Bu söyleşinin ilk bölümünü Bilal Şen : Bilişim Suçlarında Avrupa’lı, Amerika’lı ve Asya’lı Kolluk Güçleri Birbirine Sık Sık Danışıyor – 1 ve ikinci bölümünü Bilal Şen : Adli Bilişim Uygulamaları Gerektiğinde Sınanabilir Olmalıdır – 2 başlıkları altında okuyabilirsiniz.
turk-internet.com : Görev yaptığınız kurumdaki bu alana ilişkin eğitimlerden bahseder misiniz?
Emniyet Amiri Bilal Şen : Bizim 3 tür eğitim sınıflamamız ve bunların altında onlarca eğitim başlığımız var. Birincisi ilk müdahele eğitimidir. İlk müdahele basitce olay yerine giden görevlilerin, öncelikle elektronik veri saklayabilen cihazlardaki verilerin kaybolmasını önlemek, daha sonrasında ise usulünce bunları derleyip toplamaktır. Kısaca olay yerine dijital şerit çekme eğitimi diye ifade edebiliriz.
Bir diğeri ise bilişim suçu soruşturma teknikleri eğitimleri. Bu başlık altında ise suçu anlama, önleme, tespit etme ve daha sonrasında ise bir IP’nin peşine düşüp faili bulmaya yönelik çalışmaların nasıl yapılacağı anlatılır. İnternet banka dolandırıcılığı soruşturma teknikleri, hacking soruşturma teknikleri gibi onlara farklı alanda, onlarca farklı eğitim programı vardır.
Üçüncü eğitim sahası ise adli bilişim eğitimleridir. Burada ilk başta tanımını yaptığım adli bilişim uygulamasını gerçekleştirmek ve elektronik verilerden bilinmezi ortaya çıkarmak çıkarmak için verilen eğitimler var. Orjinal isimleriyle ifade edersek windows forensic, vista forensic, internet forensic, ntfs forensic, live forensic, advanced scripting, network forensic gibi hepsini sayamayacağım onlarca farklı başlıkta eğitimler düzenlenmektedir ve adli bilişim eğitimi alan personelin mesaisinin %30 u eğimde geçmektedir.
Bahsettiğim eğitimler teşkilatımızın uzmanlarınca verildiği gibi, İnterpol, Europol gibi uluslararası kuruluşlardan, şirketlerden, diğer ülkelerin polis teşkilatlarından ve üniversitelerden de destek alınarak düzenlenebilmektedir.
Diğer taraftan personelimizden bazıları, İrlanda Dublin Üniversitesi (University College Dublin) ve Fransadaki Troyes Üniversitesinin (Universite de Technologie de Troyes) ortaklaşa sunduğu, Avrupa’daki tek akademik akreditasyonu olan “computer forensics masters programme” yüksek lisans programına katılmaktadırlar. Ayrıca İnterpol, Europol, UNODC, AGİT (OSCE) gibi uluslararası kuruluşlarca düzenlenen veya ikili işbirliklerince gerçekleştirilen birçok eğitim programında yabancı polis teşkilatına Türk Polisinin edindiği tecrübeler aktarılmaktadır.
turk-internet.com : Sizce ülkemizde adli bilişim ne durumda? Gelişmesi gereken yerleri var mı? Eksikler var mı? Ya da son 10 yılda (internetin ve bilgisayarların hayatımızda yerinin daha çoğaldığı) adli bilişim nasıl bir yoldan geçti?
Emniyet Amiri Bilal Şen : Ülkemizde bu alandaki birçok kavram henüz tam yerine oturmadı. Adli bilişim, bilişim suçları ve bilişim güvenliği kavramları sürekli birbirine karıştırılıyor ve sıklıkla birbirinin yerlerine kullanılıyor. Terim birlikteliğinin oluşmaması ise bu alandaki çalışmaların verimini düşürüyor.
Türkiye’de bu alanda çalışmaya dünyanın diğer yerlerinde olduğu gibi ilk olarak kolluk birimleri başladı. Kolluğun bu alanda yıllar önce çalışmaya başlamasının arkasında, sıklıkla sorunla karşılaşması ve bunları çözebilmek için sürekli bir arayış içerisinde olmasıdır. 2000 yılında meydana gelen bir olaydan hatırladığım üzere 13 yaşında bir çocuk evden kaçmış, anne ve babanın çocuğun kimle, nereye gittiği hakkında hiçbir fikri yoktu. Kayıp müracaatında polise çocuğu bulabilmek için tek verdikleri done çocuğun evde sürekli chat yaptığı ama kimlerle ne konuştuğunu bilmedikleriydi. Polis ise bu tek ipucunu değerlendirerek evdeki bilgisayarı inceledi ve çocuğun kimlerle nereye kaçtığını tespit edebildi. Bunun gibi hergün onlarca olayla karşılaşan bir meslek grubu, elbette bu konuda bir çözüm arayışına gidecektir ve gitmiştir.
Hukukumuzda Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 134. maddesi dijital delillere ilişkin el koyma, çözümleme, inceleme konularını düzenliyor. CMK 134’de dijital delil elde etme ve incelemesine ilişkin usul hükümlerinin belirlemesine rağmen, mevcut ihtiyacı tam olarak sağladığını söylemek mümkün değil. Diğer taraftan özel hukuk alanındaki düzenleme ihtiyacı daha büyük, çünkü bilebildiğim kadarıyla bir hukuki düzenleme yok. Az önce ifade ettiğim üzere adli bilişim alanında bilirkişi ise bir başka sorunlu alan.
Adli bilişim ve bilişim suçları alanındaki uzman polis, savcı ve hakim eksikliği ise sayabileceğim bir başka eksiklik. Ceza hukukunun bu üç önemli meslek grubunun üyeleri dijital delil kavramını anlamaları ve birbirine göre kısmen farklı seviyelerde olsa da teknik bilgiye sahip olmaları gerekiyor. Özellikle büyük şehirlerde bu alanda sınırlı da olsa güzel gelişmeler olduğunu görsek de, eğitim ihtiyacı çok bariz olarak kendisini gösteriyor.
Son olarak özellikle teknik üniversitelerin de bu alanda çalışmasının Ülkemize zenginlik katacağını ve ciddi bir ihtiyacı karşılayacağını düşündüğümü ifade etmek istiyorum.



Kaynak : 