2007 kasım ayında yürürlüğe giren 5651 sayılı kanun ve 2000’li yıllardan bu yana gelen, FSEK, Medeni kanun ya da diğer nedenlerle site engellemeleri dün Ankara’da masaya yatırıldı.
Toplantıya, Yargıtay, Adalet Bakanlığı, BTK ve ayrıca TİB, Askeri Yargıtay, Diyanet İşleri Bakanlığı, Tütün ve Alkol Piyasaları Düzenleme Kurumu’ndan yetkililer katıldı.
Barolar Birliği ve Tüm İnternet Derneği (www.tid.org.tr) işbirliği ile düzenlenen toplantı, 2012 içinde yapılması planlanan 3 toplantının ilki ve 2008’den bu yana turk-internet.com’un da içinde olduğu Tüm İnternet Derneği tarafından bu konuda düzenlenen 4cü toplantı durumunda.
Daha önce 2 kere Abant’ta, 1 kere Kartepe’de olmak üzere 3 toplantı yapılmıştı. 2010 yılında düzenlenen Kartepe toplantısı sonrasında da, Kartepe Kriterleri tespit edilmişti. Bu kriterleri haberin sonunda yeniden hatırlatacağız.
TID ve Barolar Birliği tarafından mayıs ve haziran ayı için planlanan 2 toplantıda, eylül 2012’de düzenlenecek ve internetin tüm paydaşları ile sivil toplum örgütlerinin katılacağı bir toplantı öncesinde, hukuk tarafındaki durum ve sorunların tespiti hedefleniyor.
Ankara’da dün düzenlenen toplantıda problemler gruplanarak görüşüldü. Bu sorunları aşağıda özetliyoruz;
Erişim Engelleme Maddeleri Artıyor, Farklı Kanunlarda Yer Alan Erişim Engelleme Maddeleri Karışıklık Yaratıyor
Mevcut durumda, 5651 sayılı kanunda, Atatürk’e hakaret dışındaki 8 katalog suçta gençlere yönelik maddeler var. Ancak daha sonra Tütün ve Alkol Düzenleme Piyasası ve Diyanet İşleri konusunda, ilgili kanunlara yeni maddeler geldi. Daha da önemlisi Ticaret kanununa erişim engelleme maddesi geldi. Bu madde şu anda sessiz şekilde duruyor. Henüz pek tartışılmıyor. Yürürlüğe girdiğinde konuşulmaya başlanacak.
Ayrıca Kültür Bakanlığında FSEK ile yürüyen çok detaylı bir çalışma var.
Bunların çeşitliliği ve dağınıklığı konusu, hukukçuların şikayeti var. Farklı kanunlara zaman içinde eklenen site engelleme maddelerinin yarattığı karmaşaya işaret edildi ve 5651 sayılı kanunun değiştirilmesi ve bir usul birliği tasarısı haline dönüştürülmesinin mümkün olup olamayacağın tartışıldı.
İhtisas Mahkemeleri
Toplantıda tüm katılımcılar, ihtisas mahkemelerinin oluşturulmasının gerekli olduğu konusunda birleşti. Katılımcılardan birisi şunları söyledi :
Mahkemelerin ihtisaslaşması çok önemli. Nasıl tıp alanında uzmanlaşma varsa, hukuk konusunda da artık uzmanlaşmanın kabullenmesi lazım. Hukukta konular çok çeşitlendi. Bir hakimin ya da savcının ya da avukatın tüm mevzuata layıkınca hakim olması mümkün değil. Hem ilişkiler, hem anlaşmazlıklar çok çeşitlendirildi. Bilişim hukukunda uzmanlaşma ve eğitim gerekli.
Katılımcılar değişik yerlerdeki mahkemelerde, değişik kararlar alınabildiğine, aynı konu için bazı yerlerde sitenin erişime toptan kapatılmasına, diğer bazı yerlerde sadece şikayet konusu içeriğin çıkartılmasına karar verildiğini belirterek, İstanbul, Ankara gibi merkezlerde, aynen basın savcısı gibi, internet savcısı atanması ve davaların buralarda toplanması, küçük yerlerde mevcut durumun sürdürülmesi üzerinde fikir birliği ettiler.
Gerçi mevcut durumda, resmi olmayan bir yapılanma içinde davalar belli savcılara aktarılıyor ama katılımcılar HSYK üzerinden bunun resmi hale dönüşmesinde yarar olduğunu düşünüyorlar.
“Uyar – Kaldır” Uygulanıyor mu?
Turk-internet.com kıdemli okuyucuları bilirler, site engellemeleri konusunda dikkati çektiğimiz en önemli konu budur. Sitelere “kendini savunma” ya da düşünülmeden yapılan yayın varsa “kaldırma” hakkının verilmesi. Toplantıda bu konu da gündeme geldi. Mahkemelerin bu konuda henüz yeterince bilinçlenmediği belirtildi.
Ancak Ankara ve İstanbul’da artık hakimlerin tecrübeli hale geldiği ve eskisi kadar kolay kapatma kararı vermedikleri ve kararların bazen çok ayrıntılı olabldiği yönündeydi.
Tekzip Konusu
Toplantıda bahsedilen konularda birisi de, tekzip konusunda henüz açıklık ve uygulamanın da çok başarılı olmadığı şeklinde. Toplantıya katılan Yargıtay üyesi hakimler şunu belirttiler :
Çok geliştirilebilecek bir konu. Yasal mevzuat yeterli değil. Henüz internet üzerinden yapılan eylem ve işlemlerle ilgili hukuk oluştuğu söylenemez.
