İnternet Kurulu tarafında ilan edilen ve katılmak isteyenlere açık olan çalıştay bugün öğleden sonra Bilgi Üniversitesi Dolapdere kampüsünde gerçekleştirildi. Toplantı, internet kullanıcıları arasında, Taksim’de yürüyüşe varan[1] tepkiler sonrasında, 17 mayısta İzmir’de yapılan Telekom günü sırasında eski ulaştırma Bakanı Binali Yıldırım’ın önermesiyle düşünülmüştü.
TİB yetkilileri, online yayıncılar, hukukçular, bilişim sivil toplum örgütleri başkanları (STK), ISS’ler, Facebook üzerinden yürüyüşü organize eden kişiler ve hatta gay ve lezbiyen haklarını temsilen gelen bir kişi ile gazetecilerin katıldığı toplantı, bir sonuç alma toplantısından çok, herkesin düşündüklerini ortaya koydukları bir toplantı oldu.
Bilgi Üniversitesinden ve İnternet Kurulu üyesi Yard.Doç.Dr.Leyla Keser Berber, İnternet Kurulu Başkanı Serhat Özeren ve Sabah Gazetesi teknoloji editörü Timur Sırt moderatörlüğündeki toplantı, bazen kırıcı sözlere de sahne oldu. Örneğin bir konuşmacı,
Bu BTK nedir? Kimlerden kurulmuştur? ne iş yapmaktadır. Hiç utanmaları, arlanmaları yok mudur?
şeklinde başladığı konuşmasında, kararı eleştirdi. Konuşmasının bitiminde, BTK – TİB İnternet Başkanı Osman Nihat Şen’in yerinden kalkarak, bu kişinin yanına gittiği ve kartını uzattığı görüldü.
Toplantı çok kalabalık değildi, 50-60 kişi bulunuyordu. Yürüyüşün kalabalık olması nedeniyle, bu toplantıya da kalabalık bir grup gelecek diye bekleniyordu. Hatta toplantı öncesi oda değişikliği de yapılmıştı. Ama odada boş iskemleler bulunuyordu. Aşağıdaki videodan, toplanrıdan kısa bir kesiti görebilirsiniz.
Katılımcılar, genellikle her toplantıda karşılaştığımız ve internetin özgürlüğü konuusunda sürekli savaşan kişilerdi.
Ama farkli katılımcılar da vardı. Örneğin yürüyüşe katıldıklarını bildiğimiz, ama salon toplantılarında daha önce karşılaşmadığımız Lambda derneği temsilcisi eşcinsel haklarının ihlal edildiğini belirtti. Çünkü derneklerinin sitesi bloklanmıştı.
Hukukçu Yaman Akdeniz, 56 AGIT ülkesini içeren bir rapor hazırladığını ve bu uygulamanın, o ülkelerin hiçbirinde olmadığını belirtti. Akdeniz ayrıca, kararın usul açısından uygun olmadığı için bir dava açtıklarını da belirtti.
İlginç bir konuşmayı ise, “Sansüre Sansür” grubundan Erdem Dilbaz yaptı. Dilbaz, Rock’n Roll konserinden daha kalabalık bir kitleyi yani 50.000 kişiyi Taksim’e ve bir festival havasında toplamalarına yardımcı olduğu için bu kararı alanlara teşekkür etti. Yeniden toplanıp yürüyeceklerini hatırlattı.
Facebook üzerinde 600.000 kişilik katılım sağlayan ekipten bir hukuk öğrencisi ise, kararın sansür olduğunu ve düzeltilmediği takdirde yeniden yürüyeceklerini söyledi.
Telkoder adına konuşan Tanju Erkoç, profillemenin yanlışlığını gazete yayınları ile kıyaslayarak verdi; örneklemesinde, gazeteci Timur Sırt’ın bir yazısını okuyabilmek için önce profil seçmek gerekiyorsa, bunun adının sansür olacağını hatırlattı.
İstanbul İnternet Kafeciler Odası başkan ve 2.başkanı da katılımcılar arasındaydı. 2.Başkan çalıştay katılımcılarının filtre konusuyla daha yeni ilgilendiklerini ama 25.000 internet kafenin 3 senedir filtrelerle uğraştıklarını ve bu konuda çaba gösterdiklerini söyleyerek başladığı konuşmasında, kendilerinin üzerlerine düşeni yaptıklarını, çocukların internet kafelerde ve okullarda korunduğunu, buna karşılık ailelerin eğitilmesi gerektiğini söyledi ve Aile Genel Müdürlüğünün bunu neden yapmadığını sordu.
