Konuyu Yavuz Semerci, gazeteport’da iyi bir şekilde işlediği için okurlarımıza kendisinin yazısını sunuyoruz. (Bkz : Turkcell, Mustafa Filmine Neden Sponsor Olmadı?
Gazeteci Can Dündar müthiş bir iş başardı. Atatürk’ün insani yönlerini de tartışmaya açtı. Genelkurmay arşivlerinden yararlanarak hazırlanan Mustafa filmini herkese tavsiye ederim.
Ama bu yazının konusu filmin içeriği değil. Filmin sponsorları bulunurken yaşanan bazı sıkıntıların Turkcell aleyhine bir kampanyaya dönüştürülmesi…
Ve bu zorlama kavgayı besleyen olgu ise Doğan-Çukurova kavgası…
****
Bugün Ertuğrul Özkök’ün yazısında yer alan bir cümle Doğan’ın bazı yöneticilerinin bel altı vuruşlardan pek vazgeçmeyeceğinin bir göstergesi.
Özkök diyor ki; “Turkcell’in “Atatürk filmine sponsor olmaktan vazgeçtiği” haberini okuduğum zaman çok şaşırdım. Şaşırdım ve endişelendim. Endişelendim ve kendi kendime sordum: Cumhuriyetimizin 85’inci yılını kutladığımız şu günlerde ülkemize neler oluyor? Nereye gidiyoruz?”
Özkök’e göre, Turkcell’in bu filme sponsor olmaktan vazgeçmesi bir devlet mahalle baskısı. Bu baskı (hükümet korkusu) Turkcell gibi dev bir kuruluşu sponsor olmaktan vazgeçiriyormuş…
Özkök olayların nasıl geliştiğini kimden dinledi bilmiyorum. Ama Doğan Grubu’nun bir taşla iki kuş (düşman) vurmaya çalıştığı anlaşılıyor. Ve bu konudaki becerilerine de şapka çıkarıyorum!
Düzenli okurlarım biliyordur ama tekrarlayayım: Turkcell neredeyse 3 yıldır Doğan Grubu yayın organlarına (özellikle gazetelerine) tek kuruluşluk ilan vermiyor. Turkcell Türkiye’nin en büyük ilan vereni ve yılda yanılmıyorsam 100 milyon dolarlık bir bütçeleri var.
(2008 ve 2009 da bu liderlik Türk Telekom’a geçebilir) Bu grubun Turkcell ilan gelirlerinden kayıplarının son iki yılda 50 milyon doları geçtiğini tahmin ediyorum.
İlanların kesilmesinin arkasında, Mehmet Emin Karamehmet var. Hürriyet gazetesi, 2001 yıllarında Karamehmet’in sahibi olduğu Çukurova Grubu’nun batmasına yönelik haberler yaptı. O haberler sırasında yine de Turkcell ilanlarını almayı başardı. Birkaç yıl önce Doğan Grubu ilan tarifelerini yükselti.
Çukurova Grubu itiraz etti ve konu Mehmet Emin Karamehmet’e gitti. O da “İlanları kesin ve bir daha ilan vermeyin” dedi. Vatan Gazetesi’de Doğan Grubu’na resmen geçince, Turkcell ilanlarını kaybetti. (İlan vermemek doğru mu değil mi ayrı bir tartışma konusu. Burada bir durum tespiti yapıyorum.) İlan olmayınca, Çukurova ile Doğan arasındaki kavga kesilmedi. Zaman zaman şiddetini artırarak sürüyor.
***
Bugüne gelirsek…
Can Dündar projeyi ilk kez Turkcell’e götürüyor. Mustafa filminin ana detayları Turkcell Genel Müdürü Süreyya Ciliv’in olduğu bir toplantıda anlatılıyor. Ekip çok heyecanlanıyor ve bu filme destek kararı alınıyor. Duyumlarıma göre Dündar’a çalışmalara başlaması için bir ödeme de yapılıyor. Ardından Dündar çalışmalara başlıyor. Anladığım kadarıyla Mustafa filmine destek verilebilmesi için Yönetim Kurulu’nun onayı gerekiyor. Ama bu onay geçmiyor. Öğrendiğime göre, şirketin yönetim kurulu üyesi Bülent Ergin, “Doğan Grubu’nun maaşlı bir elemanına destek vermemiz mümkün değil. Konuştuğunuz bütçe çok küçük. Sayın Dündar’a tavsiye edin, projeye Aydın Doğan sponsor olsun” diyor. (Bu ifadenin teyit edilmemiş bir bilgi olduğunu hatırlatmalıyım.)
Dündar’a projeye olan destekten vazgeçildiğini söylemek ise Turkcell yönetimine kalıyor. Ve bunun nasıl ifade edildiğini bilmiyorum. Çok da önemli değil. Çünkü Dündar’ın artık ağzı ile kuş tutsa destek alamayacağı anlaşılıyor. Edindiğim bilgiye göre yapılan ödeme geri de alınmıyor. (Dündar’ın bu konuya açıklık getireceğine eminim. İade etmemesi de ticari temayüllere uygun aslına bakarsanız.) Bir başka önemli nokta da Turkcell sponsorluktan vazgeçerken, filmi dahi görmüyor…
Dündar daha sonra dağıtıcı firmanın da desteğiyle filmi, tüm emeğini koyarak tamamlıyor. Ardından Sabancı Holding Yönetim Kurulu Başkanı Güler Sabancı’ya gidiyor. Kahve sohbetinde projeyi anlatıyor ve sponsor olup olamayacaklarını soruyor. Güler Sabancı’da prensip olarak kabul ediyor. Ancak filmi izlemeye danışmanlarını yolluyor ve onlardan gelen rapor neticesinde Dündar’a (rakam açıklanmıyor ama edindiğim bilgiye göre 200 bin euroluk) bir sponsorluk ödemesi yapılıyor.
****
Tekrar bugüne dönersek…
Olay ilk kez Turkcell reklamlarını alamayan Vatan gazetesinde yayınlanıyor. Konu “Turkcell hükümetten korktu ve projeyi desteklemekten vazgeçti” şeklinde sunuluyor. Recep İvedik’e Turkcell tarafından verilen destek hatırlatarak, “bu ülkenin kurucusundan 3 kuruşu esirgediniz” diyerek okur tahrik ediliyor.
Sonra aynı tarz haberler Hürriyet’te yayınlanıyor. Ve Ertuğrul Özkök bunu “hükümet baskısına” bağlıyor.
Burada sorulması gereken soru şu: Eğer bu yaklaşım doğru ise Sabancı Grubu hükümet baskısına aldırmıyor ve korkmuyor…
Anladığımız kadarıyla Doğan Grubu, bu olayı hükümeti eleştirmek için kullanırken, Turkcell kullanıcılarına da “Atatürk’ü bile desteklemeyen bir operatörden hizmet alıyorsunuz” mesajı vererek, rakibini yıpratmaya çalışıyor.
Dündar’ın bu kadar başarılı bir çalışmasının, Çukurova nefretine kurban edilmesi gerçekten çok yazık.

Kaynak : 