web analytics
Cumartesi, Temmuz 25, 2026
No Result
View All Result
  • Giriş
Türk İnternet
  • Ana Sayfa
  • BİLİŞİM
  • e-TİCARET
  • INTERNET
  • TELEKOM
  • YENİ TEKNOLOJİLER
  • Hakkımızda
  • Kişisel Verilerin Korunması
    • Çerez Aydınlatma Metni
    • İlgili Kişi Başvuru Formu
No Result
View All Result
  • Ana Sayfa
  • BİLİŞİM
  • e-TİCARET
  • INTERNET
  • TELEKOM
  • YENİ TEKNOLOJİLER
  • Hakkımızda
  • Kişisel Verilerin Korunması
    • Çerez Aydınlatma Metni
    • İlgili Kişi Başvuru Formu
No Result
View All Result
Türk İnternet
No Result
View All Result

Telkoder : Türkiye’de Serbestleşme Olması Gereken Hızda Değil

Serbest Telekom İşletmecileri derneği Telkoder bugün İstanbul'da Dedeman Oteli'nde bir basın toplantısı düzenledi. Bu toplantıda geçmiş 8 yıl özetlendi ve bugünkü durum hakkında bilgiler verildi. Telkoder “Telekomünikasyon Alanında Doğru Bilinen Yanlışlar" başlığını taşıyan bir çalışma hazırlığında olduğunu da açıkladı.

Fusun S.Nebil-Fusun S.Nebil
18 Mart 2009
- Genel
0
Facebook'ta PaylaşTwitter'da PaylaşLinkedin'de Paylaş

Serbest Telekom İşletmecileri Derneği Telkoder bugün İstanbul’da Dedeman Oteli’nde bir basın toplantısı düzenledi. Bu toplantıda geçmiş 8 yıl özetlendi ve bugünkü durum hakkında bilgiler verildi. Telkoder “Telekomünikasyonda Büyük Yalanlar “Telekomünikasyon Alanında Doğru Bilinen Yanlışlar” başlığını taşıyan bir tablo çalışma hazırlığında olduğunu da açıkladı.

Telkoder basın toplantısına dramatik bir müzik eşliğinde, son 8 yılda yaşanan serbestleşme sürecine ve telekom sektörüne yönelik haber küpürleri ile gösteren bir film ile başladı. Filmin arkasından Genel Başkan Yusuf Ata Arıak, durumu şu şekilde özetledi


    Telkoder kurulduğundan bu yana, klasik 3 cep telefonu ve 1 sabit telefon operatörünün oluşturduğu şemanın dışında rekabetin geliştirilmesi ve tüketiciye yarar peşinde koştu. Bu filme bakınca da, Türkiye’de serbestleşme ve tüketici yararına konulmuş ne kadar taş varsa üstüste koymaya çalışmışız ve bugüne gelmişiz. Bu 8 yıllık çalışmanın sonunda tekrar değerlendirme yapmak ve son 8 yılın sorunlarına nasıl baktığımızı anlatmak için bu basın toplantısını düzenledik.

    Telkoder sektörün sivil toplum örgütü olarak, yeni yürürlülüğe giren Elektronik Haberleşme Kanununa da pek çok katkıda bulundu. Biliyorsunuz bu kanunun hazırlıkları 3-4 yıla yayıldı. Telkoder tamamına katkıda bulundu. Kanunun AB yasalarına uyması, tüketicinin daha çok seçim hakkı olması ve rekabetin artması gibi konularda BTK’ya bildirimlerde bulunduk, komisyonlarda çalışmalar yaptık.

    Amacımız telekom sektöründe girişimciliğin önündeki engellerin kaldırılması. Yeni kanunda frekans gibi kıt kaynak sayılan konuların dışındaki lisansları almak kolaylaştırılmış, basitleştirilmiş bir süreç olacak.

    Bu sürecin yürürlülüğü mayıs ayında başlıyor. Yakından izliyoruz. Bu gelişme ile birlikte daha serbest, daha yatırımcı bir ortama girmeyi ümit ediyoruz.