Toplantıda İnternet Kurulunda görüşülmek ve uygun görülenleri BTK’ya ve Ulaştırma Bakanlığı’na tavsiye etmek üzere notlar alındı. Bunlar kısaca,
- Ailelerin bilinçlendirilmesi ve filtre kullanımının özendirilmesi. Profillemenin olmaması.
- ISS ve sivil toplum örgütlerinin katılımı ile uygulamaların tartışılması
- BTK’nın icra yapmaması ve şeffaf olması
- Düzenlemelerde kişisel verilerin korunmasına vurgu yapılması,
- Şikayetlerin değerlendirilmesi için bilinen sivil toplum kuruluşlarından oluşan bağımsız ve yaptırım gücü olan bir kurul oluşturulması
- 5651 sayılı kanunun yeniden değerlendirilmesi
Sonuç
Henüz toplantının sonuçlarının nasıl olacağını göremiyor olsak da, benim takdir ettiğim husus, bu toplantının yapılmış yani bir diyalog başlatılmış oluşuydu. Belki çok büyük katılımlı bir yürüyüşün gerçekleştirilmiş olması ya da tam da seçim zamanına denk gelmesi nedenleri ile olsa bile, TIB yetkililerinin bu toplantıya katılmaları ve kendilerini 1 oda dolusu eleştiren ve hatta bazıları ağır konuşan bir insan grubunun önünde çıkmaları bence kayda değer.
Bir yandan devlet memuru olmalarının getirdiği bürokratik sınırlar, bir yandan belki gerçekleştirmek zorunda oldukları fonksiyonlar, bir yandan da kendilerini kötü kötü süzen 1 oda dolusu insan. Doğrusu onlar için zor bir durumdu. Ama toplantıya katılmışlardı. Sanırım bunda, seçim ve protestolar gibi mevcut koşullar kadar, TİB İnternet Başkanı Osman Nihat Şen’in, kendisine ulaşamadığını belirten kişiye kartını uzatan diyaloga açık kişilik yapısının da payı var.
Şen’i 5651 sayılı kanun çıkarıldıktan sonra tanıdık. Eleştiri ya da önerilere yani diyaloglara açık bir kişi olarak gördük. 5651’in yönetmeliklerinin hazırlanması aşamasında, ISS’lerden, internet cafelere kadar pek çok tarafla toplantılar düzenlemiş ve görüşlerini toplamıştı. Katıldığım toplantılarda da, anlamsız ya da eleştirel sorulmuş bile olsa, her türlü soruyu ciddi bir şekilde not alıp, sonra yine ciddi bir şekilde cevapladığını görüyorum. Katılımcıları tatmin etmiş ya da etmemiş olsa bile, bugünkü toplantıda da kendisi ve astları benzer bir yaklaşım gösterdiler. Bu zaten olması gereken davranış tarzı. Devletin, halka kesişim noktasında beklentimiz devlet memurlarının benzer bir şekilde davranmaları. Bunu da hatırlatmak istiyorum.
Diğer yandan İnternet Kurulu Başkanı Serhat Özeren’in kurulun fonksiyonel hale gelmesi ile ilgili çabaları olduğunu ve Leyla Hoca’nın bu konuda çalışmaları olduğunu da not etmemiz gerekiyor.
Son olarak Gazeteci Timur Sırt, hem TIB, hem de karşı tarafta yer alan internet kullanıcılarının haklarını yedirmemeye çalıştı. Moderatör olmasına karşın, gerek Twitter üzerinden gelen, gerek gazetecilikten gelen merakla kendisinin oluşturduğu sualleri sordu.
Ama önemli olan; sonuç. Acaba bugünkü toplantı sonucunda, BTK’nın şubatta almış olduğu ve büyük bir çoğunluğun hatalı bulduğu karar iptal edilecek mi? Bunu hep birlikte bekliyoruz.
Toplantıda biz de TID yani Tüm İnternet derneği olarak yer aldık. Görüşlerimizi BTK’nın İnternet Profilleri Kararında Sorun Görülenler Nelerdir (Karar Neden İnternet Sansürü Olarak Görülüyor)? başlığını tıklayarak okuyabilirsiniz.

Kaynak : 