Bugün Diyarbakır’da “Gönül Köprüsü” projesinin başlangıç noktasındaydık. Yaz boyunca 100.000 çocuğun batı-doğu arasında birbirlerinin illerine 5 günlük seyahat olarak planlanan projenin, hem proje kapsamındaki çocuklar ve aileleri, hem de ülke çapında büyük bir heyecan yarattığını gördük.
Milli Eğitim Bakanlığının geliştirdiği ve Turkcell’in sponsor olduğu projenin amacı, çocukların ülkemizi daha iyi tanımalarını sağlamak, zihinlerdeki önyargıları silmek, ömür boyu sürecek dostluklar kurmak olarak belirtiliyor. Milli Eğitim Bakanlığı’nın seçtiği iller arasında yapılan öğrenci değiş tokuşu 5 gün sürecek. Bu süre zarfında gittikleri illerin turistik ve tarihi yerlerini gezecekler, denize girecekler, yeni arkadaşlar edinecekler, futbolcular ve başka ünlülerle tanışacaklar ve gittikleri mihmandar ailenin yapısını inceleyecekler.
Geçtiğimiz yıllarda ordunun küçük çapta gerçekleştirdiği proje esin oldu ve Milli Eğitim Bakanlığı tarafından 100.000 gibi çok önemli bir sayıda planlandı. Genel Müdür Süreyya Ciliv’e göre Turkcell’in de büyük bir gönüllülükle destek verdiği proje, ülkemiz açısından gerçekten bir kaynaşma projesi olaark gözüküyor. Minik ruhlarda yaratacağı mutluluk, sevgi, geleceğe yönelik vizyon ve heyecanı tahmin etmemek mümkün değil.
Zaten törenin hemen arkasından yola koyulan çocukların bindikleri otobüslerin uğulanması tam bir patlamaydı. Bir yandan kornalarına sonuna kadar basan otobüsler, bir yandan ağlayan ama otobüslerin arkasından sular döken anneler, kardeşler. Aman Allah.. Ne heyecan..
Diyarbakır’dan gidecek 3980 çocuğun bu yıl İstanbul, Çanakkale ve Balıkesir’e gidecekleri bildirildi. Buna karşılık Diyarbakır’a ise Antalya’dan 780 çocuk gelecek. Çocukların gittikleri illerde mihmandar bir aile tarafından karşılanacağı ve gezdireleceği, bu ailelerde çocuğun bir akranının olacağı belirtiliyor. Çocuklar büyük illerde Yurtlar Kurumu’nun yurtlarında kalacak ve yemek yiyecekler. Ancak mihmandar ailelerle birlikte şehri ve turistik yerleri gezecekler.
Yapılan açılış toplantısında gösterilen bir tanıtım filminde, çocuklar gidecekleri illerle ilgili olarak “ilk defa denizi göreceğim”, “şehitliği merak ediyorum (Çanakkale)”, “Dolmabahçe sarayını göreceğim”, “anne-baba ilişkileri nasıl göreceğim”, “Antalya için cennet diyorlar. Cennet nasıl bir şeymiş göreceğim” gibi ifadeler kullandılar.
Projenin bir bacağında da agaç dikimi var. Her çocuğun gittiği ilde dikili bir ağacı olması mantığıyla düzenlenen bu etkinliğin çocuklara çevre bilincini aşılayacağı düşünülüyor.
Toplantının açılışında projeye katılan çocuklar adına konuşan Kübra Ece, Havasına, suyuna, taşına, toprağına, bin can feda benim yurduma, her köşesi cennetim şeklinde başladığı konuşmasında şöyle devam etti;
Şair ne güzel anlatıyor. Biz Dolmabahçe Sarayını, Çanakkale Şehitliğini, Düden Şelalelerini resimlerden gördük. Şimdi kendi gözümüzle göreceğiz. Yeni arkadaşlıklar, dostluklar, yani köprü oluşturacağız. Dünya’nın en uzun köprüsü Japonya’da. Biz ondan daha uzun bir köprü oluşturacağız. Bizim köprümüzden sevgi akacak.
Projenin sponsoru Turkcell’in Genel Müdürü Süreyya Ciliv ise şunları söyledi;
Atalarımız, 1 yıl sonrayı düşünüyorsan buğday, 10 yıl sonrayı düşünüyorsan ağaç, 100 yıl sonrayı düşünüyorsan insan yetiştirin. Gençlik en önemli manevi varlığımız. Bu projeye Tüm Turkcell ailesi olarak gönül verdik. Bu proje ile gençler gözleri ile görecekler, hayallerini ve ümitlerini geniş tutacaklar.