    8 yılda yapılan çalışmalardan tespit ettiğimiz, serbestleşme konusunda zaman içinde yasa olarak ve yönetmelik olarak pek çok çalışmaların yapılmasına karşın uygulamalarında sorunların yaşanmış olmasıdır. AB yasalarına büyük oranda uyduk yetmez, sonuç almamız lazım. Tüketicilerin hizmet alırken işletmecisini serbestçe seçebilmesi lazım .

    BTK’ya tesis paylaşılması, fiyatların maliyetlerinin bilinmesiyle oluşturulması, yani hakim işletmecinin bir bölüm servisi ile diğerini finanse etmesinin önüne geçilmesi ve fiyat sıkıştırması yapılmaması gibi konularda uygulamada sonuç verecek görevler düşüyor.

    Bunları yapabilirsek, Gerek düzenlemeler gerek uygulama konusunda AB standartlarını yakalama yönünde önemli bir adım atmış oluruz.

    Bugün hala Türk Telekom sabit hatlarını alıp üzerinden internet, IPTV vermeyi konuşuyoruz ama Avrupa’da bugün yeni işletmecilerin kurmuş oldukları fiber optik şebekelerin diğer işletmecilere açılması konuşuluyor.

    Önümüzde şehiriçi telefon hizmetleri konusu var. Bir süredir buna “çözülmüş sorun” muammelesi yapılıyor ama vatandaşın hala günlük hayatında şehiriçi telefon hizmetini Türk Telekom’dan başkasından alma şansı yok.

    2004 yılında uzak mesafe telefon hizmetleri lisanslarının verilmesi sonucunda hatırlarsanız o günlerde dakikası 120 kuruş olan Amerika’yı, Avrupa’yı arama 8 kuruşa verilebilir hale geldi. Tüketici yarar sağladı ama şehiriçinde durum böyle değil. 2007’den başlayan bir çalışmaya girdik ama hala sonuç alamadık. Lisans fiyatları Bakanlar Kurulu’nda bekliyor. Ama bir yandan da yeni kanun çerçevesinde yeni bir lisans almaya gerek de kalmıyor.

    Henüz rekabete açılmamış olan % 73’lük kısmın da artık rekabete açılmış olmasını bekliyoruz.

    Mobil tarafta yeni yaşadığımız numara taşınabilirliği durumu var. Tüketicileri nasıl etkilediğini görmüş olduk. Mobil numara taşıma hayatlarımıza girdi ve insanlara gerçekten seçme hakkı verdi. Aynı durumun sabit tarafta da olması için önce şehiriçinin rekabete açılması gerekiyor ve ayrıca alternatif işletmecilere numaralarının verilmesi gerekiyor. Bu konuda BTK’nın rolü şüphesiz büyüktür. Tüketiciler hizmet alırken işletmeciler arasından seçim yapabilir hale gelmelidir.

    Diğer yandan zaman zaman konuşulan bir konu var. “Geniş bant hizmeti almak istiyorum ama sabit telefon almak istemiyorum” diyenler için bir imkan henüz yok. İnternet hizmeti almak istiyorsanız mutlaka Türk Telekom’un abonesi olmanız gerekiyor. Oysa bütün dünyada böyle bir zorunluluk yok. İsteyen sadece ADSL hizmeti, isteyen sadece sabit telefon hizmeti alabiliyor.

    Yakın zamanda Rekabet Kurumu bir karar verdi[1]. Böyle bir mecburiyetinin olmaması gerekir dedi. Türk Telekom’un sadece internet alanlara yönelik bir tarifesinin de olması gerek diyor. Bunu pozitif görüyoruz ama hatırlatıyoruz bir takım şartları olmalı. Sadece “internet alırsan şöyle yüksek bir ücret vereceksin” olmamalı. Bu konuyu da takip edeceğiz.

    Yeni kanundan büyük oranda memnun olduğumuzu ve bizim de katkıda bulunduğumuzu söylemiştim ama kanunda önemli bir eksiklik var. Bu eksiklik uydu hizmetleri ve uydu hizmetlerinin araştırma geliştirmesi konusunda.

