde yazıldı.
- Müyap ve Mahkemeler bu sitelere ulaşamayınca, “sanatçı ve yapımcıların haklarının korunmasını ve zararlarının engellenmesini sağlamak amacıyla” son çare olarak, teknik bir önlem alındı ve mahkemeler tarafından, “tedbir kararları” gönderilerek, sitelerin internet erişimlerinin yer sağlayıcı ya da internet sağlayıcılar üzerinden durdurulması talepleri başladı.
- Müyap’ın mahkeme başvurularında, önceleri sitelere erişilmeye çalışılırken, yukarıda bahsettiğimiz yanlış adres ya da telefonlar, zamanla kötü bir alışkanlık yarattı. Müyap ve mahkemeler, zaten ulaşılamayan siteleri, artık aramadan, kapatma kararları verilmeye başlandı. Sitelerin kendilerini savunma ya da site zararlarının doğmadan engellenmesi yolu kapanmış oldu.
- Telif haklı linkleri haksız olarak veren siteler, kapatılma sonrası ortaya çıktılar[3]. Bir kısmı Müyap ile (bazılarının, bir daha olursa 100.000 $ ödenecek şeklinde anlaşma imzaladıkları bildirildi) anlaşma yaparak, sitelerine yeniden kavuştu ve telif haksız link yayınlama işlemine son verdiler.
- Müyap 2006 ile birlikte önce mobil (cep telefonu) tarafında, sonra da açılan portallerde (TTnet, Doğan, Power FM gibi) yani yasal platformalarda, müzik yükleme olayını kendi lehlerine çevirdiler. Hatta Müyap Başkanı Bülent Fortun çeşitli toplantılarda ve açılışlarda, mobil başta olmak üzere, internetin sanatçı ve yapımcılara farklı ve yüksek yeni bir gelir kapısı yarattığını memnuniyetle açıkladı. Çünkü radyo ya da TV’nin aksine izlenebilirliği da kesin bir ortam olan internet, iş modelleri ile birlikte kullanılmaya başlandı.
Özetle, müzik yapımcılarının kuralsız bir ortamda kendi haklarını korumak için başlattıkları hareket, zaman içinde hukuk ve internet çevrelerinin gafleti sonucu alışkanlık yarattı ve bugünlerde kural haline geldi. Çünkü internet spesifik bir konu, ihtisas mahkemesi olmadığı sürece, bu konuda 81 ilin 900 mahkemesine yol gösteren eskiden gelen olaylar, davalar oluyor.
Bu makalenin devamını Türkiye’de Site Erişime Kapatmalarının Tarihçesi – 2 başlığı altında okuyabilirsiniz.
[1] 5651 Dışı Kapatmalarada Sorun Var
[2] Müyap : Bu sektörden 200.000 Kişi Ekmek Yiyor
[3] Müyap Kapatmaları İsyan Ettiriyor



Kaynak : 