Dedikten sonra Turkcell’in de 15 yaşında olduğunu, buna karşılık geçen hafta en büyük bilişim şirketleri arasında 25ci olduğunu, Türkiye’nin en beğenilen firma olarak seçildiğini hatırlattı ve mobil geniş bantı Türk insanına sunmak istediklerini belirtti.
Süreyya Ciliv, Erzurum’da 50 kişiyle açılan çağrı merkezinin bugün 1000 kişiye ulaştığını da hatırlattıktan sonra, 1 tanesi Diyarbakır’da olmak üzere bu yıl içinde Doğu’da 2 çağrı merkezi daha planladıklarını belirtti. Ciliv’in bu sözleri yani Diyarbakır’da bir merkez açacakları sözleri, Diyarbakır’lılardan epeyce alkış aldı.
Giden çocukların Diyarbakır’a gönül elçisi olarak sorumluluğu olduğunu söyleyen Vali Hüseyin Avni Mutlu’dan sonra konuşan Milli Eğitim Bakanı Hüseyin Çelik de şunları söyledi;
Gönül köprüleri oluşturmamız lazım. Bu gezi sıradan bir gezi değil. Turizm, coğrafya, tarih dersidir ama hepsinden önemlisi gönüller arasında köprü kurulacak.Bayrağımız altında taşıyan tüm insanlar bu tür projeler oluşturmalı ve gönüllere dokunmalıdır.
Diyarbakırlı hemşehriniz şair Cahit Sıtkı Tarancı, Bir memleke isterim şiirinde neler söylemiş.
Dedikten sonra, oldukça politik bir konuşma yaptı. Çelik şiirin içindeki “memleket isterim kardeş kavgasına nihayet olsun” mısralarını da okuduğu şiirden sonra, annelerin yüreğine kor düşmediği, kan ve kardeş davalarının olmadığı bir Türkiye istediğini belirtti.
Çelik Antalya’dan gelecek çocukların, burada Diyarbakır’lı akranları ile aralarında bir fark olmadığını göreceklerini söyledikten sonra,
Birilerinin ön plana çıkarmaya çalıştığı farklılıkları bu çocuklar göremeyecekler. Biz toplumun sevgi iklimini ön plana çıkarmaya çalışıyoruz. Vatandaş devleti sevmiyorsa, orada problem var demektir.
Dedi ve Kemalettin Kamu’nun “Bingöl çobanları” isimli şiirinden “daha deniz görmemiş bir çobanım” mısralarını okuyarak, bu proje ile hiç deniz görmemiş bir sürü çocuğun denizi göreceklerini hatırlattı. Çelik şöyle devam etti;
Ülkemizin daha ileriye gitmesininin önüne takoz olan insanlar var. Gül ile gübre bir arada bulunurlar. Gül’ün dikenleri vardır ama Gül yoluna devam edecek. Yalnız görmek değil. Aynı zamanda anlamaya çalışmak vardır.
Çelik çocukların mihmandar aileleri olacağını ve bu yolla farklı ailelerin nasıl davrandıklarını da görebileceklerini belirttikten sonra, futbolcularla da bir araya gelineceğini açıkladı. Bu sözleri de Diyarbakırlı çocuklardan büyük bir alkış aldı.
Bakan Çelik, Turkcell için de “önceden kulaktan kulağa köprü sağlıyordu. Şimdi gönülden gönüle köprü sağlayacak.” Dedi. Çelik sözlerini Yunus Emre’nşn “Ben gelmedim dava için” şeklinde başlayan şiirinin “ben gönüller yapmaya geldim” mısrası ile bitirdi ve Kredi ve Yurtlar Kurumu’na, Turkcell’e, 81 ilin vali, kaymakam ve Milli Eğitim Müdürlerine, isimsiz kahraman olarak nitelendirdiği öğretmenlere teşekkür etti.
Medya’ya da bu projenin kalıcı olması ve daha fazla duyurulması için katkı sağlamaları çağrısında bulundu. Projede Doğu için pozitif ayrımcılık uygulandığı ve 100.000 çocuğun 80.000’inin Doğu’dan seçildiği bildiriliyor.

Kaynak : 