Yaklaşık 600 bin çalışanı ile dünyanın en büyük BT hizmetleri şirketlerinden birisi olan Hintli Tata Consultancy Services (TCS), 2026 Mart sonuna kadar küresel iş gücünün yaklaşık %2’sini (12.000 kişiyi) işten çıkarmayı planladığını açıkladı.
Bu kararın arkasında birkaç temel neden yatıyor. Bunların en başında ABD ve Avrupa’da yavaşlayan projeler var. ABD ve Avrupa gibi ana pazarlarda bazı sektörlerdeki BT harcamalarının daralması TCS’nin büyümesini sınırladı. Özellikle bankacılık, perakende ve üretim sektörlerinden gelen dış kaynak kullanımı taleplerinde azalma görülüyor. Dolayısıyla TCS, proje bazlı çalışan personelin sözleşmelerini yenilemeyebilir.
TCS, Otomasyon ve Yapay Zeka Tabanlı İş Süreçlerine Geçiyor
TCS, küresel pazarda büyüme hızının yavaşlaması nedeniyle verimlilik odaklı stratejilere yöneliyor. Şirketin amacı daha az kaynakla daha fazla çıktı almak; bu doğrultuda operasyonel verimliliği artırmak için kadro azaltımı yapılıyor. Özellikle düşük katma değerli görevlerdeki personelin işten çıkarılması bekleniyor.
Küresel olarak artan maliyetler ve döviz kurları dalgalanmaları, Hindistan merkezli firmaların fiyatlandırma esnekliğini düşürüyor. TCS ve Wipro, Infosys, Cognizant gibi büyük BT hizmet sağlayıcıları, otomasyon ve yapay zekâ tabanlı sistemleri iş süreçlerine giderek daha fazla entegre ediyor. Rutin ve manuel görevler artık bu sistemlerce yapılabildiği için bu görevlerde çalışan insan kaynağına duyulan ihtiyaç azalmış durumda. TCS gibi şirketler, brüt kâr marjlarını koruyabilmek için insan kaynağı maliyetlerini azaltma yoluna gidiyor.
TCS, daha stratejik ve yüksek katma değerli hizmetlere odaklanmak istiyor (örneğin; bulut dönüşümü, yapay zekâ danışmanlığı, veri analitiği). Bu nedenle “eski model” proje destek ekiplerinin kademeli olarak işten çıkarılması planlanıyor.
ABD ve Avrupa’da 2025-2026 BT Harcama Planları Nasıl Değişecek?
Gartner, 2025 yılı için küresel BT harcamalarının 5.43 – 5.75 trilyon USD seviyesine ulaşacağını, bu artışın 7.9 % ila 9.8 % arasında değişeceğini öngörüyor. Artışın önemli bölümü, Yapay zeka ve veri merkezi altyapısına odaklı olacak. Forrester, ise 2025’te global teknoloji pazarının %5.6 büyüyerek 4.9 trilyon USD olacağını ve 2026’da 5 trilyonu aşacağını tahmin ediyor.
JPMorgan’a göre veri merkezi yatırımları, 2025–26 döneminde ABD ekonomisine 0.1–0.2 puan GSYH katkısı yapabilir; bu da yapay zeka odaklı altyapıya yatırımın ekonomik etkisini gösteriyor. Büyük şirketler, özellikle Google (Alphabet), Microsoft, Amazon, Meta, yatırım planlarını revize ederek 2025’te 400–405 milyar USD’lik yapay zeka ve altyapı harcaması öngörüyor. Google tek başına 85 milyar USD’lik yatırım açıklamış durumda.
2025 yılında, Avrupa genelinde yaklaşık.28 trilyon USD düzeyinde BT harcaması öngörülüyor, bu %8.7 ile güçlü bir büyüme anlamına geliyor. IDC’ye göre, 2026 sonunda Avrupa ICT (Bilişim ve İletişim Teknolojileri) harcamaları 1.4 trilyon USD’ye ulaşacak ve yıllık bileşik büyüme oranı (%CAGR) yaklaşık %5.4 olacak.
Bu harcamalar güzel artışlar gösteriyor ama temel yatırım alanı yapay zeka ve çalışması için gereken veri merkezlerine olacağı için, BT firmalarında insan kaynakları tarafında daralma sürecek gibi duruyor.
Türkiye’de Durum
Türkiye’deki dijital bankalar (Enpara, Hayat Finans, Dijital İş Bankası, Yapı Kredi FAST sistemleri) şu anda yapay zeka kullanımında altyapı sınırlamaları nedeniyle geride kalıyor. Türkiye, yerli veri merkezleri eksikliği, yüksek bağlantı maliyetleri ve BTK regülasyonları nedeniyle bu dönüşümden geri kalma riskiyle karşı karşıya.
Ancak rekabet baskısıyla, Türk bankaları da yapay zeka destekli kredi skorlaması, otomatik müşteri hizmetleri (chatbot, sesli komut), yatırım danışmanlığı gibi alanlara hızla girmeye çalışıyor.



Kaynak : 