    Bizde devlet kurumlarına verilecek uydu hizmetlerinin Türksat tarafından verilmesi zorunluluğu var. Uydu işletmeciliğinden bahsetmiyorum. Uydu hizmetlerinin sağlanmasından bahsediyorum. Devlet ya da özel kurumlar istediği uydudan hizmet alabilmeli. Ama bugün bütün devlet kuruluşları Türksat’tan alma zorunda. Böyle olunca da,

    1. Lisans alan firmalar işini bıraktı
    2. Stratejik denilen bu konuda gelişme olmuyor. ARGE olmuyor.

    Diğer yandan kanunda ARGE’yi destekliyoruz diyorsunuz. Ama ARGE’yi talep edecek bir sektör yok. Uygulama Türkiye’de uydu hizmetlerinde tekelleşmeyi getiriyor. Oysa tekelleşme değil serbestleşme yapılmalıydı.

    Benzeri bir durum kabloda yaşandı. Kablo şebekesi 10 yıl önce kurulduğuğunda sadece TV, radyo değil yanısıra internet ve ses hizmetlerini de verebilir şekilde kuruldu. Ama burada da uyduya benzer bir durum oldu. En serbestleşmeci olduğu söylenen dönemde Kablo tv şebekesi de gidildi Türksat’a verildi. Bundan 5-6 yıl önce kablo geniş bant abone sayısı 60.000’di, Türk Telekom abone sayısı ise sıfırdı.

    Bugün kablo devlete bağlı ve 30.000 abonesi var ama Türk Telekom’un 6 milyon abonesi var. Kablo altyapısı tamamlanmıştı. 60.000 sayısı hiçbir yatırım yapılmasa bile birkaç milyon olabilirdi. Bu durduruldu ama rekabet ettiği Türk Telekom abone sayısı 6 milyon oldu. Türkiye kimin elinde olursa olsun bir şebekeyi engelledi ve sabit telefon hizmeti verenlerin de işleri engelenmiş oldu. Sadece Türk Telekom şebekesi kullanabildik. Halbuki kablo şebekesinden de hizmet alabiliyor olsaydık, tüketici için daha iyi bir ortam olurdu. 6 milyon ADSL abonesine ek olarak belki 4 milyon kablo abonesi daha olurdu. Türkiye’nin sanayisine ve gelişmesine büyük katkısı olurdu.

    Kablo şebekesi bugün tamamen siyasi iradenin alacağı bir karar ile özelleştirilebilir ve Türkiye 2ci bir altyapıya sahip olabilir.

    Diğer konular; telsiz genişbant denilen Wimax ve MVNO. Geniş bant interneti yaygınlığı ülkelerin gelişmişliğini anlatıyor. Bu yüzden genişbandın verilmesi için her teknoloji kullanılmalıdır.

    MVNO ise Fenercell, Galatasaraycell ya da Sedasayancell gibi isimlerle çıkarılabilecek ve cep telefonu pazarına çeşitlilik getirecek bir hizmettir.

    Bir de bahsetmek istediğim diğer konu; Yaşadığımız ekonomik durum ve iletişim vergisi ile ilgili. Telekom sektöründeki vergiler çok yüksektir. Bizde hem telekom, hem internet hizmetleri üzerinde hem KDV hem de yüksek oranda ÖİV var.

    ÖİV deprem giderleri için konuldu ama bir daha kaldırılamadı. İnternet üzerindeki ÖİV’ler düşürüldü. Mobil internette bu % 25 düzeyindeydi. Sonra indirildi. Bu önemli bir adım. Gayret gösteren Ulaştırma Bakanına teşekkür ediyoruz ama bu noktada kalmamalıyız.

    Hükümet, bir çok sektörle ilgili kolaylaştırıcı kararlar alırken, daha çok telekomünikasyon hizmeti kullanılması için telekom sektörü üzerindeki ÖİV yükünü de düşürülmeli, hatta zaman yayılmış bir şekilde indirmek yerine hemen harekete geçmeli ve kaldırmalı.

    Şimdiye kadar, genellikle Telkoder’in bir tarafında olduğu, klasik telkomcuların diğer bir tarafında ve Bakanlığın ve düzenleyici kurumun üçüncü tarafında olduğu tartışmalı bir 8 yıl geçirdik. Şimdi biraz daha durulmuş gibi gözüküyor ama aynı iddiaları sürdürüyoruz.

    Türkiye serbestleşme konusunda istenen hızda gidemiyor.

