İletişim Türkiye’09 Medya ve İletişim Zirvesi çerçevesinde gerçekleştirilen, “Medya ve İletişimin Düzenleme Boyutunda Yarını” konulu panele BTK Başkanı Dr. Tayfun Acarer, Rekabet Kurumu Başkanı Prof. Dr. Nurettin Kaldırımcı, ORTT Başkanı Laszlo Majtenji, Litvanya Üst Kurul Başkanı Andris Mellakauls, EPRA Başkanı Dunja Mijatovic katılırken, mazereti dolayısıyla iştirak edemeyen RTÜK Başkanı Zahit Akman’ın yerine kurul üyesi Taha Yücel katıldı.
Tayfun Acarer, yaptığı konuşmada bazı belediyelerin yayıncılıkta kullanılan röle ve baz istasyonlarını şehir dışına atmaya çalıştıklarına dikkati çekerek, sorgulanması gereken konunun, mobil haberleşmenin istenip istenmemesi olduğunu ifade etti. “Üniversite, medya, STK’lar olayı gülerek izliyorlar, ama bu mantıkla, yakın zamanda kullanılacak olan 3G’de bir şey yapamayacağız” şeklinde konuşan Acarer, konunun detaylı bir biçimde tartışılması gerektiğini ifade etti. “3G” diye bir şeyin olmadığını, bunun yerine hızlanan bir altyapının bulunduğunu belirten Acarer, sektörün küresel krize rağmen gelişimini sürdürdüğünü söyledi. 20 gün kadar sonra başlayacak olan yeni nesil ile yayıncılıkta çok değişik anlayışların gündeme geleceğini hatırlatan Acarer, yayını izlerken başka şeyler gerçekleştirebilmek ile tüm bunları zamandan bağımsız yaşayabilmenin mümkün olabileceğini ifade etti.
Prof. Dr. Nurettin Kaldırımcı da konuşmasında, teknolojide yaşanan dönüşümü bir ‘meydan okuma’ olarak algıladığını ifade etti. Kimilerinin, regülasyon olmadan rekabetin pekala gerçekleşebileceğini iddia etmelerine karşın, bunun o kadar kolay olamayacağını belirten Prof. Dr. Kaldırımcı, regülasyon kurumlarına olan ihtiyacın işte tam da bu noktada ortaya çıktığını söyledi.
Medyada, bağımsız izlenme oranlarının bilinmesi gerektiğini vurgulayan Prof. Dr. Kaldırımcı, Rekabet Kurumu ile BTK’nın ve RTÜK’ün periyodik olarak bir araya gelerek, meydan okuyan medya ortamını istişare etmesinin önemli olduğunu ifade etti.
Taha Yücel de sunumunda, yeni teknolojilerle yayıncılığın hem kalitesinin ve hem de hacminin arttığını söyledi. Web tv ve IPTV gibi sayısal yöntemlerin, geleneksel yayıncılıktan da pay alabildiğine işaret eden Yücel, yeni yöntemin izleyicilere neyi, ne zaman ve nerede izleyebilecekleri seçeneklerini de verdiğini söyledi. Lisanslandırma konusunda RTÜK’ün, istemesine rağmen gereken ortamın halen oluşmadığına değinen Yücel, yayıncılıkta lisans süresinin 5 yıl ile kısıtlı tutulmasının yayın kuruluşlarını daha uzun vadeli yatırım yapmaktan alıkoyduğunu sözlerine ekledi.
Avrupalı Düzenleyici Otoriteler Platformu EPRA’nın Başkanı Dunja Mijatovic de konuşmasında, kuruluşun, Avrupa’daki en büyük ağı oluşturduğunu söyledi. Yayıncılığın düzenlenmesi konusunda müzakereler yapılabilmesine olanak sağlayan platformun, 40’ı Avrupa’dan toplamn 49 üyesinin bulunduğunu anlatan Mijatovic, platform kararlarının bir bağlayıcılık arz etmediğini söyledi. Düzenleyici kurumların daha farklı bir rol üstlenip üstlenmemeleri gereğini tartıştıklarını ifade eden Mijatovic, hangi platform üzerinde olursa olsun, sahip olunan değerlerin korunması gereğini savunduklarını söyledi.
Litvanya Üst Kurul Başkanı Andris Mellakauls da konuşmasında, ülkesinde gerçekleştirilen düzenlemeler hakkında kısa bilgiler verdi. Dil konusunda kuralların daha gevşetildiğini ve bu yüzden Rusça kullanımının yeniden bir ağırlık kazandığını anlatan Mellakauls, lisanlama ücretlerinde de önemli ölçüde azaltmaya gidildiğini söyledi. Reklam ve sponsorluk kurallarının daha açık bir biçimde tanımlandığını belirten Mellakauls, buna karşılık yaptırımlarda ciddi bir artışın yaşandığını ifade etti. Andris Mellakauls, rasyonel kurallar oluşturulmasının, azınlıkların korunmasının, medya hareket ve sorumluluklarına belirli standartlar getirilmesinin bir regülasyon kuruluşunun sorumlulukları arasında yer aldığını sözlerine ekledi.
ORTT Başkanı Laszlo Majtenji de, ülkesinde gerçekleştirilen yasal düzenlemeler hakkında bilgiler verdi. Medya ve iletişimin düzenlenmesi hususunda, yeni bir yasa kabul edilmesi ihtiyacının ortaya çıktığını belirten Majtenji, bu nedenle parlamentoda tüm siyasi partileri bir araya getiren bir konsensüse ihtiyaç bulunduğunu söyledi. Halen uygulanmakta olan yasanın, dijitalleşme öncesinde hazırlandığını anlatan Majtenji, yeni taslakta editöryel bağımsızlığı kısıtlayan bir takım maddelerin yer almasının mümkün olduğunu ifade etti. Laszlo Majtenji, içerik sağlayıcıların artacağı bir ortama doğru gidilirken, ortak bir düzenleme için kuruluşların aralarındaki münasebetleri artırmalarının önemli olduğunu sözlerine ekledi.



Kaynak : 