web analytics
Perşembe, Haziran 4, 2026
No Result
View All Result
  • Giriş
Türk İnternet
  • Ana Sayfa
  • BİLİŞİM
  • e-TİCARET
  • INTERNET
  • TELEKOM
  • YENİ TEKNOLOJİLER
  • Hakkımızda
  • Kişisel Verilerin Korunması
    • Çerez Aydınlatma Metni
    • İlgili Kişi Başvuru Formu
No Result
View All Result
  • Ana Sayfa
  • BİLİŞİM
  • e-TİCARET
  • INTERNET
  • TELEKOM
  • YENİ TEKNOLOJİLER
  • Hakkımızda
  • Kişisel Verilerin Korunması
    • Çerez Aydınlatma Metni
    • İlgili Kişi Başvuru Formu
No Result
View All Result
Türk İnternet
No Result
View All Result

Ziyaretçinize Seçme Özgürlüğü Vermek

Stanford Üniversitesinden 2 profesör SEÇME ile SATIN ALMA arasındaki ilişkiyi tespit etmek için bir deney yaptılar. Yerel bir süpermarkete 2 masa yerleştirdiler. Birisinde düzinelerce reçel vardı, ikincide ise sadece 6 çeşit. İnsanlar, çok çeşit olan masaya takılıp, saatlerce çeşitleri incelerken, az çeşit olan masanın ilgiyi satın almaya dönüştürmede 3 kat daha verimli olduğu görüldü.

Mike Sockol-Mike Sockol
15 Ekim 2001
-Genel
0
Facebook'ta PaylaşTwitter'da PaylaşLinkedin'de Paylaş

Diyelim ki, bir şişe reçel alacaksınız. Çeşitleri bol olan bir dükkana mı gidersiniz, yoksa beğendiğiniz çeşitlerin olduğu yere mi?

Stanford Üniversitesinden 2 profesör SEÇME ile SATIN ALMA arasındaki ilişkiyi tespit etmek için bir deney yaptılar. Yerel bir süpermarkete 2 masa yerleştirdiler. Birisinde düzinelerce reçel vardı, ikincide ise sadece 6 çeşit. İnsanlar, çok çeşit olan masaya takılıp, saatlerce çeşitleri incelerken, az çeşit olan masanın ilgiyi satın almaya dönüştürmede 3 kat daha verimli olduğu görüldü.

İnsanoğlu, çeşitleri inceliyor ama seçim yapmaktan nefret ediyor. Psikolog Malcolm Gladwell, “The Tipping Point” kitabında, insan beyninin, belli bir zaman içinde işleyebilecekleri bilgi miktarının doğal bir limiti olduğunu söylüyor. Belki bazı insanlar diğerlerinden daha yetenekli ve daha çok olayı bir arada yapabiliyor olabilirler ama araştırmacılar, kısa-zamanlı hafızamızın aynı anda en fazla 6 ya da 7 şeyi yapabildiğini belirlediler. Bu doğal üst limit.

Kendi “kanal kapasite”mizin limitlerine ulaştığımızda, “fazla bilgi” nedeniyle karıştırma tehlikesi ile karşılaşırız. Bu nedenle de otomatik filtreler koymaya, yani neyin daha önemli ve değerli olduğunu belirlemeye yönelik stratejiler geliştiriyoruz.

Online bir yayın olan The Next Big Thing, okuyucularına çeşitli bilgi kaynaklarından gelen bilgileri, nasıl değerlendirdiklerini sordu. Deneyimli web kullanıcılarının, ekranları tanımakta ve okumakta yetenek kazandıkları görüldü. Bu nedenle de neyin enteresan olduğunu çok çabuk ve iyi bir şekilde takip edebildikleri anlaşıldı. Bu çalışma, entellektüel olmayan kullanıcıların elde tutulmasının daha zor olduğunu gösteriyor.

İnternet bizleri herşeye bakmaya ve incelemeye cesaretlendirdi. Normal hayatımızda yapmadığımız şeyleri bile online yapmaya başladık. Bu yeni ortam, kendi web sitemizi oluşturmamız ve istediğimiz herşeyi sunmamız için harika bir fırsat. Ama sitelerin başarısı ya da başarısızlığı, ziyaretçilere sunduğunuz olanakları 2 ayrı yönden kontrol edebilmenize bağlı. Birinci yön, onlara sunduğumuz içerik, bilgi, ilgiyi çekebiliyor mu ? İkinci yön ise tasarım, yani kullanış açısından ziyaretçiler, istediklerine hızlı ve kolay bir şekilde ulaşabiliyorlar mı?

Araştırmalardan ortaya çıkan bir sonuç şöyle; bir yanda pazarlamacılar, potansiyel müşterileri sitelerine yönlendirmeye çalışırken, diğer yanda, eğer bu müşteriler aradıklarını kolayca bulamazlarsa sayfayı hemen terkediyorlar. Sayfanın ne kadar hoş olması önemli değil.

Site inceleyen gazeteciler, sitelerin pek çoğunun kötü tasarlanmış olduğunu söylüyorlar. PRWeek’e göre, her 5 gazeteciden 3’ünün sitede anahtar bilgiler bulamazsa siteyi incelemekten vazgeçtiğini söylüyor.