    Başka ülkelerle kıyaslandığında “Onlar önce başladı tabi ki arkadan geleceğiz. Türk telekom şu kadar para verdi. 250 tane de lisans verildi.” gibi cevaplar yetmez. Şimdi Telkoder’in Avrupa’daki karşılığı olan ECTA isimli kuruluş, Avrupa’da hangi ülkenin düzenleme yapan kuruluşu ne ölçüde başarılı, ne ölçüde serbestleşme yapıldı diye bir araştırma yapılıyor. Saygın bir kuruluş. Bu değerlendirmeyi kendisi yapmıyor, yaptırıyor. Yılda 1 kere düzenleyici kurumlara karne veriyor. Bu karne verilen kuruluşlar arasında bu sene Türkiye de var. Bizim düzenlemeler sonucunda sektorde rekabeti ve yatırımları arttırma konusunda çok geride kaldığımızı gösteren bir ayna oldu. Bunu biz söylemiyoruz. Avrupa’dakiler söylüyor.

    Biz diyoruz ki, geçmişte olan oldu. Bu gün bulunduğumuz noktayı sıfır noktası kabul edelim.

    Biz neler yapıldığını takip edeceğiz, umarız ki ilgili kuruluşların çalışmaları ile her sene biraz daha ileriye gidebilelim. Biz de yardımcı olacağız. Bu karneleri kendi web sayfamızda açıklayacağız. Hep beraber bu notların yükselmesini sağlayacağız.

    Otomotivde yürürlülüğe konulan önlemlerin telekom sektöründe de konulmasında yarar var. Otomotivde ne düşünüldü, zaten satılmıyor ve vergi düşüyor. Ama önlem alındığında satış olacaktır ve şimdi olmayan vergi gelecektir. Biz bu varsayımın telekomda da aynı olacağını düşünüyoruz. Vergiler düşürüldüğünde, azalmayacağını, aksine artacağını düşünüyoruz.

    Üstelik, telekom bir ana sektör ve bir çok alt sektöre de katkısı var. Başka sektörlere yapacağı katkı nedeniyle örneğin kobilerin daha fazla haberleşme kullanarak yapacakları ihracatla bu indirim geri dönecektir.


Toplantının soru cevap kısmında bir kaç sual geldi. Bunlardan en önemlisi, “Yalın ADSL” konusundaydı. Arıak şöyle cevapladı ;


    Telekom firması eve gelen kablo için, hiçbir hizmet vermese de sabit ücret alır. Bizdeki sorun bunun kaç para olması gerektiğidir. Bu maliyet hesaplanmalıdır.

    Geleneksel operatörler yalın ADSL konusuna karşı çıkıyorlar. İstiyorlar ki sabit telefon da alınsın. Abone kaybetmekten endişe duyuyorlar. Artık bu endişeye de yer yok. Eskiden geniş bant fazla yaygın olmadığı için belki böyleydi ama son dönemde Avrupa’da da sabit hatları bırakma eğilimi azaldı. Geniş bantın yaygınlaşmaya başlaması ile birlikte yalın ADSL’in bir kayba yol açacağını da düşünmüyoruz.

    Bütün Avrupa’da yapılmış bir araştırmaya göre, sabit hattan verilen çeşitli katma değerler nedeniyle sabit erişimle ilgili abonelerin işletmecilerine sadakatleri artmıştır.


Arıak, aynı konuda, “sabit hatlardan vazegeçme eğilimininin artışı” ile ilgili bir başka soru üzerine :


    Sabittten vazgeçme, mobile kayma eğilimi devam ediyor. Ama sabit üzerinden verilen hizmetlerde herşey bir paket olarak sunulmaya başlanıyor. Bu nedenle kullanıcı bağlılığı artıyor. Sabit hattın anlamı artıyor.


Telkoder üyelerinin dikkatleri çektikleri diğer bir konu ise, Elektronik Haberleşme Kanunu’nun 10 mayıstan itibaren yürürlülüğe giriyor oluşuydu. Bu konuda şunları anlattılar :


    Yeni kanunun yetkilendirme kısmı yürürlülüğe giriyor. Yani bir iş aklına gelen, bir dilekçe yazıyor ve eğer kıt kaynak istemiyorsa, Avrupa’daki benzerleri gibi hemen çalışmaya başlıyor.

