Uygulamalar da artık kendi kendilerini koruyabilecek. Arf Teknoloji kurucularından Erkan Demirkan’ın, “nesne esaslı koruma” olarak nitelendirdiği bir yöntemle bilgisayarda bulunan bileşenler, antijenler yardımıyla kendilerini “dış güçlere” karşı savunabilecekler. Geçtiğimiz günlerde Muğla Üniversitesi’nde, katıldığı Akademi Bilişim 2010 Konferansı’nda öğrencilere; güncel tehditler ve korunma yöntemleri, yazılım korsanlığı konularında bilgiler veren Demirkan, virüslerden korunmanın pratikte mümkün olduğunu ifade ediyor.
turk-internet.com : Peki bu çözüm, kullanıcılara başka ne gibi avantajlar sağlayacak?
Erkan Demirkan: Nesne Esaslı Koruma felsefesi ile geliştirdiğimiz iki programımız var. Bunlar, son kullanıcılara yönelik olarak “Antikor UGS” ve profesyonel güvenlik için yazılım geliştiriciler ve programları kendileri için değerli olan kurumlar için “Antijen” uygulamalarımızdır.
Bu çözümün insanlara getirisi şu olacaktır; kullandıkları programlar virüsler tarafından bozulamayacak ve herhangi bir virüs programda değişiklik, tahribat yada virüs yazarının isteklerini uygulayamayacaktır. Bu geliştirdiğimiz programlar üst düzey güvenlik uygulamalarıdır. Çünkü en çok korkulan bilgisayar zararlıları Virüslerdir. Ancak, son zamanlarda bilgisayarda bulunan her zararlıya virüs diyen güvenlik yazılımları, bir tür kavram karmaşasına sebep olmuşlardır. Herkesin bildiği gibi virüsler can yakar ama diğer zararlılar can sıkarlar. Virüslerden kaynaklı zararların telafisi olmaz ancak bizim geliştirdiğimiz teknolojilerden sonra kimsenin virüslerden canı yanmayacak.
turk-internet.com : Bu çözüm internet kullanımına nasıl etki edecek?
Erkan Demirkan: Bu, genel internet kullanımından çok sosyal alarda etkili olacak. Örnek vermek gerekirse Antijen kullanımı yani bir uygulamanın kendi kendisini virüslere karşı koruması sağlanırsa bir çok sorun sorun olmaktan çıkacak. Söz konusu programlar kendi kendilerini koruyacakları için kötü niyetli insanların programlarda açık bulabilmesi için tersine mühendislik yapmaları da engellenmiş olacak.
Aynı şekilde Antikor UGS kullanan son kullanıcılar da bilsayarlarında bulunan programlarını virüslerden kesin olarak koruyabilecekler. Bu perspektiften bakıldığında zamanla hayatımızın her alanına yavaş yavaş Antikor UGS ve Antijen gibi uygulamalar girecek ve sistem kaynaklarını tüketmeyen tam ve kesin koruma sağlayacak yazılımlar bilişim dünyasındaki yerlerini alacaklar.
turk-internet.com : Tersine mühendisliğin sonu mu geliyor?
Erkan Demirkan: Antijen, bir uygulamaya kendi kendini virüslerden korumanın yanı sıra incelenememesi ve tersine mühendislik yapılamaması için anti-crack, anti-hack, anti-tracing, anti-debug ve anti-disassamly özellikler katar. Tersine mühendislik ile gerçekleştirilen eylemlerden dolayı sadece ülkemizin geçen seneki zararının 468 milyon dolar olduğu uluslararası kuruluşların raporlarına yansımıştır. Tersine mühendisliği önleyen yazılım geliştirmekteki amaçlarımızdan biri de yazılım firmalarının emeklerinin heba olmaması, kodlarının incelenememesi ve crackten kaynaklı maddi zararların minimuma indirilmesidir.
Sonuç olarak, artık klasik güvenlik yöntemleri yerini geliştirdiğimiz şekildeki uygulamaların alacağını söyleyebiliriz. İnternette küçük bir araştırma yapılacak olursa dünya devi birçok firmanın 1996 yılından beri bizim geliştirdiğimiz projelere benzer çalışmalarının olduğu görülür. “Bilgisayar bağışıklama” “kendini koruyan uygulamalar” vb. isimlerde fakat mantık olarak aynı birçok çalışma IBM, Massachusetts Institute of Technology(MIT), Mexico Universty ve daha pek çok kurum tarafından sürdürülmektedir. Gelişen yazılım teknikleri, işlemci teknolojisinin gelişmesi bu çalışmaların uygulanabilirliğini zorlamaktadır. Bunun da önümüzdeki dönemde aşılabileceğini öngörüyoruz.

Kaynak : 