ABD’li teknoloji devi Oracle, yapay zeka yatırımlarını hızlandırırken, –sabah saatlerinde emaillerle– gerçekleştirilen geniş çaplı işten çıkarmalar, teknoloji dünyasında yeni bir tartışmayı tetikledi. Uluslararası basına göre şirket, kaynakları yeniden dağıtmak amacıyla küresel ölçekte geniş çaplı bir yeniden yapılanmaya gidiyor. şirket, 2026 yeniden yapılanma planı için 2,1 milyar dolara kadar gider öngörüyor.
İddialara göre işten çıkarmalar, çalışanlara sabah erken saatlerde gönderilen e-postalarla bildirildi. Birçok çalışanın aynı gün sistem erişimlerinin kesildiği ve görevlerinin anında sonlandırıldığı ifade ediliyor. Uluslararası kaynaklara göre şirket, küresel ölçekte 30.000’e kadar çalışanı işten çıkarmış olabilir ve bunun yaklaşık 12.000’inin Hindistan’dan olduğu belirtiliyor. Resmi açıklama gelmedi ama işten çıkarmalar öncesinde Oracle’In 162 bin çalışanı olduğu düşünülürse, beşte birini işten çıkarması çok ciddi bir yapılanma.
Bu durum, özellikle Hindistan’daki büyük teknoloji merkezlerinde ciddi sosyal ve ekonomik etkiler yaratırken, çalışanlar arasında büyük tepkiye yol açtı.
Şirket Zor Durumda Değil, Aksine Rekor Kârda
Tartışmanın merkezindeki en kritik nokta ise, Oracle’ın finansal olarak zor durumda olmadığı bilgisi. Şirketin son çeyrekte, net kârını yaklaşık %95 artırdığı ve milyarlarca dolarlık gelir artışı yakaladığı belirtiliyor. 2025 geliri 53 milyar $ ve kâr’ı yaklaşık 12 milyar $ olurken, 2026 yılı için 57-60 milyar $ gelir ve 13-15 milyar $ kâr beklentisi var.
Bu nedenle birçok analist şu soruyu soruyor ; “Kâr artarken neden işten çıkarma yapılıyor?”
Yapay Zeka Değil, Sermaye Kayması mı?
Resmi söylemde işten çıkarmalar genellikle, yapay zekâ yatırımları ya da verimlilik artışı ile açıklanıyor. Ancak bazı analizler farklı bir noktaya işaret ediyor, mesele çalışanların yerini yapay zekanın alması değil, sermayenin yön değiştirmesi.
İşten çıkarmaların özellikle, geleneksel yazılım ve lisans satış ekipleri, destek ve operasyon birimleri ve bazı bölgesel organizasyonlar üzerinde yoğunlaştığı ifade ediliyor. Buna karşılık Oracle’ın, bulut altyapısı (OCI) ve yapay zekâ veri merkezleri alanlarında işe alımlara devam ettiği görülüyor.
Oracle uzun yıllar boyunca veritabanı lisansları ve kurumsal yazılım ile büyürken, bugün:Amazon Web Services, Microsoft Azure ve Google Cloud ile rekabet edebilmek için bulut tarafına agresif yatırım yapıyor. Oracle’ın yaklaşık 156 milyar dolarlık yapay zeka veri merkezi yatırımı için milyarlarca dolarlık yeni borçlanma ile dev bulut kapasite artırımı planladığı belirtiliyor.
Bu yatırımların finansmanı için, operasyonel maliyetlerin azaltılması ve çalışan sayısının düşürülmesi gerektiği ifade ediliyor.
Yeni Model: “İnsan değil, altyapı”
Analistlere göre burada yaşanan şey, klasik “Yapay Zeka işimizi aldı” hikâyesinden farklı bir şey. Yeni model, daha az çalışan, daha fazla sermaye yatırımı ve daha büyük altyapı (data center, GPU, cloud). Yani, insan emeğinden, sermaye yoğun modele geçiş görülüyor.
Bu gelişme, teknoloji sektöründe büyüyen bir tartışmayı yeniden gündeme taşıdı. İşten çıkarmalar gerçekten yapay zeka yüzünden mi? Yoksa şirketler sermayeyi farklı alanlara mı kaydırıyor? Oracle örneği, ikinci ihtimali güçlendiriyor. Şirket küçülmüyor ama yapısını değiştiriyor.
Dolayısıyla Oracle’daki gelişmeler, teknoloji sektöründe yeni bir döneme işaret ediyor. Mesele sadece otomasyon değil ama kaynakların yeniden dağıtımı. Ve bu yeni modelde, çalışan sayısı azalırken, veri merkezleri, altyapı ve yapay zeka yatırımları büyüyor. Ancak bu dönüşümün, ekonomik olduğu kadar, sosyal sonuçları da giderek daha fazla tartışılıyor.



Kaynak : 