    Tabi aynı kapsamda uzak mesafe işletmecileri de artık şehiriçi telefon hizmeti de vermeye başlıyoruz diyecekler. Türk Telekom bugüne dek bloke ettiği bu aramaları açması lazım. BTK’nın da böyle bir durumda açtırması lazım. Aksi takdirde tüketicinin aleyhine, kanuna aykırı oluyor.


Neler değişecek şeklindeki bir soruya cevaben :


    En başta çok daha ayrıntılı bir fatura gelecek (tek fatura). Konuşmalarınızın sadece ne zaman başladığı değil, ne kadar sürdüğü de yazılacak. Geniş bantta da detay alacaksınız ve anında online olanları da göreceksiniz.

    Diğer yandan arıza durumunda, nereden başladığı nereye gittiği takip edilebilir olacak. Arızayı bilmek, şirketler için de önemli ama bireyler için de önemli. Kullanmadığınız süre için belki ücret indirimi olacak.

    Telefon almak için bürokratik bir daireye gidip bir anlaşma imzalamaktan kurtulacaksınız.

    İşletmeci değiştirmek istediğinde bir çok kolaylık olacak. Başka ne hizmetler gelecek derseniz, istikbali görebilmek gerekiyor ama telekom alanında düşünemediğimiz pek çok hizmet gelecek.


Telkoder yetkilileri, BTK’nın konferanslarda serbestleşme ölçüsü olarak verdikleri “250 lisans” sayısı için de “başarı hikayesi değil” tanımlaması yaptılar ve şunları belirttiler :


    Sonunda bu lisansları vermenin amacı, telekom hizmetlerinin daha çok işletmeci tarafından verilmesidir. Ama şu anda alternatif işletmecilerin payı % 4. Bu % 50-50 olsa başarı denilebilir. Biz 250 lisansa ölçü olarak bakmıyoruz. Sonuçlata bakıyoruz.


Telkoder Başkanı Yusuf Ata Arıak sorumuz üzerine Wİmax konusunda şunları söyledi :


    Wimax dünyada da çok yaygınlaşmadı. Geniş bant telsiz teknolojisi lisanslara ihtiyaç var. Özellikle kırsal alanlarda var. Kısmen büyük yerleşim olan yerlerde kullanılabilir. Tartışmamız gereken bunların bölgesel mi, tüm Türkiye’yi kapsayacak şekilde mi verilmesi lazım? Burada isabetli bir düzenleme yapmazsak, Türk Telekom ve 3 GSM operatörü alır ve kendi ihtiyaçları oranında kullanır. Böyle olunca da Wimax alternatif bir altyapı haline gelmez. Halbuki başka işletmecilerinde bu omurga üzerinden hizmet verecği hala gelmesi lazım.

    Biz bu konuyu BTK’ya sorduk. Alternatifleri hazırlıyoruz, daha sonra siyasi iradeye sunacağız diyorlar. Böyle bir çalışma gelecek hafta olacak. Bizi ilgilendiren tarafı bunun alternatif altyapı olarak kullanılmasıdır.


Arıak “doğuya sadece Türk Telekom mu yatırım yapıyor?” şeklinde bir soru üzerine de şunları belirtti :


    Telekomünikasyonda doğru bilinen yanlışlar diye bir çalışma yayınlayacağımızı belirtmiştim. Orada yer alacak konulardan bir tanesi de bu bahsettiğiniz konu, “doğuya kim gider?” Cevap : “evrensel hizmet fonu”ndan para alanlar gider.

    Bütün telekom firmalarından ve bizim firmalarımızdan gelirle orantılı olarak % 1 evrensel hizmet fonu kesiliyor. Dünya’da hizmet fonunda toplanan para sektörün içinde yapılan ihaleyle harcanıyor. Mesela uydu üzerinden Şemdinli’ye internet gidecekse ve bu işin ticari geliri uygun değilse, devlet evrensel hizmet fonundan ihale yapmalı. Ama devlet gidip Türksat’a veriyor. O da istediği taşeronlara veriyor ve doğuya hizmet verdik diyorlar.

