Bu söyleşinin ilk bölümünü Bilal Şen : Bilişim Suçlarında Avrupa’lı, Amerika’lı ve Asya’lı Kolluk Güçleri Birbirine Sık Sık Danışıyor – 1 başlığı altında okuyabilirsiniz.
Emniyet Genel Müdürlüğü, Kaçakçılık ve Organize Suçlarla Mücadele Daire Başkanlığı, Bilişim Suçları bölümünden Emniyet Amiri Bilal Şen ile yaptığımız söyleşiye kaldığımız yerden devam ediyoruz ve kendisine son dönemde el konulan dijital delillere yapılan itirazları soruyoruz.
Turk-internet.com : Bilgisayarına el konan kişi, mahkemeye sunulan içeriğin kendisine ait olmadığını ifade edip kolluğun yürüttüğü adli bilişim incelemelerinin tekrarlanmasını isteyebiliyor. Bu konuda ne düşünüyorsunuz?
Emniyet Amiri Bilal Şen : Sadece adli bilişim uygulamaları değil, kamu adına yürütülen tüm eylemler, tartışma götürmez şekilde yürütülmeli ve gerektiğinde sınanabilinmelidir. Eski yeşilçam filimlerinden aşina olduğumuz; masum kişinin cebine, farkına varmadan uyuşturucu konulmasına benzetilebilecek, dijital delil incelemelerinde, var olmayan bir veri bilgisayara eklenmiş midir endişesi, bir istisnadır. Elbette her meslek grubunda etik dışı davranan kişiler olabileceğinden yola çıkarak, kolluğun yürüttüğü adli bilişim incelemelerinin de başkaca uzmanlarca sınanabilmesi muhtemel şüpheleri giderecektir ve böyle bir şey var ise uzman bir göz tarafından tespit edilebilir.
Ancak ifade ettiğim gibi bu durum sadece istisnalar için ve gerektiğinde başvurulabilir halde olmalıdır. Aksi takdirde, her incelemenin sınanması, hem görev yapan uzmanları incitir, hemde her incelemenin kamu otoritesince ikinci kez yapılması çok ciddi bir kaynak israfı olur. Sadece somut şüphe olduğu durumlarda, aynı verinin bir başka otorite tarafından incelenmesinin faydalı olacağını düşünüyorum.
Bu aşamada temel soru, kolluğun yaptığı incelemeyi kimin kamu adına denetleyebileceği hususudur. Ülkemizde kolluk teşkilatları haricinde, adli bilişim uzmanı ve labaratuvarı sorunu vardır. Malesef mahkemelerimiz, belki de çaresizlikten dolayı hala bilgisayar tamircilerine, bilgi işlem sorumlularına, başkaca alanlarda uzmanlaşmış mühendislere, adli bilişim ve bilişim suçları konularında bilirkişilik yaptırmaktadır.
Bu uygulamanın devam etmesi ve devamında dijital medyaların şüphe nedeniyle tekraren incelenmesi, tüm dünyanın alkışladığı, onlarca farklı ulusal ve uluslararası kurum ve kuruluştan ödüller alan kolluk personelinin özel eğitim, yazılım ve donanımlarla gerçekleştirdikleri adli bilişim incelemelerini, korsan CDler satan kişilere test ettirmesi gibi ironik bir durum ortaya çıkaracaktır.
Bir başka ifadeyle beyin cerrahlarını, sağlık memurlarına test ettirmek gibi bir durumla karşılaşılabilir. Çok pahalı ve uzmanlığının uzun zamanda edinildiği bir alan olduğu için, her kurumun altından kalkabileceği bir yatırım kalemi değil adli bilişim çalışmaları. Elbette kolluk haricinde çok sınırlı sayıda bireysel çabalarıyla kendini yetiştirmiş kişiler görüyoruz ancak kurumsal olarak ciddi bir eksiklik var. Ülkemizde adli bilişim çalışmaları daha çok hukuk çevrelerince çalışılmaktadır ancak yurtdışında bu çalışmaların içerisindeki hukukçu sayısı çok azdır ve bu çalışmaları gerçekleştirenlerin çoğu teknik uzmanlardır ve teknik üniversitelerdir çünkü inceleme yapabilmek için çok derin ve güncel teknik bilgi ve beceri gerektirmektedir.