Web Sitelerinde, düzensizliği azaltmak için, sabit bir site tasarımı, belli geçişler ve okuyuculara neler verdiğimizi anlatan bilgilendirmeler yapmalıyız. Okuyuculardan feed back alarak da site dizaynı geliştirilebilir. Stanford Persuasive Technology Lab Amerika ve Avrupa’da yaşayan 1400 kişi üzerinde yaptığı bir çalışmada web sitelerini neyin güvenilir yaptığını araştırdı (Web Credibility). Bu grubun bir bulgusu şöyle; insanlar, tasarımları kötü olan siteleri kullanmaya devam ediyorlar ama bunları amatör bulduklarından güvenilirlik açısından düşük not veriyorlar.

Web sitelerini, verimli hale getirmek için güvenilirliklerini arttırmak gerekiyor. Yani ziyaretçilerin size gelmeleri için onlara nedenler vermeniz gerekiyor. Kimse güvenmediği bir içerikle vakit kaybetmez. Saatchi and Saatchi Başkanı Kevin Roberts müşterilerin güvenilir markalara duygusal olarak bağlandıklarını söylüyor. Tabi bu güveni yaratmanın reklamdan geçtiğini de iddia ediyor. Kevin, “markalarımıza güveni yerleştirmek için Web’in kabiliyetine sahip başka hiçbir ortamın olmadığını da” vurguluyor.
Fikirler, Markalar ve mesajlar, uzun süreli etki için hepsinin dokunulabilir bir kaliteyi tutturması gerekiyor. Web Sitesi güvenilir bir içerik veriyorsa bu önemlidir.

20 yıl kadar once, Kırmızı şapkalı müzisyen Devo, bilişim çağında olduğumuzu yüzümüze çarptı. Şarkısında “Seçim Özgürlüğü / Elde ettiğin bu “ yerine “Seçim Özgürlüğü / İstediğin Bu” diye seslendi. Şirketler, doğru seçimleri nasıl vermeleri gerektiğini bilmek zorundalar. Hedef kitleye gereki bilgileri aktarmaları, moda yaratmaları gerekiyor.

Etiketler: Web GeliştirmeYazar

Türk İnternet'ten buna benzer yazılar için bildirim almak ister misiniz?

ABONELİKTEN ÇIK
Mike Sockol

Mike Sockol

Lütfen yorum yapmak için giriş yapın.

GÜNLÜK BÜLTEN ABONELİĞİ

Aboneliğinizi onaylamak için gelen veya istenmeyen posta kutunuzu kontrol edin.

HAFTANIN ÖNE ÇIKANLARI

  • Mobil Sektör Yeniden Şekilleniyor; 2030’a Kadar Akıllı Telefonların Yaklaşık Yarısı Doğrudan Uydulara Bağlanacak
  • İran, ABD’ye Çok Uçak Kaybettirmiş ve Amerikalılar Çin ile Gelecekteki Savaş Konusunda Endişeli
  • Papa Leo XIV, Yapay Zeka Hakkında Çığır Açan Bir Genelge Yayınladı ve İnsanlığı “Dijital Tekel’e” Karşı Uyardı
  • Tunçmatik’ten Elektrikli Araç Kullanıcılarının “Menzil Kaygısını” Bitirecek Çözüm
  • Online Toplantılarda Yapay Zekâ Devrimi: Türk Mühendislerin Başarısı Edisyn

HAFTANIN KELİMESİ

3GPP

3. Nesil Ortaklık Projesi (3GPP), dünya çapında çeşitli mobil (hücresel) ve telekomünikasyon standartlarını geliştiren ve sürdüren bir grup standart kuruluşudur.

3G ile birlikte kurulmuş ve telekom endüstrisinin Birleşmiş Milletleri diye tanımlanabilir. Sonraki nesiller için de standartları belirlemiştir.

Detayı için Wiki-Turk'e bakınız

İNTERNET HIZI

Türkiye'nin İnternet Hızlarını Dünya ile KarşılaştırmakKaynak : https://www.speedtest.net/global-index#mobile
Facebook Twitter LinkedIn

Bildirimler

Turk-internet.com masaüstü bildirimlerini almak için lütfen buraya tıklayın

Son Yorumlar

  • ICANN, Yeterince Temsil Edilmeyen Toplulukları Yeni gTLD Başvuru Destek Programı İle Güçlendiriyor için Tolga Kaprol
  • BTK, Yabancı e-SIM Firmalarını Engelledi için Bulent SEN
  • Sahibinden.com Domain’inin Güncellenmesi Unutulmuş için Tolga Kaprol
  • İngiliz Düzenleyici Ofcom, Bulut Servislerini ve Akıllı Cihaz Pazarını Soruşturuyor için Tolga Kaprol
  • Seçim Yaklaşırken, Kişisel Veriler Kötüye Nasıl Kullanılır? için [email protected]

Türk İnternet'ten ilginize çekecek yazılar için bildirim almak ister misiniz?

Abone Ol

© Copyrights 2000-2025 - Bu sitede yayınlanan haber/söyleşi/makale ve bilgilerin tüm hakkı turk-internet.com'a aittir.

Tekrar Hoşgeldiniz!

Aşağıdan hesabınıza giriş yapınız

Şifremi unuttum?

Şifrenizi geri alın

Lütfen şifrenizi resetlemek için kullanıcı adı veya email adresinizi girin.

Giriş yap
No Result
View All Result
  • Ana Sayfa
  • BİLİŞİM
  • e-TİCARET
  • INTERNET
  • TELEKOM
  • YENİ TEKNOLOJİLER
  • Hakkımızda
  • Kişisel Verilerin Korunması
    • Çerez Aydınlatma Metni
    • İlgili Kişi Başvuru Formu

© Copyrights 2000-2025 - Bu sitede yayınlanan haber/söyleşi/makale ve bilgilerin tüm hakkı turk-internet.com'a aittir.