    Rekabetsiz veriyorlar. Bedava değil parasını alıyorlar. Bu tekel içinde harcanan paralar da bol olduğu için teknoloji gelişmiyor. Ciddi teknolojileri götürecek bir firma olsa en ekonoik teknolojiyi götürür ama öyle olmuyor. Bu aslında bir hizmet değil tam tersine Türksat ya da Türk Telekom için gayet verimli bir iş.

[1] Rekabet Kurumu, Türk Telekom’un Yalın ADSL (Naked ADSL) Sunmasına Karar Verdi

Etiketler: ETKİNLİK
Plugin Install : Subscribe Push Notification need OneSignal plugin to be installed.
Fusun S.Nebil

Fusun S.Nebil

Detaylı bilgi için aşağıdaki dünya işaretini tıklayınız.

Lütfen yorum yapmak için giriş yapın.

HAFTANIN ÖNE ÇIKANLARI

  • 13 Yılda 3 Kurum, Aynı Soru: Türkiye Siber Güvenlikte Gerçekten Daha Güvende mi?
  • CIA Ajanı, BAE Yapay Zeka Hedeflerinin Yolunu Açmaya Yardımcı Olmuş
  • Kazalar Sonrası Veriler Kimlerin Eline Geçiyor? KVKK’dan Kazazedelerin Bilgileri İçin İlke Kararı
  • Çin Liderliğinde 29 Ülke, “Dünya Yapay Zeka İşbirliği Örgütü” Oluşturdu
  • Trafiği ve Dolayısıyla Geliri Azalan Yayıncılar, Google’un “AI Bakışı”na Karşı Tepki Gösteriyor

HAFTANIN KELİMESİ

3GPP

3. Nesil Ortaklık Projesi (3GPP), dünya çapında çeşitli mobil (hücresel) ve telekomünikasyon standartlarını geliştiren ve sürdüren bir grup standart kuruluşudur.

3G ile birlikte kurulmuş ve telekom endüstrisinin Birleşmiş Milletleri diye tanımlanabilir. Sonraki nesiller için de standartları belirlemiştir.

Detayı için Wiki-Turk'e bakınız

İNTERNET HIZI

Türkiye'nin İnternet Hızlarını Dünya ile Karşılaştırmak Kaynak : https://www.speedtest.net/global-index#mobile
Facebook Twitter LinkedIn

Son Yorumlar

  • ICANN, Yeterince Temsil Edilmeyen Toplulukları Yeni gTLD Başvuru Destek Programı İle Güçlendiriyor için Tolga Kaprol
  • BTK, Yabancı e-SIM Firmalarını Engelledi için Bulent SEN
  • Sahibinden.com Domain’inin Güncellenmesi Unutulmuş için Tolga Kaprol
  • İngiliz Düzenleyici Ofcom, Bulut Servislerini ve Akıllı Cihaz Pazarını Soruşturuyor için Tolga Kaprol
  • Seçim Yaklaşırken, Kişisel Veriler Kötüye Nasıl Kullanılır? için [email protected]
Plugin Install : Subscribe Push Notification need OneSignal plugin to be installed

© Copyrights 2000-2025 - Bu sitede yayınlanan haber/söyleşi/makale ve bilgilerin tüm hakkı turk-internet.com'a aittir.

Tekrar Hoşgeldiniz!

Aşağıdan hesabınıza giriş yapınız

Şifremi unuttum?

Şifrenizi geri alın

Lütfen şifrenizi resetlemek için kullanıcı adı veya email adresinizi girin.

Giriş yap
No Result
View All Result
  • Ana Sayfa
  • BİLİŞİM
  • e-TİCARET
  • INTERNET
  • TELEKOM
  • YENİ TEKNOLOJİLER
  • Hakkımızda
  • Kişisel Verilerin Korunması
    • Çerez Aydınlatma Metni
    • İlgili Kişi Başvuru Formu

© Copyrights 2000-2025 - Bu sitede yayınlanan haber/söyleşi/makale ve bilgilerin tüm hakkı turk-internet.com'a aittir.

Bu internet sitesinde, kullanıcı deneyimini geliştirmek ve internet sitesinin verimli çalışmasını sağlamak amacıyla çerezler kullanılmaktadır. Gizlilik Bildirimi.