Yukarıdaki sorularınızı özetleyecek olursak; Ülkemiz için adli bilişim incelemeleri, soruşturma aktörleri olan savcı veya savcı adına görev yapan kollukca gerçekleştirilmelidir. Ülkemizde savcı sayısının yetersizliği ve iş yükü nedeniyle, günümüzde de olduğu gibi kolluğun bu işi devam ettirmesinden başkaca alternatif bulunmamaktadır. Ancak şüphe oluştuğu ve adli makamlarca onaylandığı takdirde “uzman” bir başka el tarafından aynı incelemeyi tekrarlayabilecek kurumsal bir mekanizma oluşturmak faydalı olacaktır. Bunun için en uygun seçeneklerden birisinin adalet bakanlığı merkezli yapılanma olacağını düşünüyorum.
turk-internet.com : Emniyet teşkilatı içerisinde adli bilişim uygulamaları konusunda nasıl bir yapılanma var?
Emniyet Amiri Bilal Şen : Malumunuz emniyet teşkilatı farklı suç türleriyle mücadele ile görevli çeşitli birimleri olan bir kurum. Emniyetin suç soruşturması yapan birçok biriminde (Asayiş ve Terörle Mücadele gibi) ve suç soruşturması yapmayan ancak her tür delil incelemelerini yapan Kriminal Polis Laboratuvarlarında da adli bilişim laboratuvarları var. Ancak ben bunlardan en iyi bildiğim ve halen görev yaptığım KOM Daire Başkanlığı ve taşra teşkilatlanması konusundaki yapılanmayı aktarayım.
KOM Daire Başkanlığı merkez teşkilatında bir adli bilişim laboratuvarı var. Diğer taraftan coğrafi yeri ve ilin büyüklüğü göz önüne alınarak oluşturulmuş 15 il emniyet müdürlüğünün KOM biriminde Adli Bilişim Bölge Laboratuvarlarımız var.
turk-internet.com : Adli bilişim laboratuvarları olmayan illerde incelemeler nasıl yapılıyor?
Emniyet Amiri Bilal Şen : 80 ilimizin KOM Şube Müdürlüğü bünyesinde Bilişim Suçları ve Sistemleri Büro Amirlikleri, İstanbulda ise Bilişim Suçları ve Sistemleri Şube Müdürlüğü halihazırda faaliyet göstermektedir. Adli bilişim laboratuvarı bulunmayan illerimizin Bilişim Suçları ve Sistemleri Büro Amirliğinde görevli personel, dijital delil ilk müdahele eğitimleri almışlardır. Bu görevliler usulünce topladıkları incelenecek medyaları, CMK 134 gereğince gerekli hakim kararı aldıktan sonra, bağlı bulundukları bölge merkezine göndererek inceleme hizmeti alabilmektedirler.
turk-internet.com : Neden her ilimizde laboratuvar kurulmadı?
Emniyet Amiri Bilal Şen : Daha önce ifade ettiğim gibi adli bilişim çalışma sahası donanım, yazılım ve eğitim açısından çok masraflı bir yatırım sahası. Masraf sadece ilk kuruluş maliyetinden oluşmuyor, bu laboratuarı sürekli yazılım, donanım ve eğitim ile destekleyebilmek de gerekli..
KOM Daire Başkanlığı adli bilişim laboratuvarların donanım, yazılım ve uzman niteliği açısından daha verimli olması ve bunun makul bir bütçe içinde gerçekleştirilmesi açısından laboratuar sayısını sınırlamıştır ve niceliği değil niteliği hedef almıştır. Aynı durum Amerika içinde geçerlidir. FBI’da laboratuvar sayısının çokluğundan öte, niteliğini hedef almış ve RCFL (Regional Computer Forensic Labaratory) adını verdikleri laboratuvarlardan sınırlı sayıdaki eyalette kurmuşlardır. Ancak aynen bizim yaptığımız gibi bu laboratuvarları değişen teknoloji ve eğitimlerle destekleyerek nitelik kaybını önlemektedirler.
Bu söyleşinin devamını Bilal Şen : Bilişim, Bilişim Suçları ve Bilişim Güvenliği Kavramları Birbirine Karıştırılıyor – 3 başlığı altında okuyabilirsiniz.

Kaynak : 