1924’den kalma 406 sayılı kanunla yönetilen telekom sektörünün, çağa uygun bir şekilde yönetilmesini sağlamak için 3 yıl önce yapılan çalışmalarla ana maddeleri oluşturulan Elektronik Haberleşme Yasa Tasarısı, komisyon çalışmalarının tamamlanması ile 2.ci defa TBMM Genel Kurulu’na geliyor.
Kanun tasarısı ilk olarak 2005’de oluşturulmuş ancak TBMM Genel Kurul gündeminde 5 ay kadar bekledikten sonra komisyona geri çekilmişti. 2008 yılında bu kanun taslağı tozlandığı raflardan indirildi ve üzerinden sıfırdan çalışılmaya başlandı. İşte bu 2.taslakla ilgili komisyon çalışmaları bu akşam saatlerinde bitirildi. Değişikliklere ya da önemli notlara kısa bir göz atalım;
- İlk aldığımız bilgilere göre, işletmecilerin bu kanunun en olumlu yönü olarak gördükleri “yetkilendirme” bölümü değiştirildi ve halen işleyen sistem korundu. Bir önceki taslakta, kıt kaynak olarak belirlenen konular (mesela frekanslar) dışındaki konularda işletmeci olmak isteyenler (mesela ISS’ler) Telekomünikasyon Kurumunu “sadece bilgilendirerek” işletmeci olabiliyorlardı. Oysa mevcut sistemde uzun ve zorlu ve yer yer hayli yüksek ücretli bir lisanslama modeli var. TBMM Genel Kurula inecek olan yeni taslakta bu eski ve serbestleşmeyi geciktirdiği iddia edilen sistem korunuyor.
- Taslakta Rekabet Kurumu’nun durumu korunuyor. Yani Telekomünikasyon Kurumu tarafından pazar oluşturulurken, Rekabet Kurumu tarafından oluşmuş pazarın içindeki rekabet konuları tartışılacak. Bir önceki taslakta Rekabet Kurumu fonksiyonu azaltılmıştı. Pazar oluşturma ya da oluşmuş pazarda rekabetin tesisi gibi tüm konuların Telekomünikasyon Kurumu tarafından takibi öngörülüyordu. Ancak bu konu büyük eleştirilere neden olmuştu. Gerçi şimdi de, Rekabet Kurumu ile Telekomünikasyon Kurumu arasındaki sınırın nerede olduğunun belirlenemeyeceği ve bu nedenle karmaşa olabileceği eleştirileri var. Ulaştırma Bakanı Binali Yıldırım bu konuyu çeşitli konuşmalarında “TK yolları yapar, RK oyolların üzerindeki trafiğe bakar” şeklinde özetliyor.
- Kanun taslağındaki diğer bir konu, GSM firmalarına da, tarife onayı alma zorunluluğunun gelmesi. Eskiden GSM firmaları TK’ya sadece bilgi veriyorlar ama tarifelerine onay almıyorlardı. Bu konu, geçtiğimiz yıl Türk Telekom tarafından hayli eleştirilmişti.
- Kanun taslağında, uygulamanın 1 yıl sonra başlatılacağı maddesi vardı. Bu da 2004’den bu yana sürmekte olan serbestleşme konusunda eleştirileri olan sektörün, üzerinde en fazla durduğu konulardan birisiydi. Çıkan taslakta bu konu biraz iyileştirilmiş ve 6 ay olarak değiştirilmiş durumda.
- Kanunun bu yıl ele alınmasının en önemli nedenlerinden birisi olarak gösterilen TK teşkilat yapısı da, kanuna eklenmiş durumda. Telsiz Genel Müdürlüğü kadrolarından oluşturulan Telekomünikasyon Kurumu için, hak kaybına uğradığını düşünen bazı eski TGM yöneticileri dava açmış ve dava sonucunda TK’daki bazı pozisyonların durumu boşlukta kalmıştı. 1 yıl içinde yani 2008 ağustosa kadar tamamlanması istenen yapılanma, EHY tasarısı içinde tanımlanıyor.
- Tabi bir de, TK’nın isim konusu var. Daha önce, TK’nın tamamen kaldırılacağı ve yerine yeni bir kurul oluşturulacağı duyumları vardı. Taslakta, kadroların yönetmelikle değiştirilmelerinin önü açıldı. TK’nın isminin ise Bilişim ve İletişim Üst Kurulu olarak değiştirilmesi gündeme geldi. Fakat bu isme epeyce itiraz geldiği için ismin kanunla aynı yani “Elektronik Haberleşme Üst Kurulu” olarak konulması teklif edildi. Bu konu önümüzdeki günlerde son halini alacak.
Konu henüz yeni olduğu için ve komisyon çalışmaları akşam 20:00 civarında tamamlandığı için bu haberimiz içinde kısa notlar halinde verebiliyoruz. Daha detaylı bir analizi bilahere sunacağız.
Komisyon çalışmalarının bitişinde, konuyla ilgili yorumlarını sorduğumuz CHP Uşak Milletvekili Osman Çoşkunoğlu şunları söyledi ;
2005 yılında üzerinde aylarca çalışılan, TBMM komisyonlarından geçen ve
üzerinde bir uzlaşma sağlanmış olan Elektronik Haberleşme Yasası tasarısını
AKP iktidarı bir yılı aşkın bir süre raflarda beklettikten sonra bir ay
kadar önce tekrar gündeme getirdi.
STÖ’lerden yeterince katkı alınmadan, 69 maddelik bu önemli temel yasa tasarısı hızla Bayındırlık ve Ulaştırma Komisyonu’ndan geçirildi. Son hali, 2005’deki son halinden oldukça farklı.
Özellikle, kendi başına bir yasa niteliğinde olan, sayfalar süren yeni bir
madde, 67. madde eklenmiş durumda.
Maddelerin ayrıntısına girmeden genel bir değerlendirme yapacak olursam,
birçok yönleriyle çok gerekli olan ve arzu edilen birçok düzenlemeler
getiren bu tasarıda, AKP iktidarının Türk Telekom’a sağladığı destek ve
korumanın devam ettiğinin de izlerini görüyoruz. TT’nin sektördeki
hakimiyetine ancak küçük tırpanlar atabilen tasarı, sektörün adil bir
rekabete açılmasını sağlayamaz. İronik olan da, sektörün hızlı gelişmesi
için rekabeti savunan biz CHP oluyoruz. Oysa, bir sağ parti olarak AKP’nin
rekabeti ve piyasa düzenini savunması, bizim ise sayısal uçurumun
giderilmesi ve evrensel hizmet fonunun doğru kullanılması konularına
odaklanmamız gerekirdi.
Tasarının bir an önce TBMM genel kurulunda görüşülüp yasalaşmasını isteriz.
Bunu sağlamak için, sayın bakan ile komisyonda uzlaşma sağlamamız gerekirdi;
çünkü, biliyoruz ki, bu yasa tasarısı sayın başbakanın öncelikli tasarılar
listesinde değil. Başbakanı bu yasaya öncelik vermeye ikna etmenin önemli
bir yolu, tasarı üzerinde uzlaşma sağlamak ve genel kuruldan hızla
geçebileceğini ifade edebilmektir. Tasarı komisyondan geçti; ama, ileride
ayrıntılarını açıklayacağım şekilde, bazı maddelerde sayın bakan ile uzlaşma
arayışlarımız sürecektir.

Kaynak : 