Türkiye’de 2009 3.çeyrek verilerine göre 63,7 milyon mobil telefon abonesi var. Buna karşılık kullanılan cihazların tamamı yurtdışından geliyor. Sektörün başlangıcı olan 1993’lerden bu yana ülkemize 120 milyona yakın cihaz ithal edildiği sanılıyor ve bu cihazlara harcanan paranın 20 milyar $ civarı bir hacmi olduğu hesaplanıyor.
Tabi bu kadar yüksek bir rakamın yurtdışına verilmiş olması ve verilmeye devam edilmesi, herkesi rahatsız ediyor ama yerli cep telefonu üreticiliğine soyunmak da, “artık teknolojiyi yakalayamayız” düşüncesi ile anlamsız olarak değerlendiriliyor.
Gerçi Aselsan ve Raks grubunun yaptığı gibi bir kaç deneme de var ama bu denemeler çeşitli nedenlerle başarılı olamadı.
Tam bunları derken, son 5-6 ayrıdr yerli cep telefonu üreticiliğine soyunma yarışı başladı.
Bu noktada “Nasıl ya da neden?” sorusunun cevabını verelim..
Maliye Bakanlığı geçen yılın ortalarında, cep telefonu cihazlarının ithalatında CIF değeri üzerinden % 20 oranında uygulanan ÖTV yi, CIF değeri 200 TL’ye kadar olan cihazlarda 40 TL olarak sabitlemeye yani maktu ÖTV alınmasına karar verdi.
Ulaştırma Bakanı Binali Yıldırım ise, yerli üretim yapılması durumunda bu verginin alınmayacağını söyledi. 40 TL’lik (2010 da 50 TL) rakam önemli bir marj olarak ortaya çıkınca da, en başta Çin’den ithalat yapan ucuz telefon distribütörleri olmak üzere, ülkemizdeki tüm telefon distribütörleri, üretim opsiyonunu, daha doğrusu montaj hattı kurmayı düşünmeye başladılar.
Böyle planlar yapan 40’ı Çin distribütörü olmak üzere 100’e yakın potansiyel girişimci olduğu konuşuluyor.
İşte Huawei’in dün Anatolia Telecom’un haberine karşı yaptığı açıklamanın bir nedeni de bu[1].
Huawei, 3G operatörleri için(Turkcell, Avea ve Vodafone) 3G modem başta olmak üzere çeşitli üretimler yapıyor. Potansiyel yerli üreticilerin, kart-modem gibi konulara da girebileceği konuşulunca, 3G operatörlerinin kalite ve planlara uyulup uyulmayacağı kaygısı başgösterdi.
Yanısıra 100 kadar potansiyel üretici olabileceğini söylemişken, bunlardan bir tanesinin, Huawei ile sonuçlanmamış bir işortaklığı açıklaması yapması, Çin’li üreticiyi rahatsız etmiş gözüküyor.
Yerli Üretim Ne Kadar Başarılı Olur?
Bunları takip ettiğimiz için, sektörde neler konuşulduğuna baktık.
En fazla konuşulan konu; üretim değil, montaj hatları kurulacağı şeklinde. Tabi bu bir eleştiri.
10 kişiyle montaj hattı kurmanın anlamlı olmayacağı, bunun yerli üretim sayılamayacağı konuşuluyor ama, karşı görüş bu telefonların zaten ithal edildiği, montajın Türkiye’de yapılması durumunda ithalata ödenen toplam paranın bir miktarının Türkiye’de kalabileceği şeklinde.
Ayrıca 10 kişi bile olsa ilave bir istihdam yaratılabileceği savunması yapılıyor.
Diğer bir düşünce, bu saatten sonra teknolojiyi yakalamanın mümkün olamayacağı şeklindeki alışılagelmiş müzmin bir tavır. Ancak potansiyel üreticilerin hepsi, 200 TL altındaki basit teknolojili telefonları hedefliyorlar. Burada savunma ise; montaj hattı ve basit teknoloji bile olsa, ülkede cep telefonu konusunda bir knowhow birikimi yaratılmasının, ileriye bir adım olacağı şeklinde.
Peki bu durumda pazarda dengeler ne olur derseniz; 200 TL altı üretim ya da montaj hattı kurulması durumunda, Türkiye’de halen % 53 ile pazar lideri olan Nokia’nın etkilenebileceği, 2.sıradaki Samsung’un ise etkilenmeyeceği düşünülüyor. Bunun nedeni Samsung’un ülkemizde daha yüksek modelleri pazarlaması, Nokia’nın ise tam da söz konusu olan 200 TL civarı ürünlere ağırlık vermesi.
Biz ise gelişmeleri izliyoruz. ARGE konusunda da en aptal girişimlerin bile bir tohum olacağı, ileriye yönelik gelişme olasılığı yaratabileceği inancındayız. Her zaman olduğu gibi, turk-internet.com farkıyla size gelişmeleri aktarmaya devam ediyor olacağız.

Kaynak : 