Bir çok film stüdyosunun Julian Assange filmini ilk çekmek için yarıştığını yazmıştık[1]. İngiltere ve dolayısıyla İsveç (ve tabi ki tahminlere göre ABD) baskısından kurtulmak için Ekvator Büyükelçiliğine sığınmış durumdaki Assange’ın sonu henüz belli olmadığı için bu stüdyolar şimdilik beklemedeler. Büyük para yatıracakları filmlerin sonunun, gerçek hayattan farklı olması durumunda kaybedecekleri para nedeniyle hareket etmiyorlar.
Ama bir Avustralya TV filminde Assange’ın hayatının bir bölümü anlatıldı bile. Toronto Uluslararası Film Festivalinde galası yapılan “Underground” filmi, Wikileaks kurucusu Julian Assange’in “genç hacker” olduğu dönemleri anlatıyor. Başka bir deyişle “Assange nasıl Assange oldu”yu gösteriyor.
Film Suelette Dreyfus’un 1997’de yazdığı; “Yeraltı : Hacking Hikayeleri, Elektronik Öncülerin takıntıları ve Delilikleri (Underground : Tales Of Hacking, Madness And Obsession On The Electronic Frontier) kitabına dayanıyor.
Assange’ı filmde kendisine çok benzeten genç aktör Alex Williams oynuyor, filmin senaryosunu yazan ve yöneten kişi ise Robert Connolly. Filmin yurtdışına satış hakları NBC International’ın elinde.
TV Filmi, Assange’ın 1980’lerin sonunda Melborn/Avustralya’daki hayatını anlatıyor. Assange o zamanlar Horace’ın kitabından etkilenerek “Mendax” takma ismini kullanıyor ve “Uluslararası Subversives” adını taşıyan bir hacker grubu ile birlikte hareket ediyordu.
Film, Assange’ın aktivist annesi Christine Assange ile ilişkilerini ve Assange’ın hayatından çeşitli kesitleri sunuyor. Assange’a ilk bilgisayarı olan Commodore 64’ü alan ve hayatı boyunca oğlunu koruyan annesi filmin bir sahnesinde :
Oğlum dünyayı çoğu insanın gördüğünden daha farklı görür”
diyor. Bu filmi Türk TV’ları inşallah alır da biz de izleriz. Ama ondan önce Türkçe’de Alfa Basım Yayım tarafından kasım 2011’de yayınlanan “Julian Assange’ın Onaylanmamış Otobiyografisi” kitabının arka kapağından bir kaç bölüm aktaralım;
Avustralya’da geçen çocukluğu ve ilkgençliğinden beri “adil” bir dünyanın peşinde koşan Assange, içinde bulunduğumuz digital çağda özgürlük ve adaletin önündeki engellerin bilgiyle ortadan kaldırılabileceğine inanıyor.
Assange, Wikileaks’in varoluş amacını büyük şirketlerin, bankaların ve elbette devletlerin kapalı kapılar ardında yürüttüğü işleri gözler önüne sererek bilgiyi, “bilme hakkı”na sahip olan tek tek insanlara, halka kısacası kamuya sunmak olarak açıklıyor. Böylece Wikileaks, güçlüyü iktidarından soyuyor; bunu da, onun gizli işler çevirme gücünü elinden alarak yapıyor.
Kitap Assange’ın zamanında bir aktivist olan annesinin yanında, Avustralya’nın o köşesinden, bu köşesine savrulan hayatını anlatıyor. Kitap Assange’ın hayatının ilk yıllarında, 16 yaşı civarında hacker’larla karşılaştığını ve onlarla çalışmaya başladığını gösteriyor.
Kitapta, Assange’ın anlattığı hacker toplumunun, 1980’lerin son yılları ile 1990’ların ilk yıllarından bu yana, “bariyerleri aştıkları göstermek uğruna” çeşitli ülkelerdeki resmi ve özel şirketlerin networklerine sızdıkları görülüyor.
[1] Herkes Julian Assange / WikiLeaks Filmi Çekmek Peşinde

Kaynak : 