Yurtdışında IP Almak – Uluslar arası İşbirlikleri – Siber Suç Sözleşmesi
Hukukçuların işaret ettikleri sorunlarından birisi de, IP ve kimlik tespiti konusunda, özellikle yurtdışından istendiğinde geçen süre ve işin zorluğu. Bu durumun yurtdışı işbirlikleri yapılması durumunda bir gelişme olabileceği konuşuldu. Türkiye’nin AB Siber Suç Sözleşmesine imza atmış olması da bu durumu geliştirecek ama bu imza halen Bakanlar Kurulu’nda onay bekliyor.
Katılımcılar Facebook’un bu konuda kolaylaştırıcı bir mekanizma oluşturduğunu hatırlattılar. Diğer büyük portallerde de benzer durumlar olabileceği konuşuldu.
Ancak bu işbirlikleri için Adalet Bakanlığı ve Dışişleri Bakanlığının yakın işbirliğinin önemli olduğunun altı çizildi.
Etik Kurulu ya da Bir Ara Kurul Olmalı mı?
Toplantıda konuşulan şaşırtıcı bir konu da “Etik Kurulu” oldu. Barolar Birliği ya da Gazeteciler Cemiyeti benzeri yapılanmaların yararlı olabileceği hatırlatıldı.
Ama daha önemlisi; Hakimler, internet konusundaki sorunlarda, arabulucu gibi davranacak bir “Kurul” yapılanmasının önemli olabileceği, bu kurulda sorun çözülmemesi durumunda mahkemelere gidilmesinin daha iyi olabileceği düşüncesindeler.
Bu çok ilginç bir durum çünkü bu toplantıların 2008 yılında yapılan ilkinde, 2009’da yapılan ikinci ve 2010’da yapılan üçüncüsünde, hukukçular “site engellemelerin” ancak mahkemelerce yapılması gerektiğini düşünüyorlardı.
Ancak bu toplantıda, durum tersine dönmüş gibi gözüktü; bizzat hukukçular tarafından mahkeme öncesinde bir yapılanma olması önerisi getirildi. Bu yapılanmada, hakim, savcı gibi kişilerin olması yine öneriliyor ama yanısıra STK’lardan üyeler de olmalı deniliyor. Tüketici heyeti benzeri benzeri yapılanmadan bahsediliyor.
5 yıldır site engelleme toplantısı düzenliyorum ve öncesinde de bu Ekşi Sözlük, Müyap, Digitürk gibi çeşitli erişim engelleme olaylarını inceledim ve röportajlar yaptım ama ilk defa böyle bir önerinin hukukçular tarafından gündeme getirildiğini görüyorum.
Hukukçular bu toplantıda, site engellemenin tek taraflı bir durum olduğu ve sadece “tez” içerdiği, bu tür bir davanın önce bir kurula gitmesinin, oradaki anlaşmazlık durumunda yani “tez-antitez” durumuna geldikten sonra mahkemeye gelmesinin daha doğru olduğunu ileri sürdüler. Gerçi bazı hakimler de tam tersini düşünüyor.
Bu duruma örnek olarak, bir ara “polisler güvenilmez ise, bir hakim görüşünden geçsin düşüncesiyle eskiden trafik cezalarının hakim onayından geçirilmesi” olayı hatırlatıldı. İnternet özgürlükçülerinin “illa hakim görüşü” diye ısrar ettiği, ancak uzman olmayan hakimlerin bu konuda bilgi eksikliği olabileceği konuşuldu.
Bu konu bence üstünde tartışılması ve düşünülmesi gereken bir husus. Eylül ayında düzenleyeceğimiz “Site Engellemeleri Çalıştay’ında” bu konuyu gündeme getireceğiz. Benim görüşüm; aradan geçen sürede, internetin yol açtığı davaların çokluğu ve çeşitliliği, hukukçuları üzmüş. Bunların önüne bir ara kademe koymak istiyorlar. Bu kademenin de “uzman” olmasını istiyorlar. Bir katılımcı şunları söyledi :
Hükümetlerin böyle bir görev yapmasından her zaman korkulur, Ama böyle bir grup sorumluluğu üzerine alırsa, bu durum daha uygun olur. Yarın öbürgün verilen bir kararda, idari olayda her zaman yıpratılacaksınız. Sorumluluğu dağıtmak lazım. Bu kurul bunu oluşturabilir. Hakim yargısal faaliyet yapmalı. Önüne gelen bir belge ile hemen durduralım dememelidir.
TIB yetkilileri ise, 4-5 ülkedeki duruma baktıklarını, tamamen STK’lara devir edilen yer olmadığını belirttiler.
Şikayet Sitelerinde Rakiplerin Birbirini Kötülemesi
Hukukçular son dönemdeki ilginç kararlar konusunda, şikayet sitelerinde yer alan ve birbirini kötüleyen içeriklere işaret ettiler. Ara kurulun bu tür şikayetleri de izleyebileceği düşünülüyor.
Diğer önemli konu, Fikir ve sanat eserleri konusunda çok ciddi sorunlar olduğu şeklinde;
Diğer Sorunlar
Toplantı 1 tam günlüktü. Ancak bu kadar konuşulabildi. Aslında gündemde 2 başlık daha vardı. Bunlar ve diğer sorunlar, haziran ayında yine Ankara’da yapılacak olan toplantıda konuşulacak.
Her 2 toplantının başlık ve sonuçları da Eylül ayında düzenlenecek olan 2 ya da 3 günlük Çalıştay’a taşınacak. Çalıştay’a katılım için [email protected] adresinden bilgi alabilirsiniz.

Kaynak : 