ABD Başkanı Donald Trump, Amerikan teknoloji şirketlerini hedef alan Dijital Hizmetler Vergisi (DST) uygulayan herhangi bir ülkeden yapılan ithalata %100 gümrük vergisi uygulama tehdidinde bulunarak küresel ticaret kampanyasını tırmandırdı. Truth Social’da yaptığı bir paylaşımda Trump, bu tür vergilerin derhal yürürlüğe gireceğini ve etkilenen ülkeyle mevcut tüm ticaret anlaşmalarını geçersiz kılacağını belirtti.
Trump, uyarının “herhangi bir ülke” için geçerli olduğunu söylese de, mesajı açıkça Avrupa’yı hedef alıyordu; zira Avrupa’daki birçok hükümet ya zaten dijital hizmetler vergisi uyguluyor ya da bunları genişletmeyi düşünüyor. Fransa, İtalya ve İspanya zaten büyük dijital platformların gelirlerine vergi uygularken, İngiltere %2’lik bir Dijital Hizmetler Vergisi uyguluyor. Birçok diğer Avrupa ülkesi de benzer önlemleri görüşüyor; hükümetler, yerel olarak önemli gelir elde eden ancak genellikle nispeten az kurumlar vergisi ödeyen çok uluslu teknoloji şirketlerinden yeni vergi geliri kaynakları arıyor.
Beyaz Saray, bu vergilerin Google, Apple, Meta, Amazon ve Microsoft gibi Amerikan şirketlerine karşı haksız ayrımcılık yaptığını, çünkü öncelikle çok büyük küresel dijital gelirleri olan şirketleri etkilediğini savunuyor; bu kategori ise ABD teknoloji devleri tarafından domine ediliyor. Washington uzun zamandır dijital vergilendirmenin, Amerikan işletmelerini orantısız bir şekilde etkileyen ülkeye özgü önlemler yerine uluslararası çerçeveler aracılığıyla müzakere edilmesi gerektiğini savunuyor.
Trump’ın son tehdidi, durumu önemli ölçüde daha da karmaşıklaştırıyor. Önceki anlaşmazlıklardan farklı olarak, başkan %100’lük bir tarifenin mevcut ticaret anlaşmalarının yerini alacağını ilan ederek, dijital vergi politikaları izleyen hükümetlere karşı geniş kapsamlı ticaret cezalarını kaldıraç olarak kullanma isteğini gösterdi. Bu uyarı, dijital vergilendirmenin en tartışmalı çözülmemiş konulardan biri olduğu daha geniş kapsamlı ABD-AB ticaret müzakereleri için önemli bir son tarih olan 4 Temmuz’dan sadece birkaç gün önce geldi.
Avrupa yetkilileri, vergi politikalarını savunarak, dijital hizmet vergilerinin Amerikan şirketlerini hedef almak için değil, çok uluslu dijital platformların önemli gelirler elde ettikleri ülkelerde vergi ödemelerini sağlamak için tasarlandığını savundu. Avrupa Komisyonu, bu tür önlemlerin daha geniş bir uluslararası vergi çerçevesi tam olarak uygulanana kadar geçici olduğunu defalarca belirtmiştir.
Dijital Ekonomilerin Vergilendirmesi
Bu anlaşmazlık, dijital ekonominin gelecekteki vergilendirilmesiyle ilgili tartışmayı da etkiliyor. Geleneksel kurumlar vergisi kuralları, fiziksel operasyonlar, fiziksel fabrikalar ve ofisler etrafında tasarlanmıştır. Ancak dijital platformlar, bir ülkede, o ülkeye yönelik sınırlı fiziksel operasyonlar sürdürürken milyarlarca dolar reklam, bulut hizmetleri veya e-ticaret geliri sınır ötesinde elde edebiliryo. Birçok hükümet, mevcut vergi sistemlerinin artık dijital işletmelerin gerçekte nasıl işlediğini yansıtmadığını söylüyor. Buna karşılık, Amerika Birleşik Devletleri, dijital hizmet vergilerini, orantısız bir şekilde Amerikan teknoloji şirketlerini etkilediği için ayrımcı olarak görüyor.
Bu tartışma, vergilendirmeden çok daha fazlasını içeriyor. Ticaret politikası, dijital egemenlik ve jeopolitik rekabetin giderek artan kesişimini anlamına geliyor.
Avrupa için dijital hizmet vergileri, çevrimiçi reklamcılık, bulut bilişim ve dijital pazar yerlerine hakim olan küresel teknoloji platformlarından, sınır ötesinde aldıkları gelirlerden ödemeleri gereken vergi gelirlerini geri alma girişimini temsil ediyor. Washington için ise bu vergiler, giderek Amerika’nın en stratejik sektörlerinden biri olan Büyük Teknoloji şirketlerini hedef alan dolaylı gümrük vergileri olarak görülüyor.
Bu anlaşmazlık aynı zamanda küresel ticaret politikasındaki daha geniş bir değişimi de gösteriyor. Önceki on yıllarda ticaret çatışmaları büyük ölçüde çelik, otomobil veya tarım ürünleri üzerine yoğunlaşmıştı. Bugün ise en tartışmalı mücadelelerden bazıları algoritmalar, bulut hizmetleri, yapay zeka, dijital reklamcılık ve verilerle ilgili.
Eğer uygulanırsa, Trump’ın önerdiği %100’lük gümrük vergisi, dijital vergilendirmeye karşı ABD’nin en agresif tepkilerinden biri olacak ve transatlantik ticaret gerilimlerinde yeni bir aşamayı tetikleyebilir. Daha da önemlisi, teknolojinin sadece bir ekonomik sektör değil, aynı zamanda ulusal gücün ve uluslararası ticaret politikasının merkezi bir aracı haline geldiğini vurguluyor.
Türkiye’nin Durumu
Türkiye dijital hizmet vergisini (Digital Services Tax – DST) 2019’dan beri uyguluyor. Ancak oranı düşürüldü.
Kısa zaman çizelgesi:
- 7 Aralık 2019: 7194 sayılı Kanun ile Dijital Hizmet Vergisi kabul edildi.
- 1 Mart 2020: Vergi yürürlüğe girdi. Başlangıç oranı %7,5 idi.
- 1 Ocak 2026: Cumhurbaşkanı Kararı No. 10767 ile oran %5’e indirildi.
- 1 Ocak 2027: Oranın %2,5’e düşmesi planlanıyor.
Vergi esas olarak büyük dijital platformları hedefliyor. Dijital reklam hizmetleri (Google, Meta vb.), dijital içerik satışları (uygulama, oyun, müzik, video vb.), dijital platform ve pazar yerleri ve aracılık hizmetlerinden alınıyor. Vergi, Türkiye’de elde edilen brüt gelir üzerinden hesaplanıyor ve yalnızca belirli eşikleri aşan büyük şirketlere uygulanıyor. Bu eşikler, Türkiye’de yıllık 20 milyon TL’nin üzerinde gelir ya da Dünya genelinde 750 milyon avronun üzerinde gelir olarak belirlendi.
Trump’ın açıklaması Türkiye’yi de teorik olarak kapsıyor. Ama Türkiye hakkında şu ana kadar özel bir açıklama yapılmış değil.



Kaynak : 